Muhalefete sınır çekme çabası
Meclis’e hapsolan, rejimle uzlaşmacı bir muhalefet arzusu, bu kez de MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dilinden döküldü. CHP Genel Başkanı Özel’e seslenen Bahçeli, “aklıselim” hareket etme temennisinde bulundu.

Politika Servisi
Rejimin ömrünü uzatmaya çalışırken muhalefeti de kontrol edebileceği sınırlara hapsetmek için kolları sıvayan AKP-MHP iktidarı tüm kozlarını masaya sürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yandaşlar CHP’ye pek çok kez “Ankara’da siyaset yap” mesajı verirken Kurultay davaları ve kayyum tartışmaları da CHP yönetiminin başında bekletilen yargı sopası oldu. Sokakla bağını kesen, Meclis’e ve Salı grup toplantılarına hapsolan, rejimle uzlaşmacı bir muhalefet arzusu, bu kez de MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dilinden sözcüklere döküldü.
MHP’ye yakın Türkgün’e konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, kurultay sonrası Özel’i arayıp kutladığını, ayrıca ‘aklıselim ve teenniyle hareket etme’ temennisinde bulunduğunu açıkladı. CHP’nin üç S’li alanda (Söğütözü, Saraçhane, Silivri) bocaladığını öne süren MHP genel başkanı, eski CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP’ye yaptığı ‘yolsuzluklardan arınma’ çağrısını da doğru bulduğunu söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle (İBB) ilgili yolsuzluk iddianamesinin ‘içeriğinin çok ciddi’ olduğunu belirten MHP lideri, CHP’yi İmralı Cezaevi’ne gitmeme kararı üzerinden de ‘korkup kaçmak’la suçladı.
AKP-MHP rejimi, CHP’yi ardı ardına gerçekleşmek durumunda bıraktıkları Kurultay’lara sıkıştırmayı, İBB operasyonları ve İddianamesi ile sürekli savunmada bırakmayı bir hedef olarak önüne koydu. Bahçeli, “üç S” diyerek CHP Genel Merkezi’nn bulunduğu Söğütözü’nü, İBB operasyonlarına karşı direnişin sembolü Saraçhane’yi ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra belediye başkanları ve pek çok siyasinin bulunduğu Silivri’yi kastetti. CHP’yi bu üç alana sıkıştırmak da bizzat rejimin bir projesiydi. Bahçeli, konuşmasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da destek verdi. İmralı’ya gitmeme kararı alan CHP’yi korkaklıkla suçladı.
KILIÇDAROĞLU’NUN ÇAĞRISINI DOĞRU BULDU
Bahçeli’nin açıklamaları şöyle:
CHP, maalesef tarihin yanlış yerinde duruyor. CHP’nin mahkeme kapılarına düşmesi öncelikle bir hukuk konusudur. Buna rağmen bu partinin iç denge ve düzene kavuşması temennimdir. Ne var ki CHP’de işler sarpa sarmıştır. CHP yönetimine karşı yapılan yolsuzluklardan arınma çağrısı doğru bir çağrıdır. Dün sayın Kılıçdaroğlu’nu ağlayarak ve tezahüratlar eşliğinde uğurlayanlar, şimdi kapıyı göstermektedir.
‘CHP ÜÇ S’LI BIR ALANDA BOCALAMAKTA
Görülen odur ki, CHP üç S’li bir alanda bocalamaktadır: Söğütözü, Saraçhane ve Silivri. Rüşvet, yolsuzluk ve irtikap davaları Aziz Atatürk’ün partisini mahvı perişan etmiştir. CHP yönetiminin her önüne geleni suçlaması doğru ve omurgalı bir tavır değildir. Aynada başka bir şey görmek istiyorlarsa aynayı değil aynanın karşısındaki görüntüyü değiştirmeleri akla yatkın en makul tercihtir.
CHP’nin istikrarsızlığı, tarihsel çizgisinden derin kopuşu Türk siyaset ve demokrasi hayatını olumsuz etkileyecektir. Bu partideki iç çalkantı kendi meseleleridir. Buna dair yorum yapmak bize düşmez ve bizim işimiz değildir. Ancak CHP’nin hesabını vermesi gereken, hatta yüzleşmesi kaçınılması olan korkunç bir rüşvet ve yolsuzluk suçlaması vardır. Hazırlanan iddianamenin içeriği gerçekten de çok ciddidir. Yüzleşmek için özgüven, gerçekleri kabullenmek için de siyasi ahlak ve dirayet gerekmektedir. Yüzyılın en vahim yolsuzluğunun aydınlanması ve adaletin tecellisi şarttır.
İMRALI’YA GİTMEKTEN KORKUP KAÇTILAR
Hukukun bağlayıcılığına ve kararına saygı duymalıdır. 39’uncu kurultaylarında diyor ki, Cumhuriyet’in muhafızı, Atatürk’ün askeriyiz. Sormak lazımdır ki Atatürk’ten geriye ne bıraktılar? Cumhuriyet’in yegane gücü olan cumhura ne zaman saygı duydular? İmralı’ya bile gitmekten korktular, kaçtılar; esasa değil de usule itirazlarını da ürkek ve yavan sözlerle açıkladılar. Türkiye’nin en önemli sorunun çözümünde kaçak güreştiler. Ümit ederim ki gerçeği görecek basirete kavuşurlar ve minder dışına çıkmazlar.


