birgün

12° AÇIK

SİYASET 27.10.2020 06:42

Muhalefetin gündemi ekonomi: Biletleri sandıkta kesilecek

Döviz kurundaki yüksek artış ve TL’deki değer kaybı, muhalefeti harekete geçirdi. CHP’li Öztrak, “Milletimiz sabırsızlıkla beklediği sandıkta bunların biletlerini kesecek” derken HDP Ekonomi Masası tarafından ise “Tüm kaynaklarımız israf, talan ve savaşa gitti” ifadeleri kullanıldı.

Muhalefetin gündemi ekonomi: Biletleri sandıkta kesilecek

HABER MERKEZİ

Ekonomide yaşanan kötü gidişat, muhalefet partilerinin öncelikli gündem maddesi oldu. CHP ve HDP, döviz kurunda yaşanan yüksek artış, pandemi ve iktidarın bütçe tercihleri nedeniyle halkın yoksulluk seviyesinin arttığını ve “duble yolların” artık AKP’yi kurtarmayacağını bildirdi.

Ekonomik tüm göstergelerde ortaya çıkan eksi rakamlar, CHP Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) ele alındı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK’de Genel Başkan Yardımcıları ve Başdanışmanlar tarafından “ekonomi” konulu sunumlar gerçekleştirildi. Kılıçdaroğlu, kurmaylarından, "Esnafı ve işsizleri yalnız bırakmamalarını" istedi. Bu kapsamda süren KOBİ buluşmalarının ise çeşitlendirilmesi görüşünde fikir birliğine varıldı.


CHP Ekonomi Politikaları’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Hukuk ve adalet yoksa kimsenin canının, malının güvencesi yoktur. Can ve mal güvenliği olmayan yerde yatırım, iş, aş yoktur” dedi.

DOLAR KURUNA BAKMAYAN BAKAN

“Halkın artık sabredecek gücü kalmadı ” diyen CHP’li Öztrak, iktidarın ekonomi yönetimi hakkında şunları söyledi: “Milletin ödeyeceği vergilerle, faiz lobileri ihya edilecek ve gelecek yıl devlet asgari 246 milyar lira daha borçlanacak. Bu tek adam vesayet rejiminde, devlet kurumları liyakatsizlik ve öngörüsüzlükle malul edildi. Daha birkaç gün önce getirdikleri Orta Vadeli Plan’da (OVP) ortalama dolar kurunun 6 lira 91 kuruş olması öngörülmüş. Bu kurla da milli gelirimizin 702 milyar dolar olacağı tahmin edilmişti. Bugün, Dolar 8 lirayı aştı. Euro ise 10 liraya koşuyor. OVP’ye göre dolar kuru 2023’te 8 lira 2 kuruş olacaktı. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Sosyal medyadan kendi kendini alkışlayan sosyete damadın bundan haberi var mı? Belli ki yok. Zaten dolar kuruna da bakmıyor.

2020’de OVP kur tahmininin tutması için, yılın son aylarında doların ortalama 7 lira 34 kuruşa düşmesi gerek. Bu artık bir hayaldir. Bu yıl milli gelirimizin, OVP’de yazıldığı gibi 700 milyar doların üstünde olması da artık hayal. Nereden nereye? 2013’de 1 trilyon dolara yaklaşan milli gelirden, 2020’de 600 milyar dolarlara düşen milli gelire.”

20 EKONOMİ LİGİNDEN DÜŞÜŞ

“Küresel tahminlere göre, 2021’de artık en büyük 20 ekonomi liginden düşüyoruz. İlk 20’deki yerimizi, nüfusu neredeyse bizim dörtte birimiz olan Tayvan’a bırakıyoruz. 2014’te düğmesine basılan tek adam rejimi projesinin milletimize ağır maliyeti her gün biraz daha görünür hale gelirken, sosyete damat çıkmış, 'Veriler, ekonomimizin büyüme patikasına girdiğini gösteriyor' diyor. Hukuk ve adalet yoksa kimsenin canının, malının güvencesi de yoktur.


Can ve mal güvenliği olmayan yerde yatırım yoktur. Yatırım yoksa iş yoktur, aş yoktur. Siz hukuku yok sayarsanız, Sanayileşme İcra Komitesi kurup, firmaların yapacakları ortaklıklara müdahale etmeye kalkarsanız, sonra da 'Bunu yabancı ortaklıklar için yaptık' derseniz, Yerli, yabancı tüm yatırımcılar ürker. İş alemi yatırımdan cayar.”

“Artık millet korkmuyor, canına tak etti susmuyor. Bir esnaf Denizli’de Vali’ye, ‘Canıma yetti. Gebermek istiyorum’ diye bağırıyor. Bugüne kadar hiçbir yönetim, milletimizin talepleri karşısında bu kadar çaresiz, bu kadar bigane kalmadı. Bunların millet için yapacak tek bir hayırlı işi kalmadı. Milletimiz bunları görüyor, notlarını veriyor. Artık sabırsızlıkla beklediği sandıkta, biletlerini kesecek ve evlerine gönderecek.”

HDP RAPORLA ANLATTI

HDP ise yetkili kurullarda yapılan değerlendirmenin ardından “ekonomik çöküşü” anlatan bir rapor yayımladı. HDP Ekonomi Masası imzalı, “Covid-19 pandemisi ve Türkiye Ekonomisi Raporu”nda, ülkenin tüm kaynaklarının israf, talan ve savaş ekonomisine aktarıldığı ifade edildi.

Halkın bütçesinin amacı dışında kullanıldığı anlatılan raporda, “AKP’nin iktidar olduğu 2010, 2019 yılları arasında işsizlik fonunda 111,7 milyar TL toplanmıştır. Bunun sadece 32 milyar TL’si amaç kapsamında işsizler için kullanılmış geri kalan 80 milyar TL’si amaç dışı, sermayeye transfer şeklinde kullanılmıştır” denildi.

KATAR’DAN UÇAK ALINDI

Halkın kefen parasının bile Hazine’ye aktarıldığı, iktidara yakın 17 şirketin ise toplam 3 milyar TL’ye yakın vergi borcunun silindiği vurgulanan raporda, ekonomideki kötü gidişatın nedenleri şu şekilde sıralandı:

“Cumhurbaşkanlığı bütçesi kalemlerinde ciddi israf ve talan söz konusu. 2020 yılında nereye harcandığı belli olmayan ve kanuni güvenceye alınarak sorgulatılamayan örtülü ödeneğe ayrılan pay 5 milyar 410 milyon TL’dir. Katar’dan 500 milyon dolara uçak alındı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı 3 milyar TL, Yazlık Saray ise 550 milyon TL’ye mal olmuştur.

Diyarbakır kayyımının makam odasına ‘yenileme’ adı altında tam 2 milyon 127 bin 725 TL harcamıştır. Mardin’de kayyımı, belediye kasasından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’li bakanlara gümüşçüden 600 bin liralık hediye almıştır.

Kürt kentlerindeki iktisadi etkinlik, diğer bölgelere göre oldukça zayıftır. Kürt kentlerindeki toplam esnaf sayısının 238 bin, diğer kentlerdeki esnaf sayısının 1 milyon 537 bin olması, iktisadi etkinliğin zayıflığının göstergelerinden biridir. İktisadi etkinliğin yanı sıra sosyal yardım verileri de Kürt kentlerindeki yoksulluğa işaret ediyor.

Hemen her seçim dönemi, kampanya sürecinde ‘duble yol’ yapmakla övünen AKP iktidarı, yapılan duble yolları kendi siyasi gücüne atfetmekten çekinmedi. 66 Milyar TL ile 53 Bin KM yol yapılabilirken yapılan yol 20 Bin KM’dir.

İsraf, talan ve savaşa harcanan miktar 1.200 milyar TL’yi aşmaktadır. Bu, sadece pandemiye karşı gerekli önlemleri almak değil, Türkiye’de sektör, yurttaş, topluluk açısından baktığımızda her ölçekte sorunları çözebilecek bir miktardır.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız