birgün

20° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 24.01.2020 17:23

Muhalif gazetecilerin basın kartının iptal edilmesine kurumlardan tepki

Başkanlık sitemine geçilmesiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na bağlanan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, BirGün ve Evrensel gazetesi çalışanlarının basın kartını iptal etti. Meslek kurumları, muhalif gazetecilerin basın kartlarının iptal edilmesine tepki gösterdi.

Muhalif gazetecilerin basın kartının iptal edilmesine kurumlardan tepki

HABER MERKEZİ

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, BirGün ve Evrensel gazetesi çalışanlarının basın kartlarını iptal etti. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün lağvedilerek görev ve işlemlerinin devredildiği Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, muhalif gazetecilerin basın kartlarını birer birer iptal ediyor.

BirGün ve Evrensel çalışanlarının basın kartlarının iptal edilmesinin ardından kurumlar Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün Anayasa ve yasalara aykırı kararına karşı açıklama yaptı.

Kurumlardan yapılan açıklamalar şöyle:

ÇGD: İLETİŞİM BAŞKANLIĞI SUÇ İŞLEMİŞTİR

Çağdaş Gazeteciler Derneği yaptığı açıklamada, "İletişim Başkanlığı yetkilileri, Anayasa ve yasalara aykırı şekilde, hiçbir gerekçe sunmaksızın çok sayıda meslektaşımızın basın kartını iptal ederek açıkça suç işlemiştir" dedi.

Açıklamanın devamı şöyle:

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, bilindiği üzere faaliyetlerine başladıktan kısa bir süre sonra Basın Kartları Yönetmeliği’ni yenileyerek, “gazetecilik” adı altında iktidarın “basın memurlarını” yaratmak için ilk adımı atmıştı. Anayasa ve yasalara aykırı hükümler içeren yönetmelikle, halk adına kamu otoritelerini denetleme görevini yapma sorumluluğuyla hareket eden gazetecilerin basın kartı alması zorlaştırılırken, basın kartına sahip gazeteciler de her an kazanılmış haklarından mahrum edecek bir tehditle karşı karşıya bırakılmıştı. Buna ek olarak basın kartlarını veren Basın Kartı Komisyonu’na gazetecileri fişleyen raporu ile bilinen SETA’dan yapılan “atamalar”, iktidara yakın medya yöneticilerinden seçilen üyeler, gazetecilik meslek örgütlerinin komisyondan uzaklaştırılmasıyla yeni dönemin taşları tek tek döşenmeye başlamıştı. İletişim Başkanlığı, söz konusu yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali için Derneğimizin Danıştay’a yaptığı başvuru sonrası, iş ve işlemlerindeki gayrı ciddiliği gizlemekten çekinmeksizin, ‘basın kartsız da gazetecilik yapılabiliyor’ şeklinde savunma bile yollayabilmişti.

Danıştay’da açtığımız dava sürerken, var olan hukuksuz uygulamalara bir yenisi eklendi. Yönetmelik değişikliğinin ardından 2019 yılının Ocak ayında başlanan basın kartlarının yenilenmesi işlemi, kapalı kapılar ardında, hangi kritere dayalı olduğu belirsiz, gazeteci ayrımı yapılarak bir yılı aşkın süredir devam ettirildi ve geldiğimiz aşamada aralarında üyelerimizin de bulunduğu çok sayıda meslektaşımızın kartları yenilenmediği gibi mevcut kartları da hiçbir gerekçe sunulmadan iptal edildi.

İletişim Başkanlığı’nın yeni basın kartını talep eden meslektaşlarımızı, “inceleniyor” ve “beklemede” yanıtlarıyla bir yılı aşkın süre oyalama taktiği izlemesini, hala kullanım süresi bulunan basın kartlarını hiçbir bildirimde bulunmadan keyfi olarak iptal etmesi kabul edilemez.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2019 yılının Haziran ayında gazetecilerin sorusu üzerine verdiği "Size ayar vermek gerekirse zaten İletişim Başkanlığımız o işi görür" yanıtının anlamı, son günlerde yaşanan gelişmelerle daha da netleşmiştir. İletişim Başkanlığı’nı, devlet mekanizması içinde basınla ilgili üst bir kuruluş olmaktan çıkartıp, gazetecilere ‘ayar veren’ bir yapıya dönüştürdükleri itirafında bulunanlara, yasalara aykırı bu işlemlerin geri çekilmesi uyarısında bulunuyor ve ne gazeteciliğin ne gazetecilerin kimsenin keyfine göre ayar çekeceği, eğleneceği bir meslek olmadığını hatırlatıyoruz. Basın emekçilerini yönelik bu hak gaspına karşın basın kuruluşu sahibi ve yöneticilerinin sessizliklerini de not ettiğimizi bildiriyoruz."

TGC: ELEŞTİREL YAYIN YAPAN GAZETELER CEZALANDIRILIYOR

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, Uğur Mumcu’nun ölüm gününde gazetecilerin mesleklerini yaptırmamak için sistemli bir baskının sürdüğüne işaret etti.

Güneş “Türkiye’de bugüne kadar katledilen gazeteci sayısı 66'yı buldu. Son 10 yılda ise 11 bini aşkın gazeteci işsiz kaldı. 91 gazeteci cezaevinde yatıyor” dedi ve ekledi:

”Son beş yılda basın kartı iptal edilen gazeteci sayısı 3 bin 804. Milli güvenlik nedeniyle kartı iptal edilen gazeteci sayısı 685. İletişim Başkanlığı’na bağlı Basın Kartı Komisyonu toplantılarını kapalı devre yürütüyor. Kime, niye kart verilmediğini kimse bilmiyor. Meslektaşlarımıza sürekli ‘Kartınız beklemede, incelemede, değerlendirme’ gibi cümleler kuruluyor. Gazeteciler kartlarını niye alamadıklarını bilmiyor. 60 yıldır gazetecilik yapan kişilerin sürekli kartlarını vermiyorlar. En son Evrensel ve Birgün Gazetesi’nden meslektaşlarımızın kartları iptal edildi. Eleştirel yayın yapan gazetelerin çalışanları cezalandırılıyor. İletişim Başkanlığı’nı meslektaşlarımızın kartlarının neden iptal edildiğinin gerekçesini açıklamaya davet ediyoruz. İletişim Başkanlığı’nı şeffaf olmaya, gazetecilere karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.”

BASIN-İŞ: DEVLETİN VERDİĞİ BASIN KARTI GAZETECİLİĞİN EHLİYETİ DEĞİLDİR

DİSK'e bağlı Basın-İş sendikası Twitter'dan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Evrensel, Birgün ve Cumhuriyet başta olmak üzere, pek çok gazetecinin basın kartı iptal edildi. Yeniden hatırlatıyoruz: Devletin verdiği basın kartı gazeteciliğin ehliyeti değildir. Tüm basın örgütlerini bir araya gelmeye ve ortak bir basın kartı komisyonu kurmaya davet ediyoruz.

TGS:BASIN KARTI VERMEK ÜZERE ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ

Türkiye Gazeteciler Sendikası Twitter'dan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Cumhurbaşkanlığının yüzlerce gazetecinin kartını iptal etmesi vesilesiyle; Türkiye'de gazetecileri temsil eden diğer örgütlerle beraber basın kartı vermek üzere üç aydır ortak bir çalışma yürüttüğümüzü tüm meslektaşlarımıza duyururuz.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız