Murat Dağı için yeni tehdit
Uşak’taki Murat Dağı bölgesinde maden ocağı ile zenginleştirme tesisi kurmak için harekete geçildi. Yıllık 400 bin ton cevher üretimi planlanan proje alanı bölgenin en önemli temiz su kaynağı için yeni bir tehdit niteliğinde.

Haber Merkezi
Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerinin en önemli temiz su kaynağı olarak bilinen Murat Dağı’nda maden kuşatması sürüyor. Kentin suyunu hortumlayan Kışladağ Altın Madeni ile gündeme gelen Uşak’ta faaliyette olan onlarca projeye bir yenisi daha eklenmesi için süreç başladı. SOYAP Madencilik, Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Bahadır köyü mevkiinde maden ocağı ile kırma-eleme ve cevher zenginleştirme tesisi kurmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurdu. 90 milyon 734 bin 84 TL bedelli projede yılda 400 bin ton cevher üretimi planlandı. Toplam 250,87 hektarlık alanın tamamı orman arazisi mülkiyetinde yer aldı.
Bölgede planlanan projenin başvuru dosyasında üretim sırasında açığa çıkacak yıllık yaklaşık 400 bin ton pasanın asit üretme potansiyeli bulunması halinde toprak ve su kaynakları için risk oluşturabileceği belirtildi. Proje alanının tamamı “Muratdağı Devlet Ormanı” sınırları içinde kaldı. Ayrıca sahaya yaklaşık 339 metre mesafede Tepedelen Çamı Anıt Ağacı bulunduğu bilgisi de dosyada yer aldı. Öte yandan yeraltı hazırlık ve üretim çalışmaları kapsamında delme-patlatma işlemleri planlandığı belirtildi.
∗∗∗
CENGİZ’İN MADENİNDE BİLİRKİŞİ KEŞFİ BUGÜN
Cengiz Holding’e ait Çanakkale’de Kazdağları ekosisteminin kalbinde yer alan Halilağa Bakır Madeni için verilen ruhsatın iptaline ilişkin davada bilirkişi keşfi bugün. Yaşam savunucuları bir kez daha projeyle su havzalarının, yaşamın ve köylerin yok olacağını vurguladı. Kazdağları Ekoloji Platformu’ndan Füsun Kayra, “Dava kritik bir noktada çünkü yürütmeyi durdurma ve işletme izni iptali olmak üzere 2 kere lehimize karar çıktı. Bu davadan da bir karar çıktığı takdirde 3 mahkeme kararı olacak. Umuyoruz ki bilirkişi de hakkaniyetli bir şekilde davranır. Buradaki mevzuata aykırılıkları, usulsüzlükleri görerek bizim lehimize bir rapor sunar ve mahkeme de raporu önemseyerek ona göre karar verir. Biz yaşam alanlarımızı savunmayı sürdüreceğiz” dedi.


