birgün

22° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 18.05.2021 09:22

Müziğin sesi soluğu kesildi

Bir buçuk yıldır işsiz olan müzik emekçileri, yaz aylarının yaralarına merhem olmayacağı görüşünde. 2022’den önce normalleşme beklemediklerini sektör temsilcileri, canlı müzik sektöründe yüzde 70 küçülme olacağını öngörüyor.

Müziğin sesi soluğu kesildi

HAZIRLAYAN: IŞIL ÇALIŞKAN

Salgının ilk günlerinden bu yana canlı müzik yasak. Müzik aletleri ve sesleri ile para kazanan yüz binlerce müzisyen tam bir buçuk yıldır işsiz. Sahne alamadıkları için ekonomik güçlük çeken müzik emekçileri arasında evini kapatıp memleketine dönen de var, müzik aletini satmak zorunda kalan da, yaşamına son veren de... Ancak hâlâ kalıcı bir çözüm bulunmuş değil.


Müzisyeniyle, organizasyoncusuyla, ışıkçısıyla, sesçisiyle, rodisiyle, tonmaister’ıyla kocaman bir sektörden söz ediyoruz. Devletin 15 ay boyunca 5 kereye mahsus olmak üzere yaptığı biner TL’lik desteğin yetersizliği bir yana bu destekten faydalanamayan on binlerce emekçi var. Sektörün var olan sorunları pandemiyle birlikte içinden çıkılamaz bir hal aldı. Kayıtsızlık ve örgütsüzlük gibi temel problemler süreci güçleştirdi. Emekçiler pandemide yaşananlardan ders alarak ilerlenmesi gerektiği konusunda hemfikir. Normalleşme için 2022’yi işaret eden emekçiler, acil çözüm getirilmediği durumda canlı müzik sektöründe yüzde 75 azalma olacağı öngörüsünde bulunuyor.

MÜYAP Genel Koordinatörü Bülent Forta, Gnl Entertainment CEO’su Alp Çağrı Günal, Müzisyen Ezgi Aktan ve Salon İKSV Direktörü Deniz Kuzuoğlu ile sektörün akıbetini konuştuk.


muzigin-sesi-solugu-kesildi-877021-1.

BUNDAN SONRA BİR ARADA HAREKET ETMEK ZORUNLU

Müzik sektörünün başındaki derdin yalnızca pandemiyle sınırlı olmadığını söyleyen MÜYAP Genel Koordinatörü Bülent Forta, “Bugüne kadar müzik hep ilk vazgeçilen şey oldu. Dolayısıyla müzikten para kazanan insanlar açısından da sıkıntılı bir durum ortaya çıktı” diyor. Önümüzdeki süreçte pandemiden ders alarak hareket etmek gerektiğine vurgu yapan Forta, düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Müzik sektörünün ve kültür endistrüsündeki bütün sektörülerin son derece örgütsüz ve kayıt dışı olduğunu anladık. Dolayısıyla bu bir ortak talebi de imkânsız hale getirdi. Önümüzdeki süreçte müzik sektöründe emeğiyle çalışan bütün insanlar bu örgütsüzlük problemini nasıl çözeriz diye düşünmek zorundalar. Sendikalaşmaktan tutun kooperatifleşmekten çıkın bir sosyal güvenlik ve dayanışma perspektifiyle bir araya gelmek zorunlu.” Vergi yüklerinin ağırlığından bahseden Forta, “Bu devletin ağır vergi yükleriyle zaten insanlar üç kuruş para kazanıyorken yüzde 60’ını da devlete vererek kayıt içine girmeleri mümkün değil. Devletin de bu oranları düşürmesi gerekiyor ki bu sektörde bir kayıt içi sosyal güvenlik tarafından garantiye alınmış bir yapı olsun. Ayrıca yeni dijital dönemde canlı müzik için ekonomi yaratacak yeni iş modellerinin geliştirilmesi ve bunların kolaylaştırılması lazım” diye konuşuyor ve ekliyor: “Virüslerin küreselleştiği ve toplumsal felaketlerin bütün ülkeleri etkilediği koşullarda yeniden normale dönmek bir rehavete yol açmamalı. Umuyorum ki bu yaz daha iyi olacak geçtiğimiz yaza oranla.”


muzigin-sesi-solugu-kesildi-877022-1.

SALGINDAN YÜZDE 70 KÜÇÜLMÜŞ OLARAK ÇIKACAĞIZ

Canlı müzik sektörünün artık ayakta kalamadığını ifade eden organizasyon şirketi Gnl Entertainment’ın CEO’su Alp Çağrı Günal, düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Birçok arkadaşımız bu işi bıraktı. Restoranların, esnafın ne kadar isyan ettiğini görüyorsunuzdur. Onlar bu 14 ayın belki 6 ayını kapalı geçirdiler. Biz 15 aydır kapalıyız. Dolayısıyla bir yıldan fazla bir süre işimizi hiç yapmadan ayakta kalmamız mümkün değil. Bizim başka alanlarda iş imkânımız olduğu için şanslıyız ama sadece canlı müzik işi yapan arkadaşlarımızın çoğu bıraktı bu işi.”

2022 başından önce bir normalleşme beklemediğini aktaran Günal, “2022’nin başı gibi düşünürsek sektörde pandemiden yüzde 70-75 küçülmüş olarak çıkarız. Dünyada bu oran yüzde 40-45’lerde” diye konuşuyor.

Canlı müzik alanında çok uzun zamandır bir ticaret olmadığını vurgulayan Günal, “Başka ülkeler sektöre nakit destek veriyor. Çalışanlarının maaşlarını ödüyor. Konser mekânlarının kirasını ödüyor. Orada mülk sahipleri de bir şekilde anlaşmaya gidiyor. Bizim sektörümüz dondu. Bu durduğumuz dönemi bu işi yapan firmalara yük olmadan geçirmemiz gerekiyor ama Türkiye’de devletin böyle bir uygulaması yok” şeklinde konuşuyor. Bin liralık destekten tüm müzisyenlerin faydalanamadığının altını çizen Günal, “Bin lira da zaten iki yıl iş yapmayan birinin neyine yetsin. Devletten çok bir ümidi olmadığı için herkes kendisine bir yol bulmaya çalışıyor” diyerek sözlerini sonlandırıyor.


muzigin-sesi-solugu-kesildi-877023-1.

MESAFELİ ETKİNLİKLER SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

Salon İKSV Direktörü Deniz Kuzuoğlu ise kapanma sonrası etkinlik izinlerine bağlı olarak, mesafeli ve açık hava etkinliklerinin yapılabilmesi yönünde umutlu olduklarını ancak tam kapasitelerde büyük katılımlı festivaller ve konserler için planlamaların 2022’yi gösterdiğini anlatıyor. Kapalı konser mekânları için vaka sayılarının ve aşılanma yüzdelerinin belirleyici olacağını aktaran Kuzuoğlu, “Salon İKSV gibi 450 kişi kapasiteli ve çoğunlukla ayakta düzende programı olan bir mekân için mesafeli ve oturma düzenli etkinlikler yapmak ekonomik açıdan sürdürülebilir değil” diyor.

Kuzuoğlu, 2022’ye kalması durumunda olabilecekleri, “Bu da İstanbul’daki mekânların çok büyük bir kısmının neredeyse iki senedir faaliyet gerçekleştirememiş olması demek - ki bu maddi/manevi kayıp sürecini toparlamak için maalesef yine en az bu kadar hatta daha da fazla zaman gerektiği sonucunu gösteriyor” diye anlatıyor. Kuzuoğlu, önerilerini şöyle sıralıyor: “Özellikle bağımsız konser mekânlarının bu süreci hızlandırabilmeleri için belirli süre ön ödemesiz ve düşük faizli kredi imkânlarından, konser biletlerine uygulanan rüsum ve KDV oranlarının yeniden düzenlenmesine kadar mutlak surette destek paketlerine ihtiyaçları var. Ayrıca bu süreç gösterdi ki meslek birliklerinin yanında mekân ve sektör çalışanları birliklerine de ihtiyaç büyük.” Kuzuoğlu, Avrupa’da sıkça örneklerini duyduğumuz kontrollü pilot konser ve festivallerin yapılmaya başlanmasının da süreç yönetimini ve ihtiyaçların belirlenmesinde çok faydalı olacağını anlatıyor.


muzigin-sesi-solugu-kesildi-877024-1.

ARTIK YOK SAYILMADIĞIMIZ GÜNLERİ GÖRMEK İSTİYORUZ

Müzisyen Ezgi Aktan yaz ayları için umut değil de belki umut kırıntısından söz etmenin mümkün olabildiğini anlatıyor. Aktan, “Konserler ufaktan fiziksel mesafeli ve tedbirli de olsa başlarsa sadece bu kadarını bile yapabiliyor olmak yok sayılmadığımızı görmek anlamında bana çok iyi gelecek” diye konuşuyor. Pandeminin gidişatına bağlı durumun değişkenlik gösterebileceğini aktaran Aktan, “Şu an için zor” diyor ve ekliyor: “Öyle sanıyorum ki hepimizin aşılanması dışında bir çözüm gözükmüyor.” 1 yıldan uzun süredir müzisyenlerin işlerini yapamadığını hatırlatan müzisyen, düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Bu hem maddi hem manevi çok büyük bir sorun. En azından bugünden sonrası için daha kapsamlı ve gerçek desteklerin sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Mesela İBB’nin gerçekleştirdiği İstanbul Bir Sahne projesini çok değerli buluyorum. Müzisyenlere konser verme imkânı tanıdıkları için hem üzerimizdeki ölü toprağı atılıyor hem de bu yaptığımız maddi bir karşılık buluyor. Benzer projelerin çoğalması bize bir nebze olsun moral olacaktır.”

***

#Müziksusmaz

Aralarında Niyazi Koyuncu, Hüseyin Turan, Selçuk Balcı gibi isimlerin de olduğu birçok müzisyen pandemi sürecinde ekonomik ve psikolojik sıkıntılar yaşayan ancak hiç destek alamayan yüz binlerce sanatçı için “Müzik Susmaz” adlı parçayı seslendirdi. Amaçları müzisyenlerin yaşadığı zorluklara karşı güç olabilmek ve farkındalık yaratmak.

Müzik platformu emekçileri çağırıyor

Türkiye Müzik Endüstrisi’nin envanterini çıkarmak adına kurulan Müzik Platfomu’nun kayıtları sürüyor. Platformun güncel verileri şöyle:

muzigin-sesi-solugu-kesildi-877025-1.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol