Google Play Store
App Store

Dünya Müzik Günü’nde müzisyenler eşitsizlik ve ekonomik sorunlarla mücadele ediyor. Kreşendo kurucu direktörü Beril Sarıaltun “Müzik dünyasında dayanışma ve çeşitliliği artıracak yaklaşımlar gerekli” dedi.

Müzik gününde eşitlik istiyorlar

Tuğçe ÇELİK

Bugün dünyanın kuzey yarım küresinde en uzun gün yaşanırken bir yandan da Fransa'nın başlattığı, ardından dünyaya yayılan Fête de la Musique, Dünya Müzik Günü çeşitli etkinliklerle kutlanacak.

Müzisyenlerin sokak performanslarını cesaretlendirmek ve ücretsiz konserler organize ederek herkes için, her yerde müziğe erişimi hedefleyen bu günde müzik insanları eşitsizlik ve maddi sorunlarla karşı karşıya. Bu sorunlara yönelik çözüm üretmeyi hedefleyen kurumlardan biri, çeşitli araştırma ve programları hayata geçiren Beril Sarıaltun'un kurucu direktörü olduğu Kreşendo ekibi.

Kreşendo'nun Müzikte Eşitlik Projesi, UNESCO Uluslararası Kültürel Çeşitlilik Fonu alarak bu kapsamda etkinlikler gerçekleştirdi. 'Müzikte Eşitlik: Türkiye’de Müzisyenin Durumu' başlıklı rapor, 146 müzisyenin katıldığı çevrimiçi anket, 48 derinlemesine görüşme ve toplantılardan elde edilen bilgilerle müzik ekosistemine ışık tutarak yaşanan derin  eşitsizliği gözler önüne serdi.

“Müziğin tüm çeşitliliğiyle dünyada kutlandığı böyle bir günün varlığı çok değerli. Müziğin herkes için bir ifade, ilham ve keşif alanına dönüşmesi için bu alanda çeşitliliği, dayanışmayı ve yaratıcılığı odağına alan bir yaklaşım geliştirmemiz gerekiyor. Farklı seslerin bir araya gelebildiği, adil ve eşitlikçi bir müzik dünyasında buluşmayı diliyorum” diyen Sarıaltun ile müzisyenlerin durumunu ve yeni projelerini konuştuk.

Sarıaltun, Kreşendo'nun müzisyenlerin yaratıcı üretim süreçlerini desteklemek ve müzik sektöründe kapsayıcılığı artırmak amacıyla yetenek geliştirme projeleri, konserler ve festivaller düzenlediğini belirtti. Müzik sektöründe eşitliğin ve çeşitliliğin sağlanmasına odaklandıklarına işaret eden Sarıaltun, sektörün dinamiklerini anlamak üzere yola çıkarak alana dair bilgi üretmek istediklerini kaydetti.

Veriler gösterdi

‘Müzikte Eşitlik: Türkiye'de Müzisyenin Durumu' raporunda öne çıkanlar şöyle:

Müzisyenlerin yüzde 37'si müzikten kazandığı gelirle yaşamını sürdürüyor.

Müzisyenlerin yüzde 12'si sigortalı çalışırken yüzde 31'inin sigortası yok.

Savunuculuk amaçlı örgütlenmeye katılmak isteyenlerin oranı yüzde 90.

LGBTİ+ müzisyenlerin ayrımcılığa uğrama oranı yüzde 53.8.

TEK TİP MÜZİSYEN YOK

Kreşendo’nun araştırma temelli ilk yayınının ‘Müzikte Eşitlik’ raporu olduğunun altını çizen Sarıaltun şunları söyledi: "Canlı ve kayıtlı müzik sektörünü kapsayan araştırma; müzisyenlerin sosyoekonomik koşullarını ve kariyer evrelerini bütüncül bir bakış açısıyla ele alan kapsamlı bir çalışmayı içeriyor. Bu süreç içerisinde derinlemesine görüşmeler, anket çalışması, meslek birlikleriyle grup toplantısı ve Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir’de olmak üzere yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirdik. Türkiye'de müzik endüstrisine dair yapılan araştırmalar sayıca az. Bu durum bizi çok zorladı. Bir diğer konu ise, müzisyenliğin farklı halleri üzerine düşünmek ve tekil hikâyelerden yola çıkarak tümevaran bir yol oluşturmak oldu. Çünkü tek tip bir müzisyen varoluşundan söz edemeyiz; çeşitli personalar ve deneyimler söz konusu."

FON VERİLMESİ PLANLANIYOR

Müzikte Eşitlik Projesi'nin araştırma, kapasite geliştirme ve fon yaratma gibi farklı alanlarda sürdürdüğü faaliyetleri kapsayan çok yönlü bir proje olarak genişlediğine dikkat çeken Sarıaltun, 'Müzikte Eşitlik: Türkiye’de Müzisyenin Durumu' raporunun bulgularından yola çıkarak kariyerinin başındaki müzisyen ve müzik profesyonellerine yönelik bir Kariyer Kampı programı başlattıklarını söyledi.

Sarıaltun, "Kariyer yolculuklarının başında olan müzik insanları için tasarlanan bu programda, 16 katılımcıya sürdürülebilir bir kariyer inşa etmeleri için gerekli olan kariyer planlaması, strateji geliştirme, pratik bilgiler ve müzik endüstrisinin dinamiklerine dair içerikler sunduk. Üç günlük yoğun kamp süreci, işbirlikleri ve ağ geliştirme açısından katılımcılara önemli katkılar sağladı. Önümüzdeki dönem hayata geçireceğimiz 'Müzikte Eşitlik Fonu'nu önümüzdeki günlerde duyuracağız. Bu fon, müzisyenlerin yaratıcı üretimlerini desteklemek amacıyla; turne, klip ve stüdyo kaydı gibi alanlarda kullanılmak üzere başvurulara açık olacak. Tüm müzisyenleri bu fona başvurmaya davet ediyoruz" diye konuştu.

KADINLAR DAHA KIRILGAN KONUMDA

Sarıaltun, müzisyen kadınların, ekonomik açıdan daha kırılgan bir konumda bulunduğuna işaret ederek şunları aktardı: "Müzik Endüstrisi Anketi’ne göre, kadınların yüzde 60’ı müzikten aylık 0-15.000 lira arasında kazanç sağlarken, bu oran erkek müzisyenlerde yüzde 48,5. Ayda iki veya daha fazla kez sahne alan kadınların oranı yalnızca yüzde 9,3 iken, erkeklerde bu oran yüzde 44,2. Kadınların sahnede var olmalarının önünde toplumsal cinsiyetle ilişkili engeller olduğu görülüyor. Kadınların yüzde 40’ı sahne duruşu nedeniyle dışlandığını, tacize ya da sansüre maruz bırakıldığını belirtti. Bu durum, kadınların sektörde var olma mücadelesinin toplumsal cinsiyet normları tarafından şekillendirildiğini ortaya koyuyor."

İstanbul’un  meydanları  müzisyenlere açılıyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi 21 Haziran Dünya Müzik Günü'nü İstanbul’un kalbinde kutlamaya hazırlanıyor. Sahnem İstanbul adıyla düzenlenen etkinlik, Üsküdar Meydanı, Kadıköy Meydanı ve Sultanahmet Turşucuzade Konağı önünde bugün saat 17.00-21.00 arasında İstanbullularla buluşacak.