birgün

10° AÇIK

DÜNYA 02.02.2021 07:35

Myanmar’da 10 yıllık ‘demokrasi’ye darbe: İktidar yeniden orduda

Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar’da ordu, yönetime el koydu; ülkenin lideri Aung San Suu Kyi, iktidar partisi Ulusal Demokrasi Birliği’nden diğer üst düzey isimlerle birlikte gözaltına alındı. Prof. Dr.Çağdaş Üngör, “Myanmar’da ordu o kadar güçlü bir aktör ki darbenin arkasında bir dış güç aramaya hiç gerek yok” dedi.

Myanmar’da 10 yıllık ‘demokrasi’ye darbe: İktidar yeniden orduda

Özde Çelikbilek

53 milyon nüfuslu Asya ülkesi Myanmar’da, resmi adı “Tatmadaw” olan askeri kuvvetler, dün sabah darbe gerçekleştirdi. Ordu ilk açıklamasında, bir yıllık olağanüstü hal ilan ederek yönetime el koyduğunu, bir yılın sonunda seçimlerin yapılacağını duyurdu. Darbe, Myanmar’da ordu ile sivil hükümet arasında 8 Kasım 2020 tarihinde yapılan genel seçimlerde hile yapılıp yapılmadığı tartışmalarının üzerine gerçekleşti. Darbenin ardından uluslararası toplum, Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar’da ordunun yönetime el koymasına tepki gösterdi. Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof.Dr. Çağdaş Üngör, Myanmar’da yaşananları BirGün’e değerlendirdi...

‘BİR’ GÜNDE DEĞİŞEN DARBE FİKRİ

Ordunun desteklediği bilinen Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisi (USDP), 26 Kasım 2020’de yaptığı açıklamada, 8 Kasım 2020’de düzenlenen ve iktidardaki Demokrasi İçin Ulusal Birlik Partisi’nin (NLD) kazandığı seçimde ‘oyların yeniden sayılması’ çağrısında bulunmuştu.

Darbe, ordunun yönetime el koyma iddialarına yönelik yaptığı ve ‘yatıştırıcı’ olarak yorumlanan açıklamasından 1 gün sonra meydana geldi. 1 gün önce yapılan açıklamada, Başkomutan General Min Aung Hlaing’in, Anayasa’nın feshedilebileceği yönündeki son açıklamasının yanlış yorumlandığı kaydetmişti. Ordu, “Tatmadaw, 2008 anayasasını koruyor ve yasalara göre hareket edecek” ifadelerine yer vermiş, darbe söylentilerini yaymaya çalışan yerli ve yabancı medya kuruluşlarının yanlış bilgi yaydığını savunmuştu.

myanmar-da-10-yillik-demokrasi-ye-darbe-iktidar-yeniden-orduda-836647-1.ABD: DEMOKRASİ İÇİN HAREKETE GEÇERİZ

Myanmar’da gerçekleşen darbenin ardından ABD ilk açıklama yapan ülkelerden biri oldu. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, “ABD son yapılan seçimlerin sonuçlarını değiştirme ya da Myanmar’ın demokratik geçişine engel olma girişimlerine karşıdır ve bu yönde atılan adımlar geri döndürülmezse sorumlulara karşı harekete geçecektir” ifadelerini kullandı. ABD’deki Bucknell Üniversitesi’nin uluslararası ilişkiler bölümü başkanı Zhiqun Zhu, South Asia adlı haber sitesine verdiği görüşte, Washington’un açıklamasının “ciddi bir uyarı” taşıdığını ifade etti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de, Suu Kyi ve diğer siyasilerin gözaltına alınmasını kınadı. Yönetimin orduya geçmesinden “derin endişe” duyduğunu belirten Guterres, “Bu gelişmeler Myanmar’daki demokratik reformlara ağır darbe anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medyadaki mesajında darbeyi şiddetle kınadığını belirtti. Myanmar ordusuna ülke genelindeki baskınlarda yasa dışı şekilde gözaltına alınan çok sayıda kişiyi serbest bırakma çağrısında bulundu.

Michel, “Seçimlerin sonucuna saygı gösterme ve demokratik süreç, yeniden tesis edilmelidir” ifadesini kullandı.Pekin yönetiminin Myanmar’dan geçen petrol ve doğalgaz boru hatları ile Yol ve Kuşak Girişiminin parçası olarak, ulaştırma altyapı projelerini içeren Çin-Myanmar Ekonomik Koridoru projeleri nedeniyle komşu ülkede ekonomik çıkarları bulunuyor. Yakın dönemde Ang San Suu Kyi liderliğindeki hükümet ile özellikle ekonomi koridoru gibi projelerde yakın ilişkiler kuran Çin, darbe ardından “istikrar” çağrısı yaptı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vang Venbin, Myanmar’da ordunun yönetime el koymasından haberdar olduklarını, henüz duruma ilişkin bilgi edinmeye çalıştıklarını belirterek yaptığı açıklamada, “Çin, Myanmar’ın dost komşusudur. Tarafların farklılıklarını anayasal ve yasal çerçeve içinde çözmesini, siyasi ve toplumsal istikrarı korumasını umuyoruz” ifadesini kullandı.

***

Myanmar’da askeri darbe bize ne anlatıyor?

Myanmar’da ordunun tarihsel olarak çok önemli bir aktör olduğunu belirten Marmara Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağdaş Üngör, “Yeni ve pürüzlü olan ise demokratik deneyim. Nitekim düne kadar iktidarda olan Aung San Suu Kyi de siyaseti ordunun gölgesinde şekillendirmek durumunda kalıyordu. Ordu o kadar güçlü bir aktör ki darbenin arkasında bir dış güç aramaya hiç gerek yok. Çin kendisine daha yakın bulduğu hükümetlere finansal açıdan destek olarak iç politikada belli oranda etkili olabiliyor; ama başka ülkelerde darbe ya da askeri müdahale düzenlemek gibi riskli teşebbüslere hiç girmedi. Bu bir yanıyla “içişlerine karışmama” ilkesi olarak görülüp olumlanabilir; bir yandan da Çin’in normatif olarak bir aktörü diğerinden üstün görmediğini gösterir. Bir ülkede istikrarı sağladığı sürece, Çin açısından bir diktatör, ordu ya da demokratik yönetim arasında fark yok” dedi.

myanmar-da-10-yillik-demokrasi-ye-darbe-iktidar-yeniden-orduda-836648-1.Myanmar askeri darbesinin sorumlusu olarak görülen General Min Aung Hlaing’in Rohingya Müslümanlarına yönelik katliamlarla ilgili olarak 2019 yılında ABD’nin yaptırım listesine girmiş bir isim olduğunu belirten Üngör, “Birleşmiş Milletler’in soykırım olarak nitelendirdiği bu eylemler konusunda Myanmar’daki sivil yönetimin de sicili parlak değildi; Aung San Suu Kyi ordunun eylemlerine sahip çıktığı için uluslararası camiada çok eleştirilmişti. Ancak şu anda sivil otoritenin, üstelik yakın zamanda büyük seçim başarısı kazanmış bir partinin tamamen askıya alındığını görüyoruz” dedi ve ekledi: “Myanmar’ın kısa ve sorunlu demokrasi deneyimi sona ermiş gibi gözüküyor. Dış dünyada bunu bir sorun olarak görecek ülkeler ABD ve Avrupa Birliği’nde. ABD’de Joe Biden dönemi, birçok anlamda Trump yönetimi ile bir kopuş sergilese de, Çin politikasında devamlılık arz etmesini bekliyoruz. Orada da Uygur sorunu gibi ciddi insan hakları ihlalleri gündemde. Cuntayla ilgili olarak, ABD’den Myanmar’ı uluslararası alanda sıkıştıracak bir dizi yaptırım gelmesini bekleyebiliriz. Buradaki risk, bu yaptırımların Myanmar’ı Çin’e daha da yaklaştırması ve cuntanın hayatını uzatması olur” ifadelerini kullandı.

***

Ödülleri elinden alınan hak savunucusu

Gerçekleşen askeri darbeyle görevden alınan 75 yaşındaki Suu Kyi, 1990 genel seçimlerinde Myanmar’ın başbakanı olmaya hak kazandı, ancak askeri yönetim tarafından gözaltında tutulduğu için bu görevi üstlenemedi.

1991 yılında ev hapsinde bulunduğu sırada Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü. 1989 ile 2010 arasında çeşitli sebeplerden yaklaşık 15 yıl boyunca tutuklu kaldı. Nobel Ödüllü İnsan Hakları Savunucusu olarak anılsa da Suu Kyi, ülkesindeki etnik konular hakkında sessiz kalmayı tercih etmesi nedeniyle yoğun eleştiriler de aldı. Bu tutumu nedeniyle bazı ödülleri elinden alından Suu Kyi'nin, Nobel ödülünün geri alınmayacağı açıklanmıştı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol