birgün

10° AÇIK

GÜNCEL 23.03.2020 07:23

‘Nadira’da’ şüphe bitmiyor: Anal bölgedeki PSA, ölmeden önce bir temasa işaret

Nadira Kadirova’nın anal sürüntüsünde, prostat sıvısı (PSA) bulundu. Bu, Kadirova’ya ölümünden hemen önce cinsel temas olduğunun işareti. Kadirova ailesi avukatı Birol Öztürk’ün dosyada yaptığı tespit edindiği bilgi ve belgeleri paylaşıyoruz.

Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) savcılığa sunduğu raporda, “PSA’da, erkek DNA’sı tespit edemedik” ifadesi ise dikkat çekici. Çünkü PSA’da zaten DNA izi teknik olarak çıkmıyor. Kurumun, bu ifadesi ile dosyaya gereken özenin gösterilmediği de anlaşıldı.

Aile avukatlarından Birol Öztürk, “Adli Tıp’ın Nadira Kadirova dosyasında, başka önemli detayları atladığını da belirterek “Takipsizlik bozulmalı” ifadesini kullandı.

İstanbul AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın bakıcı olarak çalıştığı Ankara’daki evinde, 23 Eylül 2019 tarihinde yaşamını yitiren 23 yaşındaki Özbek vatandaşı Nadira Kadirova ile ilgili soru işaretleri bitmek bitmiyor. Ölüme intihar diyen savcılık, takipsizlik kararı vermişti. Ancak Adli Tıp Kurumu Ankara, Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın savcılığa sunduğu rapor bir kez daha kafa karıştırdı. İşte o rapor.

nadira-da-suphe-bitmiyor-anal-bolgedeki-psa-olmeden-once-bir-temasa-isaret-704353-1.

PSA KESİN OLARAK RAPORDA: ANAL BÖLGEDE

21.11.2019 tarihli raporda şu satırlar yer aldı: “Nadira Kadirova’ya ait olduğu bildirilen anal sürüntü örneğinde, sperm hücresinin görülmediği ancak Prostat Spesifik Antijen’in (PSA) tespit edildiği bildirilmiştir.”

nadira-da-suphe-bitmiyor-anal-bolgedeki-psa-olmeden-once-bir-temasa-isaret-704354-1.

ADLİ TIP KURUMU KAFA KARIŞTIRDI

ATK, savcılığa sunduğu raporunda şu ifadeleri kullandı: “…İncelemeye göre Nadira Kadirova’ya ait olduğu belirtilen anal sürüntü örneğinden yapılan DNA miktar tayini çalışmaları sonucunda, anal sürüntü örneğinin erkek cinsiyet geni içermediği belirlenmiş ve anal sürüntü örneğinden Kadirova’ya DNA profili ile uyumlu, kadın genotip DNA profili tespit edilmiştir…” ATK ile ilgili kafa karışıklığı da tam bu noktada ortaya çıkıyor. Kurum; “Anal sürüntü örneğinde erkek DNA’sı tespit edilmedi” diyor. Oysa PSA’da, DNA bulgusuna teknik olarak rasatlanması zaten mümkün değil!

ÖLÜMDEN ÖNCE TEMASA İŞARET VAR AMA KİMSEYE DNA TESTİ YOK!

Anal bölgedeki PSA bulgusu en geç 13 ila 48 saat süre içinde tespit edilebiliyor. Bunun anlamı; Kadirova’nın ölümünden hemen önce, bir erkekle temas etmiş olma ihtimalinin çok yüksek oluşu.

‘ÇET DAVASI BÖYLE ÇÖZÜLMÜŞTÜ’

Konuyu değerlendiren Avukat Birol Öztürk şunları aktardı: “PSA erkeğe özel, erkek prostatına ait bir sıvı. Kadında milyonda bir olasılıkla bulunuyor. Bir erkekle temas varsa, Nadira’nın çevresindeki kişilere bakılmalı. Şimdi telefon görüşmeleri ve HTS kayıtları daha önemli hale geldi. Kadirova ve AKP’li Vekil Şirin Ünal’ın geçmişe dair görüşme ve HTS kayıtları incelenip dosyaya girmeliydi. Şule Çet olayında da zanlıların suçu, anal bölgedeki PSA üzerinden tespit edilip maddi gerçeğe ulaşılmıştı. Kadirova’da da olay intihar olsa bile maktuleyi buna götüren nedenler detaylı bir şekilde araştırılmalı, somut gerçek ortaya konmalı. Bu şaibeler ile birlikte dosyaya verilen takipsizlik kararının kaldırılması gerekir.”

ATIŞ İZİ YOKTU, ‘NADİRE HANGİ ELİYLE ATIŞ YAPTI?’ SORUSU

Öztürk’e göre soru işaretleri bununla bitmiyor. Adli Tıp Kurumu’nun ‘ihmaline’ ilişkin bir başka konu daha var. Kadirova’nın elinde barut izine rastlanmamıştı. Öztürk; “Kendini vurduğu söyleniyor. Ama elinde atış izi yok. Kimi zaman bir elde atış izine rastlanmayacağı belirtiliyor. Peki, Nadira hangi eliyle atış yaptı. Kadirova’nın, sağlak mı yoksa solak mı olduğuna ilişkin tespit yapılması da gerekmez miydi?” diye sordu.

‘POLİS DE BAŞTAN SAVMIŞ’

Avukat Öztürk’e göre çok önemli bir başka detay ise polisin olay yerine ilişkin çizdiği kroki. Savcılık soruşturmasına giren polis tutağı ve çizimlerinde bitişik atıştan söz ediliyor. Ancak, krokide böyle bir görüntüye rastlanmıyor. Bu, olayın polis tarafından da tamamen savsaklandığının kanıtı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız