birgün

9° HAFİF YAĞMUR

KADIN 16.02.2020 17:30

Nar Kadın Dayanışması: İşsizlik, yoksulluk, erkek şiddeti bizim suçumuz değil!

Nar Kadın Dayanışması, "işsizlik, yoksulluk, faturalar, erkek şiddeti bizim suçumuz değil" diyerek geleceksizliğe ve yoksulluğa kazan kaldırdı

Nar Kadın Dayanışması: İşsizlik, yoksulluk, erkek şiddeti bizim suçumuz değil!

Nar Kadın Dayanışması, bugün Kadıköy Süreyya Operası önünde işsizliğe, geleceksizliğe ve yoksulluğa karşı biraraya geldi.

"Günden güne artan genç kadın işsizliği bir yılda yüzde 27,2’den yüzde 32,9’a çıkarken ne eğitimde ne istihdamda olan genç kadınların oranı yüzde 37'lere ulaşıyor" diyen Nar Kadın Dayanışması üyesi kadınlar, diplomalarını yırtarak kazana attı.

Nar Kadın Dayanışması adına basın açıklamasını İlayda Kocabaş, diplomalı kadın işsizliğine ve giderek derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekti.

Kocabaş'ın açıklaması şu şekilde:

Türkiye’de uzun süredir devam eden ekonomik kriz, iktidarı zorlamaya devam ederken bir yandan da liyakatsizlik, işsizlik, geleceksizlik kıskacında yaşamı çalınanların öfkesi de giderek büyüyor. Her çürüme, kriz, çıkmaz, ve savaş halinde olduğu gibi en büyük zarar kadınlar ve çocukların yaşamlarında kendini gösteriyor. Bunun nedenlerini giderek derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde ve kadınların her biçimde erkek düzene kullanışlı köle olarak görülmesinde aramak gerekiyor.

Günden güne artan genç kadın işsizliği bir yılda yüzde 27,2’den yüzde 32,9’a çıkarken ne eğitimde ne istihdamda olan genç kadınların oranı ise yüzde 37'lere ulaşıyor. AKP ise suçu yine kadınların "iş aramasında" arıyor. Çalışan kadınlar ise güvencesiz, esnek çalışma biçimlerine mahkum edilirken pek çoğu ise kayıt dışı çalıştırıyor.

Ekonomik kriz evde, işte, okulda, sağlık hizmetlerinde ve sosyal hayatın her alanında belirleyeciliğini korurken işsizlik ve güvencesizlik ortamının en kabarık faturası yine kadınlara kesiliyor. Faturayı ödemek tencereyi kaynatmak kirayı yatırmak için yapılan hesaplar mezun olunca ne yapacağım soruları iş ilanlarının emeğimizi hiçe sayan cümlelerin yarattığı öfke gündelik hayatımızın ortasına gelip oturuyor. Yemek yapma, temizlik, ütü, yaşlı ve çocuk bakımı gibi işlerin ev içinde kadınlara yüklenmeye çalışıldığı işten çıkarmalarda ilk önce kadınlardan vazgeçildiği, güvencesiz ve ucuz işgücüne dayanan alanlarda daha çok kadınların tercih edildiği bu düzende krizin kamusal ve özel alandaki bedeli en çok bizim omuzlarımıza yükleniyor.

"Bizler geleceksizliğe, işsizliğe mahkum değiliz​"

Arkadaş sohbetlerinin en önemli konuları diplomayı çöpe atmak, iş bulamamak, atama beklemek haline gelmişken istiyorlar ki yalnız hissedelim, kendimizi suçlayalım, kendimizde eksik arayalım! Oysa vergilerle kabarttıkları doğalgaz faturalarından elde edilen geliri Ensar karanlığına, tecavüzcülere yediriliyor.

Bizler geleceksizliğe, işsizliğe mahkum değiliz. Hayallerimiz, umutlarımız ve dayanışmamızdan aldığımız gücümüzle bu karanlığı aydınlatacağımızı biliyoruz.

Bizleri işsizlik ve geleceksizlik çemberiyle kuşatmaya çalışanlara karşı senin benim bizim yan yana yürüdükçe büyüyecek umudumuz ve kararlılığımız var.

Hayallerimiz ve geleceğimiz için başımıza yıkmaya çalıştıkları bu karanlığı aydınlatacağız!
Geleceksizliğe, işsizliğe, yoksulluğa, güvencesizliğe mahkum değiliz!

Sen, ben, biz
geleceğimiz için
Altüst ederiz!
Yaşasın kadın dayanışması Yaşasın feminist mücadelemiz!

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız