birgün

8° AZ BULUTLU

GÜNCEL 16.04.2017 08:55

NASA’da çalışan Türk astrofizikçi Umut Yıldız: Dünya dışında bir yerde yaşam potansiyeli çok yüksek

“Enceladus’taki keşfin heyecan verici tarafı da bu hidrotermal bacalarda da acaba bir yaşam belirmiş olabilir mi? Bunun cevabını henüz bilmiyoruz ama büyük bir potansiyel olduğu da aşikâr”

NASA’da çalışan Türk astrofizikçi Umut Yıldız: Dünya dışında bir yerde yaşam potansiyeli çok yüksek

BURAK ABATAY @abatayburak

Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) 14 Nisan Cuma akşamı gerçekleştirdiği basın toplantısıyla bilim tarihine geçecek açıklamalara imza attı. Toplantıda bilim insanları, yapılan araştırmayla Dünya dışında yaşam var mı sorusunu yanıtlamaya bir adım daha yaklaşıldığını açıkladı. Bu gelişme bütün dünyada heyecanla karşılandı. Konuya dair son gelişmeleri NASA’da çalışmalarını yürüten Türk astrofizikçi Umut Yıldız ile konuştuk.

»NASA uzun zamandır beklenen açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklamada neler var?
Satürn sistemi, devasa halkalarıyla ve 60’dan fazla ilginç uydularıyla adeta mini bir Güneş sistemi denebilir. 1997 yılında fırlatılan ve 2004 yılında Satürn’e ulaşan Cassini adlı uzay aracı bu sistemin çevresinde birçok farklı manevralar yaparak 13 yıldır bize inanılmaz bilgiler gönderiyor. İlk olarak 2005 yılında da uydularından biri olan Enceladus’un güney kutbundan uzaya doğru devasa gayzerler ile su fışkırttıklarını keşfetmişlerdi. Zaman içerisinde bu gayzerler hakkında birçok bilgi edinildi ve buz kaplı yüzeyinin altında Dünya okyanusları kadar büyüklükte sıvı bir okyanus olduğu bulundu. 2015 yılında Cassini uzay aracı özel bir yakın geçiş ile Enceladus’a 48 km yaklaşarak gayzerlerden fışkıran suyun içinden geçerek ölçümler yaptı. Bu ölçümler gösterdi ki, tahmin edilenden çok daha fazla hidrojen molekülü tespit edildi ve bu da bu hafta büyük keşif olarak duyuruldu.

»Cassini tarafından yapılan tespitlerde Enceladus’ta bol miktarda hidrojen molekülünün olması ne anlama geliyor?
Bol miktarda hidrojen gazının çıkışının mekanizması tam olarak bilinmese de buz kabuk altı okyanus tabanında hidrotermal aktiviteler olduğu tahmin ediliyor. Hidrotermal bacalar, Dünya üzerinde birçok yerde okyanus tabanında bulunmaktadır. Yani şöyle düşünülebilir; yer kabuğunun altında sürekli hareket halinde olan sıcak magma tabakası var ve okyanus tabanlarında da bazı yerlerde kırıklar bulunuyor. Bu kırıkların içinden su, magma tabakasına doğru dökülerek etkileşime giriyor ve ısınıyor. Sonrasında bu su enerji kazanarak yukarı çıkıyor ve okyanus içerisinde sıcak su fışkırmaları oluşturuyor, bunlara hidrotermal bacalar deniyor. Enceladus’ta bulunan bol miktardaki hidrojen molekülü de bu hidrotermal bacaların olabileceğini öneriyor. Hidrotermal bacaların en önemli özelliklerinden biri de bazı tahminlere göre yaşamın ilk olarak bu tür bölgelerde ortaya çıkmış olma olasılığı. Çünkü bu bölgelerde öyle ilginç mikroorganizmalar var ki, sadece buradaki enerjiyi kullanarak yaşayabiliyorlar ve Güneş enerjisine hiç ihtiyaç hissetmiyorlar. Ve bu mikroorganizmaları yiyen canlılar da bu tür ortamlarda bir komünite oluşturabiliyor. Enceladus’taki keşfin heyecan verici tarafı da bu hidrotermal bacalarda da acaba bir yaşam belirmiş olabilir mi? Bunun cevabını henüz bilmiyoruz ama büyük bir potansiyel olduğu da aşikar.

»Europa’dan ise yükselen dumandan söz ediliyor. Bunun açıklaması neye denk düşüyor?
Jüpiter’in uydusu Europa’da da aynı Enceladus gibi buz kabuğu yüzeyinin altında büyük bir okyanus olduğu tahmin ediliyor. 2014 yılında Hubble Uzay Teleskobu’ndan yapılan gözlemler 30 km’ye kadar çıkan dumanı keşfetmişti. Yeni açıklanan 2016 yılı Hubble gözlemleri ise 100 km’ye kadar yükselen duman aktivitesini gösteriyor, buradan da kabuk altında büyük bir sıcak su mekanizmasının olduğu tahmin ediliyor. 100 km yüksekliği biz Dünya’da uzay sınırı olarak belirliyoruz, yani bu aktivite gerçekten çok güçlü bir su fışkırtma mekanizmasının olmasını gerektiriyor.

»Tüm bu açıklamaların en heyecan verici kısmı sanıyorum ki, “Yaşanabilir ortam için gerekli her şeyin bulunduğu bir alan tanımlamaya en yakın nokta” ifadesi. Ne zaman ‘net’ olacak? Buna dair bir görüş var mı?
Her an her şey olabilir. Ama hali hazırda Satürn sisteminde bulunan Cassini uzay aracında yaşamı anlayacak bilimsel enstrümanlar yok. Sadece dolaylı olarak bazı ölçümlerle şu veya bu olabilir diyoruz. Enceladus veya Europa’nın yüzey altı okyanusları o kadar zengin görünüyor ki, belki Dünya’da ekstrem yerlerde gördüğümüz yaşam gibi buralarda da yaşam olmaması için hiçbir sebep yok. Eğer yaşam varsa bunu gelecekte oralara göndereceğimiz yaşam izi belirleyici enstrümanlara sahip uzay araçlarıyla yapabileceğiz.

»‘Europa Clipper’ adında başka bir çalışmadan bahsediliyor. Neler öngörülüyor?
Europa Clipper misyonu da uzun zamandır planlanan ve şu anda yapımı başlanan bir uzay aracı. 2020’li yıllarda fırlatılıp, Europa’ya vardıktan sonra, Europa’ya 2700 km’den 25 km’ye kadar yaklaşarak 45 yakın geçiş yaparak Europa’nın detaylı haritasını çıkaracak. Yakın geçişlerde de 100 km’ye kadar yükselen bu dumanın da içinde geçerek yüzey altındaki okyanusları hakkında bilgi alacak.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız