Nasıl bu hale geldik?
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT

Yakın zamanda yapılmış bir araştırma sonuçlarını ele alacağım. Zenna Danışmanlık şirketinin yapmış olduğu araştırmanın, yaşadığımız toplumu daha iyi anlayabilmemizi sağladığı kesin. Teknolojinin ne denli hayatımıza girdiğine, neredeyse ‘bağımlılık’ derecesine ulaşan teknolojinin insan yaşamına etkilerine ilişkin çarpıcı ipuçları veriyor. Sonuçlar mantıklıdır, değildir o kısmına girmiyorum ama sokaktaki insan bakın neler düşünüyor, neler yapıyor? Araştırmanın tamamına burada yer veremeyeceğim ancak ara ara farklı maddelerini sizlerle paylaşıp, tartışmak isterim. Ricam aynı soruları kendinize ve ev ahalisine sorup, birer anket yapmanız. Sonuçları bana da atarsanız konuyu genişleterek takip etmeye devam ederiz. Twitter’den paylaşabilirsiniz. Teknoloji ve dijital mecralar sonrasında son durumumuz şu şekilde:

>> Aşağıdaki ifadeler arasında size en uygun olan seçenekleri belirtebilir misiniz?
>> Her sıkıldığımda telefonu elime alıyorum %45.95
>> İnsanlara karşı güven düzeyim düştü %41.58
>> Teknolojinin hayatıma olumlu şeyler kattığını düşünüyorum %41.16
>> Etrafımdaki insanların mutsuz olduğunu düşünüyorum %36
>> Kendimi daha sabırsız buluyorum %33.58
>> Kendimi daha sinirli buluyorum %31.08
>> Eğlenmek için evde daha fazla vakit geçiriyorum %29.94
>> İşleri erteleme huyum arttı %26.92
>> Kendimi mutsuz hissediyorum %21.3

Bu cevapların pek çoğu bence endişe verici. Gittikçe yozlaşmaya başladığımız görülüyor. En basiti sıkıldığımızda neredeyse yarımız telefonunu eline alıyor. Kendimizi meşgul edecek farklı şeyler yapmayı bırakmış durumdayız. Hobilerimiz azaldı, pek bir şeyler okuduğumuz da söylenemez. Bunun yanında güven seviyemiz düşerken, mutsuzluğumuz artıyor.

Toplum olarak daha sinirli daha sabırsız değil miyiz? Geçen hafta Aksaray’da bir okul çıkışında otizmli çocuklara yapılan ‘yuh’lama rezaleti toplumsal olarak ne kadar hoşgörüsüz, duyarsız, mutsuz, sinirli ve sabırsız olduğumuzu göstermiyor mu? Bunun tek sebebi elbette teknoloji değil ancak etken olduğu konusunda sanırım çok itirazı olan olmayacaktır.

Sosyal lince uğrayan kişi ya da marka ile ilgili ortaya atılan iddiaların doğruluğunu teyit etmek için çaba harcıyor musunuz? (Güvenilir bilgi kaynaklarını taramak vb)

>> Doğruluğunu teyit için çaba harcıyorum %74.95
>> Hayır, doğruluğunu teyit için çaba harcamıyorum %25.05

Ne tehlikeli bir konu! Bardağın diğer tarafına bakarak yazalım. Düşünsenize hiçbir suçunuz yok ve bir dijital sosyal linçle karşı karşıyasınız! İnsanların %25’i sizi sorgulamadan linç etmeye devam ediyor. Siz doğru mu söylüyorsunuz, yalan mı söylüyorsunuz bakan yok! Sadece linç ediyorlar veya bu lince kayıtsız kalıyorlar. Bu bir birey olabilir, kurum olabilir. Ne kadar zor bir durum.

Influencer, Fenomen ya da Youtuberlara ne derece güvendiğinizi 1-Hiç güvenmiyorum ve 5. Son derece güveniyorum ölçeğini kullanarak işaretler misiniz?

Ortalama;

>> %30 Hiç Güvenmiyorum
>> %23 Güvenmiyorum
>> %24 Biraz Güveniyorum
>> %12 Güveniyorum
>> %3 Son Derece Güveniyorum
>> %8 Fikrim Yok

Bir garip yaklaşım da bu soruda çıkmış durumda. Kanaat önderleri ya da sevilen içerik üreticileri diyelim, gözler kısılarak takip ediliyorlar ama aslında ağırlıklı olarak onlara bir güven sorunu var ancak takip etmekten geri kalınmıyormuş gibi görünüyor.

Burada işte %15’lik kesim çok değerli. Herkes büyük kitlelerle ilgileniyor ancak çok küçük bir kısmı karar vermede etkili oluyor.

Ağırlıklı olarak goy goy seviyoruz ama goy goycuya güvenmiyoruz. Ajanslar bu noktada markalar için çok büyük önem taşıyor.

Madenciliği iyi yapmalı ve gerçek güvenilir içerik üreticilerini markalarının karşısına çıkartmalı.

Yüksek takipçili influencer’larla, salt yüksek erişim için yapılan işbirliklerinin aslında güvenirlikten uzak, eğlenceye dayalı hızlı tüketim malları (çerez) olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Çokomel elbette olacak ama markalar sepetin dağılımını çok dikkatli yapmak zorunda. 2020’de herkes için para çok daha zor kazanılacak ve çok dikkatli harcanacak.

Araştırmada çok farklı maddeler de var ama onları ilerleyen dönemde yer yer sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Zenna Danışmanlığa, sahibi arkadaşım Nuran Aksu’ya bu bilgileri benimle paylaştıkları için bir kez daha teşekkür ederim. Nuran ile önümüzdeki hafta konuyla alakalı bir video çekeceğiz.

Detaylı bilgiler için Tekno Safari YouTube kanalımıza bekleriz. Yazımın başında da söylediğim gibi bu soruları siz de etrafınızda olanlara sorun bakalım benzer sonuçlar çıkıyor mu?

Twitter üzerinden haberleşiriz.

Keyifli haftasonları….

Bilim insanları, üç boyutlu yazıcıyla canlı cilt ve kan damarları üretti

Bilim insanlarının fareler üzerinde gerçekleştirdiği teknik sayesinde, 3 boyutlu yazıcıları kullanarak canlı cilt ve damar yapılabilecek. ABD’nin New York şehrindeki Rensselaer Politeknik Enstitüsü’nde gerçekleştirilen çalışmada, araştırmacılar 3 boyutlu yazıcıdan aldıkları çıktıları başarılı şekilde denek farelere entegre ettiler. Ancak bilim insanları bu çalışmanın sadece hayvanlarla sınırlı kalmasını istemiyorlar. Çalışmalar başarılı olursa, bilim insanları sistem insanlar için de kullanacak.
Kimya Mühendisi Pankaj Karande, araştırmayla alakalı açıklamalarda bulundu.

Araştırmanın en önemli ismi Karande, bu yeni teknikle birlikte, artık yaraların iyileşmesinin hızlandırıldığını hem de cildin ete yapışmadığını vurguladı. Üç boyutlu yazıcılarla oluşturulan bu cilt, ihtiyaç dışı kaldığında yeniden çıkartılabiliyor ya da tıpkı bir yaranın kabuğu gibi kendi kendine dökülebiliyor. Bilim insanları üç boyutlu yazıcılarla ürettikleri damarların içerisine gerçek damarlarda olması gereken etken maddeleri eklemeyi başardı. Edinilen sonuçlar doğrultusunda bilim insanları, kısa süre içerisinde bu yapay damarların gerçekçi bir hale dönüşmesini başarmış oldu. Araştırmacılar, bu tekniğin başarılı bir şekilde işlevlerini yerine getirdiğini vurguladı.
Bilim insanlarının çalışmaları istenilen doğrultuda ilerlerse özellikle yüz yanığı olan ve deri grefti sorunu yaşayan hastalar çok daha hızlı bir şekilde iyileştirilecek.

nasil-bu-hale-geldik-647435-1.

Bir YouTuber özür videosundan 25 bin dolar kazandı

YouTuber Jarvis Kaye, Fortnite’da hile yaptığı için ömür boyu banlanmştı. İngiliz YouTuber, banlanmasının ardından YouTube’ta paylaştığı özür videosuyla 25 bin dolar kazandı. Profesyonel Fortnite oyuncusu olan 17 yaşındaki YouTuber Jarvis Kaye, aimbot kullandığı görüntüleri YouTube kanalından paylaşınca Epic Game tarafından banlandı. Ancak Jarvis Kaye’nin aldığı ban cezasının ömür boyu sürecek olması tartışmalara yol açtı. Jarves Kaye’nin YouTube kanalında 2 milyondan fazla abone bulunuyor. Twitch’te de 200 binden fazla abonesi olan oyuncu, geçen günlerde YouTube kanalından bir video paylaştı. Çektiği videoda yaptığı hatanın farkında olduğunu ve çok üzgün olduğunu dile getiren Jarvis Kaye “Bu videoları yaparken tek düşündüğüm şey sizin için eğlenceli ve ilginç videoları sunmaktı. Bunun için Fortnite’tan ömür boyu yasaklanabileceğim aklımdan bile geçmedi” dedi.

Oyuncunun YouTube’ta 3 Kasım’da yayınladığı video, 4 günde 6,8 milyondan fazla kez izlendi ve 187 binden fazla yorum aldı. Beğenme sayısı da 400 bini geçti. Tahminlere göre İngiliz oyuncu çektiği özür videosu sayesinde on binlerce sterlin kazandı. Kaye’in kazandığı paranın 25 bin ile 36 bin dolar arasında olduğu söyleniyor. The Sun gazetesi, videonun yalnızca reklam gelirinin minimum 15 bin dolar olduğunu belirtiyor. FaZe Clan’ın Fortnite ekibinde yer alan Jarvis’in, şu ana kadar YouTube’dan yaklaşık 2,5 milyon dolar kazandığı tahmin ediliyor.

nasil-bu-hale-geldik-647436-1.

YouTuber’lar için yeni kazanç fırsatı Türkiye’de

YouTube’taki yeni gelir yöntemi Super Stickers, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 60 ülkede kullanıcılara sunulmaya başlandı. Yeni özellik, geçen temmuz ayından beri test ediliyor. Toplamda 8 çıkartma bulunacak olan pakette, 5 çıkartma animasyon özellikli olacak. Bu çıkartmalar küçük açıklamalara da sahip olacak yani kullanıcılar hangi durumda hangi çıkartmayı atması gerektiğini bu açıklama sayesinde anlayabilecek. YouTube Türkiye’de açılan bu özellik bazı sınırlamalarla gelecek. 18 yaşından büyük olan kullanıcılar özelliğe sahip olabilecek. Bir diğer sınırlama ise kanalın en az 1000 abonesinin olması ve kanalın para kazanımına açık olması. Sağlanan bu koşullar sonunda kanalların canlı yayınlarında çıkartmalar da artık bir kazanç yöntemi olabilecek. Twitch ve Mixer arasındaki rekabetin iyice yükseldiği şu günlerde Twitch’ten yayıncı transfer eden YouTube rekabetteki yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Uygulamaya canlı yayın içerik üreticileri için başka özellikler eklenip eklenmeyeceği ise şu an için bilinmiyor.

nasil-bu-hale-geldik-647437-1.

Çin’deki devlet kurumlarına Apple yasak

Çin şimdi de Apple ürünlerinin artık devlet kurumlarında kullanılmasını yasakladı. Artık Çin’deki hiçbir devlet kurumu Apple ürünlerini kullanamayacak. Hükümet yetkilileri Apple ürünlerinin kullanımının yasaklanma sebebini, Apple’ın yeteri kadar güvenli olmaması olarak gösterdi. Şu an için Çin’in tüm devlet kurumlarında yasaklanan Apple ürünleri yavaş yavaş diğer kurumlarda da yasaklanacak gibi duruyor. Çin hükümetinin teknoloji yasaklamaları dünyada tartışılan konular arasında yer alsa da, hükümet yasaklamalarda geri adım atmayacağa benziyor. Apple’dan konuyla ilgili bir açıklama gelmedi.

nasil-bu-hale-geldik-647439-1.

Çin, ABD ile ilave vergilerin iptali için anlaştı

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Gao Fıng “Çin ve ABD’li müzakereciler (ticaret) anlaşmanın gelişmesini takiben ilave vergileri kademeli olarak iptal etmek için anlaştı” dedi. Gao Fıng, başkent Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, son 2 haftadır Çin ve ABD’li müzakerecilerin, tarafların endişelere konu önemli meseleleri uygun şekilde çözmek için ‘yapıcı’ ve ‘samimi’ görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Gao, “İki ülkenin bir anlaşmaya ulaşması durumunda anlaşma içeriğine uygun olarak ilave vergilerin aynı oranda indirilmesi için uzlaşıldı” ifadelerini kullandı. Ülkesinin tarifeler konusundaki tutumunun öteden beri açık olduğunu vurgulayan Gao, “Ticaret savaşı, vergilerin artışıyla başladı, yine vergilerin iptaliyle durmalı” dedi. Gao, ilk aşamada ne kadar verginin iptal edileceği hususunun anlaşmanın içeriğine göre belirleneceğini bildirdi.

nasil-bu-hale-geldik-647440-1.

Nokia şimdi de akıllı TV işinde

HİNDİSTAN’ın en büyük e-ticaret platformlarından Flipkart, Nokia’nin akıllı televizyon sektörüne girdiğini onayladı. Flipkart’ta kıdemli başkan yardımcısı olan Adarsh Menon, Nokia ile olan ortaklığın Hindistan pazarındaki tüketicilere yüksek kalitede, gelişmiş ürünler sunulmasını sağladığını söyledi. Menon, “Flipkart, yeni Nokia akıllı TV’yi platformundaki 200 milyon tüketiciye tanıtmaya hazır” dedi.

Nokia Marka Ortaklıkları Başkan Yardımcısı Vipul Mehrotra, bunun yeni bir bölümün başlangıcını işaret ettiğini söyledi. Bunun nedeni şirketin yeni bir ürün kategorisine başlaması.

Rapora göre, Flipkart, Nokia Smart TV’nin üretimini ve teslimatını tamamen kontrol edecek. Nokia TV’nin üretimi Hindistan’da yapılacak, JBL ise sesi yönetecek.

nasil-bu-hale-geldik-647441-1.

Bill Gates: ABD yönetimi suçlu

New York Times’ın düzenlediği bir etkinliğe konuşmacı olarak katılan Bill Gates, akıllı telefon sektörünü değerlendirerek, Windows Mobile’ın başarısız olma nedenlerine değindi.

Gates, Android’in ve dolayısıyla da Google’ın bu kadar büyümesine esas fırsatı kendilerinin verdiğini kabul etti. Ayrıca Bill Gates’e göre Microsoft, Motorola’yla yapılacak devasa bir anlaşmayı göz göre göre kaybetti.

Gates, Windows Phone’un başarısızlığının diğer sebebini, ABD Adalet Bakanlığı’nca Microsoft’a açılan antitröst davası olarak gördüğünü de söyledi.

nasil-bu-hale-geldik-647442-1.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız