NBA’in BAE ortaklığı tartışmaları büyütüyor
Sudan’da RSF’nin işlediği suçlara BAE’den silah ve finansman sağlandığı iddiaları gündemdeyken, NBA’in Emirates NBA Cup ve Abu Dabi merkezli projelerle Körfez ülkesiyle ilişkisini büyütmesi “etik sınır” tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Birleşik Arap Emirlikleri tarafından sağlandığı belirtilen silahlarla kitlesel infazlar ve etnik temizlik gerçekleştiren Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) adlı paramiliter güçler, Sudan’ın batısındaki en büyük kenti ele geçirirken; NBA’in yıllık sezon içi turnuvası Emirates NBA Cup, Cadılar Bayramı gecesi başladı. Turnuvanın ana sponsoru da aynı Körfez ülkesi oldu.
Bu turnuva, NBA ile BAE arasındaki büyüyen ortaklığın en görünür örneği niteliğinde. Ortaklık; Abu Dabi’de her yıl düzenlenen sezon öncesi maçları, Emirates Havayolları ile yapılan sponsorluk anlaşmasını ve New York Üniversitesi’nin Abu Dabi kampüsünde kurulması planlanan yeni bir NBA Global Academy’yi kapsıyor.
NBA AVRUPA İÇİN YATIRIM ALDI
Daha büyük anlaşmaların da gündemde olduğu belirtildi. NBA’in, en erken 2027’de başlayabilecek NBA markalı yeni bir Avrupa ligi için Abu Dabi’den yatırım aradığı ifade edildi.
Bu ortaklık her iki taraf için de somut kazanımlar sağladı. NBA, güçlü bir finansal ortak edinirken; BAE de, Sudan’daki savaşı körüklediği ve soykırıma katkıda bulunduğu yönündeki suçlamalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde uluslararası alanda iş birliklerini sürdürdü.
NBA, Birleşik Arap Emirlikleri ile olan ilişkilerinde ABD hükümetinin tavsiyelerini esas aldığını belirtiyor. Ligin bir sözcüsü Guardian’a yaptığı açıklamada, basketbolun Ortadoğu’da yüz yılı aşan bir geçmişi olduğunu, BAE’deki faaliyetlerin bölgedeki taraftarlara canlı NBA maçları sunmayı ve her yıl binlerce çocuğa oyunun temelini ve değerlerini öğretmeyi amaçladığını söyledi.
Sözcü ayrıca, faaliyet gösterilen tüm ülkelerde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın rehberliğine dayanmaya devam edileceğini ifade etti.
GÖÇMEN İŞÇİLERE YAPILARLAR
BAE’de muhalifler ve insan hakları savunucularının keyfi suçlamalarla hapis cezalarına çarptırıldığı, devlet politikalarına karşı çıkanların susturulduğu belirtiliyor. Ülkenin ekonomik refahının ise işgücünün yüzde 88’ini oluşturan göçmen işçilere dayandığı, bu işçilerin sınırlı haklara sahip olduğu ve kötü muameleye karşı etkili başvuru yollarının bulunmadığı aktarılıyor.
BAE’nin etkisinin ülke sınırlarının ötesine uzandığı da ifade ediliyor. Artan sayıda kanıtın, Sudan’da işlenen çok sayıda vahşet ve insanlığa karşı suçtan sorumlu tutulan RSF ile Emirlik yönetimi arasında bağlantı kurduğuna dikkat çekiliyor.
Sudan’daki iç savaş Nisan 2023’te başladı. Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin başındaki Abdulfettah el-Burhan ile, eski yardımcısı Muhammed Hamdan Dagalo’nun (Hemedti) liderliğindeki RSF arasındaki gerilim kısa sürede topyekûn savaşa dönüştü.
Başkent Hartum dahil birçok kent çatışma alanına döndü, altyapı büyük ölçüde tahrip edildi ve dünyadaki en büyük yerinden edilme krizlerinden biri ortaya çıktı.
Savaşın üçüncü yılına yaklaşılırken ölü sayısına ilişkin veriler farklılık gösteriyor. Birleşmiş Milletler ve yardım kuruluşları 20 bin doğrulanmış ölüm kaydı tutarken, Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’na bağlı Sudan Araştırma Grubu, Hartum eyaletinde 61 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini, bunların 26 bininin doğrudan şiddet sonucu öldüğünü bildirdi.
BİRÇOK SAVAŞ SUÇU İŞLENDİ
İç savaş boyunca cinsel saldırı, işkence, sakat bırakma ve etnik temizlik gibi suçlar da rapor edildi. Sudan ordusunun Darfur’daki son büyük mevzisinin kısa süre önce RSF’nin eline geçmesinin ardından, milislerin gerçekleştirdiği kitlesel öldürmelerin uydu görüntülerine yansıdığı belirtildi.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin RSF’ye mali ve askeri destek sağlıyor, bu nedenle grubun işlediği suçlara fiilen katkıda bulunuyor. Sudan’daki askeri yönetimin, Batı Darfur’da soykırıma ortaklık suçlamasıyla BAE’yi Uluslararası Adalet Divanı’na taşıdığı da ifade ediliyor. BAE ise bu iddiaları reddediyor.
Son aylarda BAE; krikette Asya Kupası’na, NBA sezon öncesi maçlarına, bir UFC etkinliğine ve Formula 1 sezon finaline ev sahipliği yaptı. Önümüzdeki dönemde Abu Dabi HSBC golf turnuvası ve büyük bir padel organizasyonu da takvimde yer alıyor.
Rapçi Macklemore’un geçen yıl Dubai konserini iptal etmesi dışında, büyük spor organizasyonlarının BAE ile ilişkilerini sürdürüyor.
BAE’nin spor alanındaki yatırımlarının, ülkenin uluslararası görünürlüğün arttı. Abu Dabi’nin Manchester City’ye yaptığı yatırım, kriketteki payı ve diğer spor projeleri de bir imaj çalışması.
KULÜPLER ELEŞTİRİ OKLARININ HEDEFİNDE
Darfur’daki gelişmelerin ardından bazı Manchester City taraftarlarının, kulübün sahibini Sudan’daki çatışmalardaki ülkesinin rolü nedeniyle eleştirildi.
NBA’in BAE ile yeni ortaklığına yönelik sessizlik devam ediyor. Mültecilerin hakları için çalışan Uluslararası Mülteciler adlı kuruluş, Emirates NBA Cup’ın Sudan’daki olaylar bağlamında eleştirilmesi gerektiğini savunan açıklamalarda bulundu.
Buna rağmen, spor kulüpleri ve organizasyonlarının yüksek gelirli sponsorluk anlaşmalarından kolay kolay vazgeçmeyecek gibi. Bayern Münih’in genel kurulunda, kulübün Emirates ile yaptığı anlaşmayı eleştiren hukukçu ve aktivist Michael Ott’un tepkilerle karşılaştığı, kulüp yönetiminin ise anlaşmadan geri adım atmadığı ifade ediliyor.
Kaynak: The Guardian


