birgün

4° AÇIK

MEDYA 10.01.2022 14:39

NBK'den ‘Halk TV’ yorumu: Şu durumda Gezi, Kabataş demenin önemi kalmadı

Halk TV’ye konuk olmasının ardından kendisine ve kanala yönelik eleştirileri yorumlayan Nihal Bengisu Karaca, “Maalesef bu ülkede başörtülü bir kadın yazar olmak böyle” dedi. “Halk TV kurtarılmış bölge midir? Sadece laik, sadece başı açık, sadece Kemalist sadece ulusalcı ya da solcu olanların girebildiği bir sığınak mıdır?” diye soran Karaca, ülkenin içinde olduğu bu durumda Gezi eylemleri ve Kabataş yalanından bahsetmenin öneminin kalmadığını savundu.

NBK'den ‘Halk TV’ yorumu: Şu durumda Gezi, Kabataş demenin önemi kalmadı

MEDYA SERVİSİ

AKP iktidarını uzun yıllar destekleyen ve 2013 yılında Gezi Direnişi’ni karalamak için üretilen Kabataş yalanına ortak olan Nihal Bengisu Karaca, geçen Cuma günü Halk TV’de ‘Perdenin Önü Arkası’ programına katılmasıyla ilgili yapılan eleştirileri yorumladı.

Karaca, Habertürk’teki yazısında, hem iktidar yandaşları hem de muhalefet tarafından eleştirildiğini belirterek, “iki karşıt grubun el birliğiyle yaptığı lince konu olduğunu” savundu.

“Ulusalcı ve laikçi arkadaşlar, kanal sizin, sakin olun. Kendine solcu diyen ama mevcut rejim ne isterse onu yapan arkadaşlar, kanal sizin, sakin olun” ifadelerini kullanan Karaca, konuyu türbana getirterek, “Maalesef bu ülkede başörtülü bir kadın yazar olmak böyle. Bir kitle Erdoğan’ı neden az destekledin ya da desteklemedin diye hesap sorar, çünkü onlara göre başka bir varoluş biçiminiz olamaz, sizi o var etmiştir” değerlendirmesini yaptı.

Karaca, “Halk TV’ye çıktım, çünkü kutuplaştırılmış olan toplum için anomali kabul edilse de özünde normal olan bu” iddiasında bulundu. ‘Demokratik pratiklerin böyle gelişeceğini’ öne süren Karaca, “Türkiye’nin kaderini çizecek 2023 seçimleri yaklaşmışken, mevcut şartları, olasılıkları, ülkeyi suyun üzerinde tutabilecek, batmaktan alıkoyacak konuları kâh iktidarı eleştirerek yer yer muhalefete önerilerde bulunarak yazmaya konuşmaya devam etmek niyetindeyim” dedi.

“ÇIKAR TELEFONUNU DİYENLERDEN NE FARKINIZ VAR?”

Mevcut rejim blokunun kendisine yönelik tepkilerini bir yere kadar anladığını belirten Karaca, muhalefeti hedef alarak, “Peki bırakın işaretleri okumayı burunlarının ucundakini görmekten aciz olan, oylarını maksimize edemezlerse eğer, yaşanacak ilk seçimde her şeyi kaybedecek olan muhalif bir grubun kendilerine, bakış açılarına çeki düzen verme konusundaki lakaytlıkları ve hoyratlıkları ne ile açıklanabilir?” diye sordu.

Karaca ayrıca, ilginç de bir benzetme yaparak, “Sen Erdoğan'a destek vermiştin, o yüzden yıkıl karşımdan mantığıyla, ekonomiden şikayet eden gençlere ‘Çıkar telefonunu’ diyen adamların mantığı arasında ne fark var?” ifadelerini kullandı.

“Ayrıca bir dakika, Halk TV kurtarılmış bölge midir? Sadece laik, sadece başı açık, sadece Kemalist sadece ulusalcı ya da solcu olanların girebildiği bir sığınak mıdır? Halk TV bunun farkında mı?” diyen Karaca, bu soruyu kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun cevaplaması gerektiğini belirtti.

Karaca, ayrıca kendisine yönelik eleştiriler nedeniyle “endişeli muhafazakarların” haklı çıktığını da savundu ve “Yani mevcut rejimin politikalarından hiç hoşlanmayan, Cumhur İttifakı ile özdeşleştirilmemek için azami gayret sarf eden ama AK Parti seçim kaybederse Eski Türkiye alışkanlıklarının geri dönüleceğinden endişe eden kesim; sizlerin ürettiği faşist yaklaşımlar nedeniyle geleceğin Türkiye’sinde var olma hakkı bulamayacağını düşünerek yeniden Tayyip Erdoğan'a yöneliyor” dedi.

Yazısının son kısmında Kabataş yalanına değinen Karaca, ülkenin geldiği şu durumda Gezi ve Kabataş’tan bahsetmenin öneminin kalmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:

YALANIN GEREKÇESİNİ AÇIKLADI!

“Madem bu vesile ile tekrar gündeme geldi 205. kez söyleyeyim, Kabataş olayında gelininin dayak yediğini söyleyen Bahçelievler Belediyesi Başkanı Osman Develioğlu’nun sözüne itibar ettiğim ve aktardığım doğrudur. Dünyanın her yerinde bir belediye başkanının ifadesine itibar edilir çünkü.

(…)

Gezi eylemlerine destek veren akademisyen Hale Akay, aktivist Çiğdem Mater, yazar Yıldız Ramazanoğlu Gezi eylemcileriyle beraber Kabataş’a yürüyerek hadiseyi protesto ettiler çünkü polis tutanağından, Develioğlu’nun ifadelerine varana kadar pek çok veri vardı.

Ancak şahsımla ilişkili olarak “Görüntüleri izledim” dediğim, bilinçli ve kasıtlı olarak yalan söylediğim iddia ediliyor. Asıl yalan olan bu. Hem de kuyruklusu. Kabul edilemez bir edep akıl haysiyet yoksunluğu.

(…)

15 Temmuz’da tanklara karşı, silahlı askerlere karşı çıkarak hayatını kaybetmiş insanları görüp, bu deneyime tanık olup hala “Gezimizi bitirdiler çünkü Kabataş dediler” naifliğinde takılı kalmak akıl alır bir aymazlık değil.

2016’da Erdoğan’ın bir çağrısı ile sokaklara çıkıp tankların önüne yatmış sivil kalabalıklar, 2013’te de, yine Erdoğan’ın bir işareti ile sokağa çıkıp sokak hareketine müdahale ederdi.

Haklı olarak buna değmeyeceğini düşünenler, eylemleri sona erdirmenin daha akıl kârı olduğunu fark ederek alanı terk ettiler.

Gözle görünür netlikte olan bu çıplak gerçeği göremediğiniz için resmini çizmek zorunda kaldım.

Ülkenin içinde olduğu şu durumda hala Gezi demenin Kabataş demenin bir öneminin kalmadığının gayet farkında olanlardan ise özür dilerim.”