birgün

14° PARÇALI BULUTLU

DÜNYA 05.04.2020 10:01

Nekahet dönemdeki şehir Vuhan

Bütün dünyanın gözlerini diktiği salgının ilk çıktığı yer olan Vuhan'dayız. İstasyondan çıkışa doğru ilerlerken birden kendimi parmaklarımın ucuna basarak yürürken yakaladım. Beni neyin beklediğini, neyle karşılaşacağımı bilmemenin ürkekliğiyle… Eski havasını yitirmiş olmasından, çok sevdiğim bu şehri kaybetmekten duyduğum endişeyle...

Nekahet dönemdeki şehir Vuhan

Vuhan’a seyahat kısıtlaması 25 Mart’ta kaldırıldı. Salgın öncesi, Çin Yeni Yılı Tatili için kentten ayrılanlar nedeniyle nüfus üçte bir oranında (belki daha fazla) azalmıştı. Ayrılanlar şimdi geri dönüyor. Hangi yolla gelirseniz gelin, mutlaka QR kodu kontrolü ve termal kameralarla vücut ısısı taraması yapılıyor. Özel otomobilleriyle gelenler giriş noktalarında aynı kontrollere tabi tutuluyorlar.

Ve nihayet Vuhan… İstasyondan çıkışa doğru ilerlerken birden kendimi parmaklarımın ucuna basarak yürürken yakaladım. Beni neyin beklediğini, neyle karşılaşacağımı bilmemenin ürkekliğiyle… Eski havasını yitirmiş olmasından, çok sevdiğim bu şehri kaybetmekten duyduğum endişeyle… Endişelerim tamamıyla boş olmasa da, beni bekleyen şey bir hayal kırıklığı olmadı. Kent nekahet dönemini geçiren bir hasta gibi; ama bitkin bir hasta gibi değil. Aksine, hızla toparlanmaya ve yaşama ara verdiği yerden devam etmeye azimli bir hastaya benziyor. Tabii ki son derece dikkatli bir hasta… Bütün toplu taşıma araçlarında seyrek oturma düzeniyle oturuluyor, araçlara QR kodu kontrolüyle binilebiliyor. Metro istasyonlarına yolcuların vücut ısılarını kontrol eden kızılötesi akıllı sıcaklık monitörleri kurulmuş. Zemine kuyruğa giren yolcuların birbirlerine bir metre uzaklıkta durmalarını hatırlatan sarı çizgiler çizilmiş. Ayrıca, her trende denetim turları yapan, insanlara maske takmalarını ve toplu halde bulunmaktan kaçınmalarını hatırlatan bir güvenlik görevlisi var. Benzer uygulamalar kafe ve lokanta vs gibi mekânlarda da geçerli. Fakat insanlar evde oturmaktan o kadar sıkılmış olmalılar ki, zaten pek kimse içeride oturmak istemiyor. Ben dâhil, insanlar Wuhan caddelerini sanki yeniden keşfeder gibiler.

İstasyondan çıktığımızda burnuma hastane kokusuna benzer bir ilaç kokusu geldi. Arkadaşıma kokuyu alıp almadığını sordum. “O kadar çok dezenfeksiyon videosu izledin ki, şimdi olmayan kokuyu alıyorsun” dedi. Belki de haklıdır… Fakat şehirde dezenfeksiyona son verilmiş değil. Hafifletilmiş olarak devam ediyor. Zafer kazanıldığından emin olana kadar dezenfeksiyonun azalarak devam edeceğini sanıyorum.

Şehrin eski canlılığına kavuşmasının ne kadar zaman alacağını tahmin etmek zor ama bunun için üniversitelerin açılması (8 Nisan), (öğrenci, turist, expat vs) yabancıların gelmesi ve kent ekonomisinin eskiye dönmesi gerekiyor. Bu şehirde çok gelişmiş ve güçlü bir hizmet sektörü vardı. Oysa geçen iki-üç ay içinde en ağır yarayı bu sektör almış ve çok sayıda işten çıkarılan var. İşini kaybedenler arasında iki arkadaşımız da var. Şimdi sahip olduklarımızı dostlarımızla paylaşma, dayanışma zamanı…

Bana sık sık ekonomi-politik nutukları çeken iktisatçı Zhou’yu aradım ve “Ne olacak dünyanın ve ekonomilerin ahvali?” diye sordum. “Toplumu salgından kurtarmak, virüsü yenmek yerine önceliği ekonomiyi ayakta tutmaya-kurtarmaya veren ülkelerin salgınla baş etmeleri konusunda iyimser olmak kolay değil. Bu sürede virüs sinsi sinsi yayılmaya devam edecektir. Dolayısıyla, baş etmeleri çok daha uzun zaman alacaktır. Bu sürede, salgınla baş edemeyen bu ülkelerin dünyadan izole edilmeleri beklenmelidir. Oysa öncelik toplumu virüs-salgından kurtarmak-arındırmak olursa, bu iş Çin’deki kadar kısa bir sürede –hatta artık daha da kısa bir süre içinde- başarılabilir. Bu kısa süreyi toplum da ekonomi de ciddi zarar görmeden atlatır ve salgının ardından hızla toparlanabilir. Bilimle inatlaşan, gerçeği yadsıyan ülkeler ise en ağır bedeli ödeyecek olanlar” dedi.

Zhou’ya göre, “Vuhan’da salgını alınan radikal önlemlere ve toplumsal dayanışmaya ek olarak duygudaşlık yendi. Salgının en tepe noktalara ulaştığı günlerde, Dr. Li Wenliang’ın COVID-19’dan yaşamını yitirmesi üzerine (7 Şubat 2020) yükselen duygusal atmosferde devlet aklı/ÇKP, yöneticiler ‘devletlû’ olmayı değil halkın duygularına ortak olmayı, aynı duyguları paylaşmayı seçtiler”. Sonraki yazım bu konuda olacağı şimdilik kısaca özetleyeyim: Dr. Li onore edildi. Ailesinden en üst düzeyde özür dilendi. İhmali görülenler, sorumlu tutulanlar görevden alındı vs.

Yazıyı bitirirken 4 Nisan’ın salgında yaşamını yitirenler için yas günü olarak ilan edildiği haberini okudum. 4 Nisan aslında “Mezar Temizliği Günü” olarak da bilinen “Qingming Festivali” günü. O gün, Çinlilerin atalarına, ölen aile üyelerine, ulusal kahramanlara ve şehitlere saygılarını sundukları/gösterdikleri bir eski gelenektir. Yas tutmayı asil bir psikolojik süreç olarak görürüm ve Çin kültürü yas tutmayı bilir.

*QR kodu: Kısaca, akıllı telefonlara indirilen bir mobil uygulama üzerinden kimlik bilgileri giriliyor ve o uygulama sağlık durumunuza ilişkin bir QR kodu (galiba kare kod deniyor) üretiyor. Yeşil kod sağlıklı olduğunuzu gösteriyor ve her yere serbestçe girebileceğiniz anlamına geliyor.

nekahet-donemdeki-sehir-vuhan-711162-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız