Google Play Store
App Store

Anketlere göre ikinci parti konumunda olan AfD’nin seçim programından göçmen düşmanlığı, yeşil enerji karşıtlığı, vatandaşlığın zorlaştırılması ve nükleere dönüş çıktı. Almanların çoğunluğu tedirgin.

Neo faşistlerin nefret programı
AfD karşıtı on binden fazla gösterici Weidel’in programı açıkladığı kongreye girişi engellemeye çalışmıştı. (Fotoğraf: AA)

Dış Haberler

Almanya erken genel seçime hazırlanırken aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif’in (AfD) ‘radikal’ seçim programı büyük yankı uyandırdı. Hafta sonunda Riesa kentinde düzenlenen kongrede açıklanan program Almanya’nın Avrupa Birliği’ndeki (AB) rolüne köklü bir şekilde son vermeyi amaçlıyor. 23 Şubat’taki seçimde başbakan adayı olan parti lideri Alice Weidel tarafından deklare edilen programa göçmen karşıtlığı damga vurdu. Ülkenin dış politikasının tamamen değiştirilmesi vaat edildi.

KİTLESEL GERİ GÖNDERME

Weidel, ülkedeki milyonlarca göçmeni hedef alarak ‘kitlesel geri gönderimlerin’ (remigration) parti politikalarının temel unsuru olduğunu belirtti. Sınırların kapatılması ve ‘kan bağı’ temelli vatandaşlık sistemine geri dönülmesi gerektiğini savundu. Göçmenlerin ülkedeki iç güvenlik sorunları ve ekonomik problemlerin temel kaynağı olduğunu öne süren Weidel, iktidara gelmeleri halinde ilk 100 günde sınırları kapatarak sığınmacıları göndereceklerini söyledi.

Alice Weidel

AB’DEN AYRILIK

Euronews ve Deutsche Welle’deki haberlere göre parti, Almanya’nın AB’den ve Euro Bölgesi’nden çıkmasını savunarak, Alman Markı’nı yeniden yürürlüğe koymayı hedefliyor. AB’nin Almanya’yı ‘ulusal egemenlikten yoksun bıraktığı’ iddia edildi. Parti Ukrayna-Rusya savaşında Batı’nın politikalarına açıkça karşı çıkarak, Rusya ile enerji işbirliğini yeniden kurma sözü verdi. Kuzey Akım projesinin yeniden devreye alınacağını belirten Weidel, “Almanya’nın çıkarları için Rusya’dan gaz alımına derhal başlanmalıdır” dedi. Bunun yanı sıra Çin, ABD ve diğer büyük güçlere bağımlı dış politikayı reddettiklerini açıkladı.

YEŞİL ENERJİ DÜŞMANLIĞI

AfD, Almanya’nın yenilenebilir enerji yatırımlarını tamamen durdurmayı ve kömürlü termik santraller ile nükleer enerji santrallerini yeniden devreye sokmayı planlıyor. Weidel, konuşmasında rüzgar türbinlerine atıfta bulunarak, “Size şunu söyleyebilirim: Biz dümende olduğumuzda tüm rüzgar türbinlerini yıkacağız! Kahrolsun, kahrolsun bu utanç yel değirmenleri” ifadelerini kullandı.

Parti, insan eliyle iklim değişikliğine dair bilimsel bulguları da reddettiğini açıkça dile getirdi. 45 yaşındaki siyasetçi üniversitelerin "queer-woke kadro ocaklarına" dönüştüğünü savundu. İktidara geldiklerinde "tüm toplumsal cinsiyet çalışmalarını kapatacaklarını ve profesörleri de kapı dışarı edeceklerini" söyledi.

Musk’a özel teşekkür

Irkçı lider kendilerine açık destek veren Donald Trump’ın müstakbel Bakanı Elon Musk’a ise parti kongresini de canlı yayımladığı için teşekkürlerini sunarak "ifade özgürlüğü" vurgusu yaptı.

∗∗

ANKETLER NE DİYOR?

İç anlaşmazlıklar nedeniyle dağılan Sosyal Demokrat Partili (SPD) Başbakan Olaf Scholz liderliğindeki Yeşiller ve Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan koalisyon hükümeti bileşenleri büyük kayıp yaşayacak. Anketler AfD’yi yüzde 20 ile ikinci sırada gösteriyor. Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 30 ile favori. SPD yüzde 14-17 arasında. Die Linke yüzde 3, BSW yüzde 6’larda görünüyor. Yeşiller ise büyük düşüşle yüzde 7’lerde. Liberal FDP yüzde 4’lerde.

∗∗

YÜCEL ÖZDEMİR: ALMAN SERMAYESİ İÇİN ALTERNATİF!

“Almanya için Alternatif” (AfD) partisinin asıl olarak sermaye için bir alternatif parti olduğu her geçen gün biraz daha belirginleşiyor. Son kongrede “muhafazakar liberal” kimliğe yapılan vurguyla bağlı olarak, ekonomiye yaklaşım itibariyle AfD asıl olarak, Alman olsun olmasın, Almanya’da faaliyet sürdüren bütün sermaye gruplarına, daha fazla sömürü ve daha fazla vergi muafiyeti istiyor. 11 Ocak’ta Riesa’daki kongrede kabul edilen seçim programının sekizinci sayfasında partinin “sosyal piyasa ekonomisi” savunduğu ilan ediliyor. Programın dokuzuncu sayfasında “Kurumlar vergisi uluslararası standartlara göre çok yüksek” denilerek bunun düşürüleceği vaat ediyor. Bir neoliberal tez olan “Devletin piyasaya müdahalesini en aza indirme” 10. sayfada yer alıyor. Keza sermayenin ucuz enerji ihtiyacı için nükleer santrallerin yeniden açılması, CO2 vergisinin kaldırılması gibi taleplerine öncelik veriyor. Asgari ücretin artırılması programda yok. Sadece çalışanlardan alınacak düşük vergilerle insanca yaşamaları öneriliyor. Emeklilikteki yoksulluğa karşı ise Avusturya modeli öneriliyor.

Yücel Özdemir
Araştırmacı-Yazar

AfD, mücadeleyle kazanılan işsizlik parasına ise savaş açıyor. Kendi isteğiyle işten ayrılanların İşsizlik Sigortasıdan yardım almaları söz konusu değil. İşveren tarafından işten atılanlar ise “Prensip olarak, işsizlik yardımına hak kazanma ancak üç tam yıl çalıştıktan sonra mümkün olmalı. İşsizlik desteği başlangıçta altı ay ile sınırlı. Her iki ay için bir yıl daha prim ödendiğinde, hak kazanma süresi bir ay artar. Ek olarak 50 yaşın üzerindeki çalışanlar, işveren tarafından işten atıldıklarında işsizlik ödeneği almaya hak kazanmalıdır” deniliyor. (Sayfa 22)

Sermayeye yapılan bir diğer kıyak da emlak ve miras vergisinin kaldırılması vaat ediliyor. Bu vergilerin kaldırılması durumunda zenginler daha fazla zengin, yoksullar daha fazla yoksul olacak. Almanya’nın Euro’dan ayrılması da programda yer alıyor. Daha önce Dexit olarak ifade edilen AB’den ayrılma ise taslakta yer aldığı halde çıkarıldı. Savaş örgütü NATO’dan ayrılma ifade edilmezken, NATO içinde Almanya’nın çıkarlarına öncelik verilmesi isteniyor.

Dünyanın en zengin insanı Elon Musk ve Alman sermayesinin bir bölümüne bu vaatler oldukça cazip geliyor. Diğer partiler zayıfladığı için onların yerine bir seçenek olan AfD, öncesine göre daha çok sermayenin güvenini kazanmış görünüyor. Bu nedenledir ki; Alman sermayesi içerisinde AfD’ye yönelik genel yaklaşımın bir yıl öncesine göre kısmen bir değişimin olduğunu söylemek mümkün. Bu değişimin temsilciliğini ise Die Welt, Bild, Welt am Sonntag, Welt TV gibi medya organlarını çatısı altında toplayan Axel Springer yayınevi yapıyor. Musk ve AfD’nin başbakan adayı Alice Weidel, ay sonunda bu sefer Berlin’de Axel Springer tekeli tarafından düzenlenecek “Ekonomi Zirvesi”nde buluşacak. Gelişmeler önümüzdeki süreçte daha fazla tekelin, şirketin, tıpkı Avusturya’da olduğu gibi aşırı sağcı partiyi bir tehlike değil, alternatif görme kervanına katılacağını gösteriyor. Bunda ABD’de Trump’ın yeniden seçimleri kazanması, Musk’un ülkelerin siyasi dengelerini etkileyebilecek platformlara sahip olmasının da bir rolü var.