birgün

30° AZ BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 25.05.2017 09:42

Neşeyi susturma amaçlı dünya

Manchester Arena’daki terör saldırısı dünyadaki kültür sanat etkinliklerine balta vuracak. İnsanoğlu nasıl bir sınavdan geçiyor, geçebiliyor mu? Geyik moral düzeltiyor mu? Bazı şeylerin dozu kaçmadı mı?

Neşeyi susturma amaçlı dünya

İki gün önce uzun zamandır bir konserde yaşanan en büyük terör saldırısı gerçekleştirildi. 22 izleyici öldü 50’den fazla da yaralı var. Tam anlamıyla bir facia yaşandı. Ariana Grande Manchester Arena’daki konserinde sahnedeyken bir bomba patladı. Apar topar sahneyi terk etti Grande. İnsanların yerine koyun kendinizi biraz. Çocuklar, o çocukları konsere getiren ebeveynler, organizasyon çalışanları, güvenlik vb. Paniği bir düşünelim… Ben o tarihlerde İngiltere’de olsam o konseri kaçırmazdım emin olun. Paris, Bataclan’daki saldırıda Eagles of Death Metal konserini kaçırmayacağım gibi...

Ariana Grande’nin sold out yani tüm biletleri tükenen Avrupa turnesi iptal edildi anında. Bu çok büyük bir kayıp. İnsanlık adına da çok büyük bir kayıp. Türkiye’de hem terör saldırıları hem de izleyicinin artık biraz daha fazla temkinli olmasından kaynaklanan bir ekonomi çöküşü yaşanıyor. Yabancı konserlerin iptal edilmesi bir yana iptal edilmeyenler de zarar ediyor. İnsanların korkmasına hiç kimse bir şey diyemez. Herkes haklı. Bırakın konsere gitmeyi kültürel anlamda yozluktan kıvranan Beyoğlu’na gece saatlerinde ayak basmaya korkar olduk. Çocukken korkmadığım sokaklarda artık korkuyorum.
neseyi-susturma-amacli-dunya-291746-1.
Konumuza geri dönelim. Bu tip terör saldırılarında 2 çeşit insan tipiyle karşılaşıyoruz. Şahsen ikisinin de varlığı beni korkutuyor. “Ariana Grande’nin müziği o kadar kötü ki o yüzden saldırmışlardır” diyerek mavra yapanlar ve “Onlar da terörün tadını alacaklar” diyen acımasızlar. Nasıl bir mantık nasıl bir kafa bunları söyleyebilir anlamıyorum. Twitter genelinde konuşacaksak -ki sokakta da aynı kahvehane muhabbeti dönüyor- ben trollerin olmasından rahatsız değilim hatta bazılarını okurken çok gülüyorum. Çarpık espri anlayışı ve sarkazmdan beslenen komedi kıs kıs güldürüyor. Fakat… İşi gücü geyik olana pek lafım yok ama nerede duracağını da bilmek gerek. Her şeyin geyiğini yapınca umursamaz ve komik olmuyorsunuz. Can sıkıcı oluyorsunuz, kara sinek gibi. 3-5 kez retweet edilmek için bilmem kaç çocuğun canından olduğu bir saldırıyla dalga geçemezsiniz. Diğer kitleye laf edemiyorum bile. İnsanlık bu değil. Bundan sonra bu tarz vakalarla daha çok karşılaşabiliriz. Hani memlekete bu saatten sonra zor konser görürüz diyorduk ya, hani yurtdışında izleriz filan diyorduk. O işler biraz zor artık. Manchester Arena’da böyle bir terör saldırısı oluyorsa dünyanın her yerinde olabilir korkusu artık daha hızlı yayılacak. Fakat Avrupa’daki mantalite bizim memleketten biraz daha farklı. Yas ilan edildiğinde de moral için konser yapabilirler. Olması gereken budur. Teröre sen buradaysan biz de buradayız mesajı verilir. İnsanlara moral aşılanır. Evet, gerçekten riskli bir hareket ama genelde uyguladıkları sistem budur.

Bizim insan olarak yapabileceğimiz şey insanlığımızı kaybetmemek. Ariana Grande’nin müziğine -ki ben gayet beğeniyorum- ya da pop müziğe genel olarak hedefe koyup bu yüzden terör saldırısı yaşanmıştır mavrası insanlığa sığmaz. Grande’yi kimin dinlediğinin bir önemi yok. Bir konsere yaş kitlesi, dil, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaksızın insanlar gider ve tek hedefleri sevdikleri müziği dinleyerek eğlenmektir. Bu insanların canına kast eden insanlar kadar haysiyetsiz ve çıkarcıdır dalga geçen de… Paris, Bataclan saldırısında hatırlarsanız mekan hızlıca toparlanmış ve açılışı çok vakit kaybetmeden yapılmıştı. Manchester Arena’nın kapasitesi 21 bin kişi. Bataclan çok daha küçük bir salondu. Ufak bir mekan olduğu için daha çok ölümle sonuçlanmıştı. Paris saldırısında hızla toplanan morali Manchester Arena saldırısından sonra bulmak biraz zor olabilir. Mevzunun kalibresi çok daha yüksek. Moralim bozuk olsa da bugünden daha iyisini ummaktan başka çare yok.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız