birgün

24° AZ BULUTLU

DÜNYA 06.06.2020 08:11

New York Fordham Üniversitesi’nden Prof. Greer: Bir toplumun çöküşüne şahitlik ediyoruz

Pandemiye rağmen insanlar omuz omuza sokaklarda protesto yapıyorlarsa bunun temelindeki öfkeyi anlamak lazım. Amerikan demokrasisinin böyle bir başkanla dört yıl daha yaşayıp yaşayamayacağından emin değilim

New York Fordham Üniversitesi’nden Prof. Greer: Bir toplumun çöküşüne şahitlik ediyoruz

JOHANNA ROTH

New York’taki Fordham Üniversitesi’nde seçmen grupları, kent sosyolojisi ve seçimler konularında ders veren Amerika araştırmaları uzmanı Profesör Christina Greer ile Alman Die Zeit gazetesi ülkede haftalardır devam eden ırkçılık karşıtı eylemleri konuştu.

>> Profesör Greer seçimler, ırkçılık ve Amerika’daki fırsat eşitliği konularında araştırmalar yapmaktasınız. Yaşanan protestoların siyaset ve toplum üzerindeki etkileri nasıl olacak sizce?

Umarım birçoğumuz için yerel siyasetin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmış oldu. Belediye meclisi üyeleri polisin kullandığı ekipmanı belirler, bugün aynı polisler bu ekipmanlarla vatandaşa saldırmakta. Umarım bundan sonraki süreçte insanlar bu konuya daha çok özen gösterir ve bunun sonucu olarak seçimlere katılım artar ya da daha da iyisi seçimlerde aday olurlar. 2014 yılında Ferguson’daki protestolardan sonra birçok aktivist siyasi görevlere talip oldu. Bu durum protestoların seçim yoluyla politik eylemliliğe evrilmesi şeklinde tercüme edilebilir. Bunu en iyimser sonuç olarak değerlendirebiliriz, en kötümser senaryo ise insanların protestolar sonucunda hemen başarılı bir sonuç elde edememeleri durumunda daha çok hayal kırıklığına uğrayarak siyasetten daha fazla uzaklaşması şeklinde kendini gösterebilir.

>> Bu yıl seçimlere katılma oranının daha önceki yıllara göre yükseleceğini düşünüyor musunuz? Sonuç olarak korona krizi, ekonomik kriz, ırkçılık konusuyla ilgili tartışmalar ve polis şiddeti gibi konular kitlelerin gündeminde.

İnsanların korona nedeniyle kendilerini bir kriz evresinde gördükleri endişesini taşıyorum. Şu anda insanları meşgul eden konular; “Yiyecek alacak parayı bulabilecek miyim, kiramı nasıl ödeyecek ya da eğer hastalanırsam ne olacak?” Böyle durumlarda insanların aklına seçimlerin gelmesi pek beklenemez.

new-york-fordham-universitesi-nden-prof-greer-bir-toplumun-cokusune-sahitlik-ediyoruz-740453-1.

>> Bugünlerde protestolar aracılığıyla kendini sokaklarda gösteren öfkenin, korona kriziyle birlikte daha çok kendini gösteren varoluşsal sıkıntı ile ilişkisi nedir sizce?

Eğer global boyutta yaşanan bir pandemiye rağmen insanlar hâlâ omuz omuza sokaklarda protesto ediyorlarsa, bunun temelinde insanların öfkelerini alevlendiren bir şey yatmakta. Unutulmaması gereken bir şey var; George Floyd olayı, istisnai bir trajik olaydan ibaret değil, bu birçok topluluğun günlük yaşadığı yapısal bir sorun. Buna ek olarak pandemi süreciyle birlikte artanlarla birlikte toplam işsiz sayısı 40 milyona dayandı, hükümetin virüse karşı açtığı savaştaki yenilgisi. Birçok Amerikan vatandaşı korku içinde, öfkeli ve bu duygular kendini sokaklardaki protestolarda kendini bulmakta.

>> Siyahlar sadece ırkçılıktan mustarip değiller, istatistiklere göre Covid-19 yüzünden hayatını kaybetme oranları da beyazlara göre daha yüksek.

Korkarım bu durum da siyasi sisteme yabancılaşmayı artıracak. Birçok siyah Amerikan vatandaşı siyasetten uzaklaştırıldı, birçok alanda ayrımcılığa maruz kalıyor ve yok sayılmakta. Ve kimin yönetimde olduğunun da pek önemi yok, Demokratlar ya da Cumhuriyetçiler. Siyahlar değişmeyen bir adaletsizlik durumuyla yaşamak zorunda bırakıldılar ve korona krizi bu adaletsizliği daha da açık hale getirdi. Bu nedenle siyahların seçimlere katılmayacakları kaygısını yaşıyorum, halbuki tam da şimdi onların oylarının çok daha önemli olduğu bu dönemde.

>> Protestolarla ilgili haberlere baktığımızda eylemcileri camları kıran, binaları yıkan, şiddet yanlısı isyancılar şeklinde lanse eden bir fotoğraf çıkıyor karşımıza. Trump radikal solcuları bu durumdan sorumlu tutarken, kendi vatandaşlarını teröre karşı savaş cümleleri ile tehdit ediyor. Bu seçmenleri etkiler mi?

Kasım ayına kadar daha zaman var. Ama işin kötü tarafı Trump korona krizini yönetmedeki başarısızlığını protestolar sayesinde perdeledi, dikkatleri başka yöne çekmeyi başardı. Durum neyi gerektiriyorsa, kendini kurban ya da kahraman olarak lanse etmeye çalışıyor. Trump taraftarları bu durumdan oldukça hoşnut, onların dünya görüşlerine uygun siyasetin yapıldığı bir dönem. İstedikleri Amerika “Beyazlar için beyazlar ülkesi” Trump’ın başarısı bizim ona ne kadar izin verdiğimize bağlı. Trump’ın davranışları çok tehlikeli. Ve bu duruma kendimizi alıştırmamalıyız. Trump’ın yaptığı tüm politik hataların bir sonucu, bedeli olmalı.

new-york-fordham-universitesi-nden-prof-greer-bir-toplumun-cokusune-sahitlik-ediyoruz-740454-1.

>> Şimdiye kadar bir bedeli olmadı mı bu yaptıklarının, emin misiniz?

Amerikan demokrasisinin böyle bir başkanla dört yıl daha yaşayıp yaşayamayacağından emin değilim. Ve inanın bu abartı değil. Politik kleptokrasi, önemli makamların Trump’ın çocukları ve arkadaşları tarafından yönetilmesi vb… Bu zararlar nasıl giderilecek? Michigan’da vali konağını silah zoruyla işgal eden beyaz ırkçılar serbest bırakılırken, polis silahsız eylem yapan vatandaşlara göz yaşartıcı bomba ve plastik mermilerle saldırıyor.

>> Protestolar sayesinde bir şeylerin az dahi olsa değişebileceğine inanıyor musunuz? Protestolar çok çabuk bitecek gibi görünmüyor.

Bazıları durumun ciddiyetini ve önemini kavrayıp protestocularla dayanışma gösteriyor. Ama insanlar görmek istedikleri şeyi görüyor. İnsanlar olayların altında yatan gerçek sebepleri görmek yerine maddi hasarlara sinirleniyorlar. Ne yazık ki mevcut durumun birden bire değişeceğine inanmıyorum.

Die Zeit’ten çeviren Nurcan Dikme Yaşar

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız