birgün

17° AÇIK

DÜNYA 26.08.2020 06:54

New York’ta çalışan Doktor Sine Akten anlattı: İyi olmaya hastalarımız kadar ihtiyacımız var

Kâra dayalı sağlık sistemine sahip ABD’de koruyucu ekipman dahi sağlanamayan sağlık personelinin çektiği sıkıntılar pandemi gündeminin önemli konularındandı. Zor koşullarda çalışanlardan Dr. Akten: Sağlıkçıların desteklenmesi gerek!

New York’ta çalışan Doktor Sine Akten anlattı: İyi olmaya hastalarımız kadar ihtiyacımız var

Ömür Şahin Keyif - @omurkeyif

ABD’nin New York eyaleti, Covid-19 pandemisinin ülkedeki ilk merkezlerinden biriydi. Binlerce kişinin öldüğü eyalette toplu mezar görüntüleri, cenazelerin araçlarda bekletildiği haberleri tüm dünyada yankı buldu. Kâra dayalı bir sağlık sistemine sahip ABD’de, koruyucu ekipman dahi sağlanamayan sağlık personelinin çektiği sıkıntılar da pandemi gündeminin en önemli konularından biri oldu. Bu zor koşullarda hekimlik yapanlardan biri de Nefroloji Uzmanı Dr. Sine Aras Akten’di...

Brooklyn’de bulunan Woodhull Tıp Merkezi’nde Yan Dal Şefi olarak çalışıyor Dr. Akten. Pandeminin o en sıcak günlerinde yaşadıklarını ‘Bir Türk Doktorun Korona Güncesi’ isimli kitapta topladı. Dr. Akten, geliri kız çocuklarının eğitimi için harcanacak kitabını ve pandemi sürecini BirGün’e anlattı.

► Sizi bu kitabı yazmaya iten neydi?
Yaklaşık 10 yıldır anlatımsal tıp (narrative medicine) üzerine çalışıyorum. Hasta hikâyelerini toplumun anlayabileceği dile çekip, halkı hem hastalıkla ilgili bilgilendirmek hem de hasta-doktor ilişkisinde güveni yeniden sağlamak ya da son zamanlarda erozyona uğramış empatiyi yenilemek için uzun süredir bu işle uğraşıyorum.

Harvard Basın ve Tıp (Media and Medicine) Programı’na kabul edilen ilk Türk oldum. İlk projem böbrek hastalığının farkındalığı üzerine olacaktı, fakat mart ayının ortası itibariyle Covid-19’un gündeme gelmesiyle, projenin tüm ayakları durdu; çünkü hastaneye hasta kabul edemiyorduk.

Bu yorgunluk, yoğunluk üzerine başımıza gelenin tsunami gibi büyük bir dalga olduğunu fark ettiğim zaman, dedim ki bu işin koronavirüs hikâyelerine dönmesi seçenek olsun. Bir hastamı kaybettikten sonra karar verdim Covid-19 hikayeleri yazmaya.

Öte yandan ABD’deki hasarı Türkiye’ye yansıtabilirsek acaba oradaki hasarı önleyebilir miyiz diye düşünüyordum. Bulunduğum Harvard Programı’na da aktarmak istediğim bir durumdu bu, iki ülke arasında bilgi geçişi ve toplumu ekrandan bilgilendirmek. Sağlık bildirilerinin doğruyu yansıtması toplum sağlığını etkileyen ana unsurdur. Bu dönemde türlü türlü ölümlere şahit olduk. Bu durumun sağlık çalışanının morali üzerinde yıkıcı etkisi olmuştu. Sağlık çalışanları savaş ortamında çalışıyorlardı. Durum pandeminin vurduğu ülkelerde farksız… Yıpranan ve zarar gören donanımlı bir kesim. New York’ta anksiyete ve depresyon bu grupta yüzde 46 oranında arttı. Hâlâ travma sonrası uyku durum bozukluğu yaşayan bir grup… İkinci dalgada ve sürerliği iki yılı bulacak bu süreçte sanırım sağlık çalışanlarının ruhsal olarak desteklenmesi gerek. Bu kitabı onların dili olmak için de yazdım. Çünkü mesleğiniz doktorluk olsa da insan olgusu değişmiyor. İyi olmaya en az hastalarımız kadar bizim de ihtiyacımız var.

HAFTADA BİR MASKE!

► ABD hükümeti ilk etapta sağlık çalışanlarına koruyucu ekipman dahi sağlayamadı. Sağlık çalışanları bu duruma nasıl tepki verdi?

27 Şubat’ta federal hükümet, salgın martta yükselir ama nisanda yok olur şeklinde bir açıklama yaptı. Böyle hazırlıksız olursanız, ‘dünyanın en iyi tıbbını yapan’ sağlık çalışanlarına haftada bir değiştirmek üzere maske vermek zorunda kalırsınız ve onlara zarar verirsiniz. Bine yakın hemşire kaybı, 400’e yakın doktor kaybı var. Eğitimli ve teçhizatlı kişiler bunlar. Donanımlı bir grubun kaybı ve beklenmedikle karşılaşmak daha sonradan sağlık çalışanlarının üzerinde başka bir tsunami başlatıyor; depresyon tsunamisi. Yakin zamanda ise davalar başlamak üzere. Burada zarar gören sağlık çalışanlarının uzun dönemde sistemi dava ettiklerini göreceğiz. Bunun, adaletin sağlanması ve degisimin gerçekleşmesi icin gerekli bir süreç olduğuna inanıyorum.

new-york-ta-calisan-doktor-sine-akten-anlatti-iyi-olmaya-hastalarimiz-kadar-ihtiyacimiz-var-773237-1.
Sine Aras Akten

► ABD’de hekimlerin normal koşullardaki hasta yoğunlukları Türkiye’ye kıyasla çok daha az. Pandemiyle birlikte ne yaşadınız?
Çok yoğunluklu hasta tedavisi görmemiş bir gruptan bahsediyoruz. Biz kendi ülkemizdeki yoğunlukları biliyoruz, fakat burada 35-40 hastadan fazlası geldiği zaman bir rahatsızlık başlar. Yüksek düzeyden tekrar düzenlemeler yapılır. Daha da fazla yığılmaya alışkın değil doktorların sistemleri – kalitenin sağlanması icin gerekli bir durumdur.

Mart ortası itibariyle New York’a hazılıklı olmamız için talimatlar yansıtıldı. Fakat yerel salgınlar için yeterli olabilecek bir altyapıyla sunum yapılmıştı. Bu bir küresel bir salgındı, bu kadar yoğun olacağını ancak bir önceki ülkeye yapıp ettiğiyle fark ediyorsunuz. Fakat buradaki durum biraz daha farklıydı. Altyapının yeterli olmadığını aslında salgından önce de biliyorduk. Altyapıdaki eksikler her zaman gündemdedir, sağlık reformu adı altında her hükümet tarafından ele alınır. Biz şu an bu pandemi ile “dijital sağlık” ve buna bağlı gelişen sistemler üzerinde reforma ve değişikliklere gidiyoruz.

MÜDAHALEDE GERİ KALINDI

► Nedir sorunlar?

Buradaki sağlık sistemleri tüm toplumu kavrayabilecek şekilde inşa edilmemiş en baştan beri. Çalışanın sigortalandırıldığı, çalışmayanın ise devlet tarafından bakıldığı bir sistem; fakat devlet bakımına da çok zorla erişebiliyorlar. Ve kağıtsız, sigortasız çalışan çok büyük bir kitle var. Bu kitle sağlık erişimi olmadığı için zaten oldukça zorda. Bu kitlenin yüzde 90’a yakını göçmen, yüzde 12’si de işini kaybetmiş, daha sonra iş bulamamış bu nedenle de sigortasız olan kişilerden oluşuyor. Daha çok Siyahlar ve Latinlerden oluşan bu kişilerin çoğunluğu sağlık sistemlerinden daha fazla yara alıyor çünkü düzenli olarak muayene edilmiyorlar. Düzenli bir ilaç politikası da olmadığı için en basit hastalık bile takipsiz kalıyor. Bu salgında bu kesimde 3,5 ila 6 kat daha fazla ölüm yaşandı. Ölümlerin yüzde 40’a yakınının bu kesimi vurduğunu gördük. Doğal olarak da uzun vadede ABD pandemiye hazırlıkta geri kalmış oldu.

Şu an Florida’da, California’da, Arkansas’ta, Georgia’da pandemi aynı şekilde pik yapıyor ve müdahalede geride kalınıyor. Çünkü test yapılması, testin yaygınlaştırılması gecikti, izolasyon ve karantina uygulamalarında sorun yaşandı. Test yaygınlaştırıldıktan sonra da olguların takibinde bir sıkıntı oluştu. Kore’de, Tayvan’da, Çin’de ya da bizdeki gibi yasaklamalarla gidemiyorsunuz bu ülkede. Sadece çok şiddetli öneride bulunabiliyorsunuz. Bu da tabi toplumun uyup uymamasına bağlı. New York yüzde 90 oranında uydu örneğin, mart-nisanda 30 bine yakın ölüm verdi ve daha sonra eğriyi indirdi. İnsanlar izolasyonu uygulamaya çalışıyor, partiler yapılmıyor, toplanmalar yok, yazın etki ve rehavetiyle yavaş yavaş oluyor gençler arasında ama yine de kontrol altında bir olgu var. Ama bunlara uymayan Oregon, Arkansans, California daha önceden Florida şu an bunun büyük ceremesini çekiyor, bine yakın ölümlerle. ABD genelinde toplam ölüm 170 bini buldu ve hâlâ devam ediyor.

► Neden New York’tan ders alınmıyor?
Eyaletler, birbirinin etkisinde gerileyebiliyorlar ancak ilerleyemiyorlar; çünkü her eyaletin kendine ait bir regülasyon sistemi var. Hem merkezden yönetiliyorlar hem de kendi içlerinde bir yönetim sistemleri var. Doğal olarak da aldıkları kararlarla ilgili federal hükümetle bir çatışma yaşayabiliyorlar. New York’ta bu oldu. Kapatma kararına ilişkin federal ve yerel hükümetler arasındaki çatışmanın ürünü olan iki haftalık gecikme nedeniyle 35 ila 45 bine yakın fazladan vaka gördük, bu da ölüm rakamlarına yansıdı, 30 bine yakın ölüm verdik.

Öte yandan ders almamak üzerine ilerleyen bir federal hükümet var. Trump yönetimi bu konuda gerekli adımları atmak için herhangi bir engel görmese de adım atılana kadar çok fazla bekleniyor. Sorgulama ve olayı indirgeme süreci başlıyor. Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Fauci’nin, Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) Başkanı Dr. Redfield’in söylediği herhangi bir konu gündemde uzun süre tutulduktan sonra uygulamaya geçiyor. Başkan hâlâ maske takmıyor. Dışarıya işin üzerine eğilinmiyormuş görüntüsü veriliyor. İşin gerçeği bilim kurulunun aldığı kararlar o ya da bu şekilde hızlı olmasa da uygulanıyor. Ama iki haftalık ya da üç haftalık gecikmeler olduğunda böyle salgınlarda ölüm rakamları 20-35 bin fazlalaşıyor.

Alınan siyasi kararların, yapılmayan sağlık reformlarının toplumun sağlığına direkt etkisini bu salgında gördük. ABD’de 8 yılın üzerinde bir doktor olarak söylüyorum sağlık sistemlerinin reformunun olması gereken yıl bu yıl. Ve artık sistemin işlemediği pandemiyle gün yüzüne çok acı bir faturayla çıktı.

Neden New York’ta daha fazla diye sorarsanız, insanlar çok daha fazla yoğun, daha hızlı şekilde kapatılamadı ve maalesef ABD genelinde, birinci basamak hekimliği de yok. Ayrıca göçmeni çok fazla. Bu bekleniyordu. Yaşlıların bulunduğu huzur evleri de sayıyı artırdı.

►Şu anda New York’taki havayı nasıl tarif edersiniz?
George Floyd protestolarının ardından, yüksek gelirli kişilerin şehir merkezinden uzaklaşmasıyla New York’un ekonomisi durma noktasına geliyor. Özellikle de boşalan konut ve iş yerleri ve yatırımların durması dolayısıyla. Yaklaşık 70 bine yakın restoran kapandı. İş gücü kaybı yüzde 15-16’ya çıktı. Daha çok Hispanikler ve Siyahlar işini kaybediyor. Her zaman olduğu gibi onlar daha uzun vadede zarar görüyor. New York halkı sessiz. Uyumaz diye bilinen şehir uyuyor. Halkta ikinci bir dalga gelir mi diye bir korku var. Eylülde çocukların okula başlaması söz konusu. Depresyon yüzde 47 arttı, intihar oranlar yüzde 18-20 arttı. Salgın sonrası kontrolü ele alabilmiş şehirlerde olan şey: Temkinli ve sürerli bir hayalet şehir olma durumu. Ve bu br zorunluluk.

new-york-ta-calisan-doktor-sine-akten-anlatti-iyi-olmaya-hastalarimiz-kadar-ihtiyacimiz-var-773239-1.

SALGIN KONTROL ALTINDA

► Vakalardaki son durum nedir?

Vakalarda yüzde 1’e yakın artış var fakat yoğun bakım yatışları yok. Salgın kontrol altında. Faz üçten dörde geçildi. Mekânın kapasitesi ve sosyal birliktelikli aktiviteler icin daha bir faz daha var. Ancak vakalarda hafif bir artış olduğu için şimdilik fazı değiştirmeyecektir Vali Cuomo ve ekibi. Fazların ilerlemesi ve/veya vaka artışlarıyla geri çekilmesi, yerel yönetimin sert kararları New York’ta birçok iş yerini yoruyor. Fakat insan sağlığını koruduğu ve ölümlerin önüne geçtiği kesin.

► Ekonomik nedenlerle kimi eyaletlerde zamanından önce ‘açılma’ yaşandı. Türkiye’de de bu durum eleştiriliyor. Zamanından önce açılmanın nasıl etkileri oluyor, olacak?

Aynı durum New York ve benzeri eyaletlerde de yaşandı. Maalesef, rakamlar ve pandeminin doğası gereği sosyalleşmenin devamlı şekilde kesildiği durumlarda olumlu sonuçlar alma olasılığı artıyor. Aşılanma ve tedavi olmayan bir süreçte, tek önlem sosyal mesafe, maske takmak, hijyen kurallarına uymak. Bu durum 2, 3 senelik uzun bir dönemi kapsadığı için, toplumun dinamiklerine bu virüsle yaşamaya alışma özendirilmelidir. Hem yerel hem merkezi hükümetin hızlı bir ortak kararla, toplum sağlığına yönelik bilinçlendirme ve takibi devamlı kılmaya çalışması gerekmektedir.

Maalesef bu uzun soluklu bir koşu. Nefesimizin yetmesi için nefesimizi maskelerle korumalıyız. Ülkemizin hafızalarını ve kıymetlerini bu şekilde koruyacağız. Her gencimize evdeki büyüğünü koruma görevi düştü. Bu görevi maskeyi doğru kullanarak yerine getirebiliriz.

*****

Ölümler adaletsizliğin faturası

Pandemiyle uygulamaya başladığımız sosyal mesafe ABD’de vardı zaten; sosyal ve sınıfsal adaletsizlikle… Ölüm rakamları ekonomik adaletsizliğin faturası gibi oldu. Bunların birbiriyle korelasyon içinde olduğunu gördük. ‘Zip kod’ dediğimiz şey buranın posta kodudur, insanların yerleşim yerini gösterir. New York’ta aynı zip kodlarında ölümlerin olması pek rastlantı değildir. Bu diğer eyaletlerde de aynı şekildedir. George Floyd’la birlikte yeniden ortaya çıkan Siyah yaşamın da anlamı olduğuna dair hareketlenme, var olan sosyal sınıfsal adaletsizliğin patlamasıydı.

Bildiğim şey şu ki bu dönem, özellikle doktorların, bilim kurulunun siyasi olarak da söz sahibi olması gerektiğini gösteriyor. Bilimin ne kadar gözden kaçırıldığı, siyasi amaçlı ve bilimin söylediğinden farklı politikaların toplum sağlığına verdiği zararı da gördük.”

******

new-york-ta-calisan-doktor-sine-akten-anlatti-iyi-olmaya-hastalarimiz-kadar-ihtiyacimiz-var-773238-1.
İkinci kitap kadınlar için…

“Mart ve mayıs ayları arasında bu kitabı yazarken, birçok kadın cinayeti, çocuk kaçırılması, çocuk tecavüzü gibi haberler çıkıyordu. Yayıneviyle sözleşmemi kitabın bütün gelirinin kız çocuklarının eğitimine harcanması üzerine yaptım. Bu kitabın geliri bana gelmeyecek.

İkinci kitabım ise Türkiye’de kadın istismarı ve kadının hayatında sağlıklı kalmasının önemi, kız çocuklarının maruz bırakıldığı eğitimsizlik ve gerilemenin yok edilmesi için yazılıyor. Genel olarak, kadın ve hastalıkları üzerine sosyolojik kökenleri olan bir kitap olacak. Aynı şekilde anlatımsal tıp ile hastalıkların kadına olan etkisini de gün yüzüne çıkarmayı hedefledim.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız