birgün

10° AÇIK

SİYASET 30.10.2020 11:09

New York Times: Erdoğan, Halkbank davasını Trump üzerinden yönlendirdi

New York Times gazetesi, Halkbank davası sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevkidaşı Donald Trump ile kişisel ilişkileri üzerinden ABD'nin yargı kurumlarına uyguladığı baskıyı haberleştirdi. Haberde ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın doğrudan Hazine Bakanı Mnuchin ile temasa geçerek Halkbank’a verilmesi öngörülen 2 milyar dolarlık cezanın indirilmesi için görüştüğü bilgisi verildi.

New York Times: Erdoğan, Halkbank davasını Trump üzerinden yönlendirdi

ABD’nin önce gelen gazetesi New York Times (NYT), Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD’li üst düzey yetkililer ve lobi kuruluşları aracılığıyla, Halkbank davasını etkileme girişimlerine ilişkin ayrıntılı bir haber yayımladı.

New York Times’dan Eric Lipton ve Benjamin Weiser’ın 20'nin üstünde yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile olan yakın ilişkisini kullanarak Halkbank davasını etkileme girişimlerinin Washington'da bu durumun büyük rahatsızlık yarattığına değinildi.

ADALET BAKANLIĞI DAVAYI ENGELLEME GİRİŞİMİNDE BULUNDU

Erdoğan’ın 2018 Kasım ve Aralık ayında mevkidaşı Trump ile yaptığı görüşmelerde, Halkbank davasının çözümüne ilişkin sıklıkla baskı yaptığına değinilen haberde, görüşmeler neticesinde dönemin adalet bakanları Matthew G. Whitaker ve William P.Barr'ın davaya bakan New York Güney Bölgesi Federal Başsavcısı Geoffrey S. Berman ile temasa geçerek davayı engelleme girişimlerinde bulunduklarına işaret edildi.

Haberde, Adalet Bakanı Barr'ın, Federal Başsavcısı Berman'la temasa geçerek Berman'a Halkbank'ın para cezası ödemesi ve hata yaptığını kabul etmesi karşılığında davanın düşürülmesi için baskı yaptığına dikkat çekiliyor. Federal Başsavcısı Berman'ın anlaşma teklifini reddettiği da haberde yer alıyor.

‘TÜRKİYE AĞIR PARA CEZASI ÖDEYECEK DURUMDA DEĞİL’

Adalet Bakanının ardından bu sefer de Halkbank avukatları Davaya bakan Federal Başsavcısı Geoffrey S. Berman’ın ofisine giderek, genel bir anlaşmaya varılması için defalarca görüştüğü haberde yer alıyor. Federal Başsavcılık Ofisi ise bankanın ağır bir para cezası ödemesi, faaliyetlerini reformdan geçirmesi ve bir dizi itirafta bulunması koşuluyla davanın düşürülebileceğini belirtiyor.

Haberde, Halkbank avukatlarının, Federal Başsavcılık Ofisi’nden gelen bu öneri karşısında, banka ve yöneticilerinin yanlış bir şey yapmadığını, Zarrab tarafından aldatıldıklarını ve Zarrab'ın ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savunduğu belirtiliyor.

İki Amerikalı yetkiliye dayandırılan haberde, düzey Türk hükümet yetkililerinin Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve Başkan Trump nezdinde yaptığı lobicilik faaliyetlerinin ardından, Bakan Mnuchin'un Halkbank'a çok ağır bir para cezası verilmemesi için Adalet Bakanlığı üzerinde baskı kurduğu ve Türkiye'nin ağır bir para cezası ödeyecek durumda olmadığı belirtiliyor.

ALBAYRAK MNUCHİN GÖRÜŞMESİ

Ancak Hazine Bakanı Mnuchin, Halkbank’a atfedilen “ihlal suçlamaları”nın çok ağır olduğu gerekçesiyle bankanın yanlış yaptığını itiraf etmesinde ısrarcı olduğu belirtiliyor. Ankara için çalışan lobiciler ve avukatların ise olası 2 milyar dolar bir cezanın bankanın geleceğini etkileyeceğini öne sürerek, para cezasının yüksek tutulmaması için görüşmeler yapıyor. Ayrıca bu konu ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın doğrudan Hazine Bakanı Mnuchin ile temasa geçtiği belirtiliyor.

New York Güney Bölgesi Savcılığının ve Hazine Bakanı Mnuchin’in taleplerinden geri adım atmamış olmamasının ardından Erdoğan konuyu 2018 sonunda Buenos Aires'teki G-20 zirvesinde Trump ile görüşüyor. Haberde, Erdoğan’ın ABD Bölgesi Savcılığının Halkbank'ın üzerine gitmeye devam etmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, Trump'tan duruma müdahale etmesini istediği belirtiliyor.

ERDOĞAN’IN BASKISI SONUCUNDA SAVCI BERMAN GÖREVİNDEN ALINDI

Yetkililerin ifadesine dayandırılan haberde, Erdoğan'ın Halkbank avukatlarının hazırladığı Halkbank'ın İran ile ticareti büyük ölçüde altın ve gıda maddeleri karşılığı yaptığı ve ticaretin Amerikan bankalarını kapsamadığı tezinin savunulduğu belgenin bir kopyasını Trump’a verdiğini, ABD Başkanının ise “Bana ikna edici geldi” dediği öne sürülüyor.

Haberde, Erdoğan’ın baskılarının ardından, Trump’ın Obama dönemde atandığı gerekçesiyle savcı Geoffrey Berman'ın görev yerini değiştirmek istediğini söylediği de kayıtlara geçiyor. 14 Aralık'ta Erdoğan ve Trump arasında yapılan telefon görüşmesinde ise Trump'ın Halkbank ile anlaşmaya yakın olunduğunu söylediği Erdoğan'ın da bu durumdan memnuniyetini dile getirdiği belirtiliyor.

Aynı gün Amerikan Adalet Bakanlığının New York Güney Bölgesi Savcılığını, Hazine Bakanı Mnuchin, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Adalet Bakanlığının Halkbank davasına daha fazla müdahil olacakları konusunda bilgilendirdiği kaydediliyor.

Haberde dikkat çeken bir diğer ayrıntı, Halkbank İddianamenin açıklanmasından sekiz ay sonra Haziran'da Trump’ın, Berman'ı görevden alması. NYT'ye konuşan Adalet Bakanlığı yetkilileri, Berman'ın Halkbank davasıyla ilgili tutumunun görevden alınmasının en önemli gerekçesi olduğunu dile getiriyor.

‘AMERİKAN ASKERİNİN HAYATINI TEHLİKEYE GİREBİLİR’

NYT’nin ortaya çıkarttığı bir diğer gelişme ise Adalet Bakanlığı görevini yürüten Whitaker'in savcı Berman ile görüşme ayarlayan yardımcısı Rosenstein'a “Suriye'deki Amerikan askerlerinin hayatını tehlikeye atabileceğini” gerekçesiyle davanın ilerlemesini istemediğini söylemesi.

Haberde, kısa süre görev yapan Whitaker'ın yerine gelen Adalet Bakanı Barr'ın da bu tutumu sürdürdüğü belirtiliyor. 2019 Haziran ayının ortasında Bakan Barr'ın savcı Berman ile Washington'da görüştüğünü ve Bakanlığın, sanıklara karşı suçlamaları düşürmesine rıza göstermeleri için savcıya baskı yaptığına da işaret ediliyor.

TRUMP, BARIŞ PINARINDAN SONRA DÜĞMEYE BASTI

Haberde ayrıca, Trump'ın şirketinin Türkiye'deki faaliyetlerinden vergi kayıtlarına göre 2015-2018 yılları arasında en az 2 milyon 600 bin dolar net kazanç elde ettiğine dikkat çekilerek, Trump'ın Halkbank davasında sergilediği "yanlı" tutumun dönemin üst düzey yetkilileri arasında bile rahatsızlık yarattığı iddia ediliyor.

Trump ile Erdoğan arasında başlayan gerilimin, Suriye'deki Barış Pınarı Harekatı konusunda yaşanan kriz sonrasında üst seviyeye çıkmasıyla ABD Başkanının Halkbank davasında düğmeye bastığı ifade ediliyor. Bu aşamada dahi Trump’ın başka yetkilileri davaya dahil etmediğine dikkat çekiliyor.

ERDOĞAN, BİDEN GÖRÜŞMESİ: ZARRAB’I TÜRKİYE’YE İADE EDİN

Dönemin başkan yardımcısı Joe Biden'ın 2016 yılı Ağustos ayında Türkiye'ye yaptığı günübirlik ziyarette Erdoğan'ın özel görüşmek için kendisini bir ağacın altına çektiği, Halkbank soruşturmasının Fethullah Gülen tarafından kurulan büyük bir komplo olduğunu söylediği, ayrıca o dönem Halkbank davasına bakan savcı Preet Bharara'nın görevden alınmasını istediği belirtiliyor.

Biden'a eşlik eden bir Amerikalı yetkiliye dayandırılan bilgide, Erdoğan’ın Zarrab'ın Türkiye'ye iade edilmesi ve "ABD gerçekten ilişkileri onarmak istiyorsa davanın düşürülmesi gerek" dediği aktarıldı.

Ayrıca konunun 2017 yılında BM Genel Kurul toplantısında yeniden açıldığı ve konu hakkında Başkan Obama'yı da iki kez telefonla aradığı ve dönemin savcısı Bharara’nın görevden alınmasını istediği öne sürüldü. Konu ile ilgili soruları yanıtlayan savcı Bharara ise Obama döneminde hiçbir yetkilinin Halkbank davasıyla ilgili kendisine herhangi bir soru yöneltmediğini söyledi.

HALKBANK DAVASINDA NELER OLMUŞTU?

Halkbank aleyhine New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi'nde açılan davada şu suçlamalara yer verilmişti: “ABD‘yi dolandırmak amacıyla komplo kurmak, ‘Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası'nı’ İran’a para transferleri yaparak ihlal etmek için komplo kurmak, ABD bankalarını dolandırmak, ABD bankacılık ve finans sistemini dolandırmak amacıyla komplo kurmak, kara para aklamak, kara para aklamak amacıyla komplo kurmak.''

Halkbank aleyhinde 15 Ekim 2019 tarihinde açıklanan 45 sayfalık iddianamede, Halkbank yönetiminin Türk hükümetinin üst düzey yetkilileri tarafından desteklendiği ve korunduğu da iddia edilmişti.Halkbank’ın 2012 ve 2016 yılları arasında İran’ın uluslararası piyasalarda petrol ve doğal gaz satışından elde ettiği geliri harcamasına imkan veren bir tezgahın, paravan şirketler ağını kullanarak uygulanmasına yardımcı olduğu ve bunun da ABD yaptırımlarının ihlalini oluşturduğu iddia edilmişti. İddianamede Halkbank’ın yaptığı transferlerin yaklaşık 20 milyar doları bulduğu öne sürülmüştü.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız