birgün

33° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 14.06.2021 09:25

Neysem onu dinliyorsunuz

Disco funk tarzındaki yeni albümü “7” ile dinleyiciyle buluşan Müzisyen Gökhan Türkmen, “Hem Sen İstanbulsun’daki benim hem Deli’deki. Ben neysem onu görüyorsunuz. Müzikal farklılık hepimizin içinde yer alan duygular” diyor.

Neysem onu dinliyorsunuz

Işıl ÇALIŞKAN

“Büyük İnsan”, “Aşk Lazım”, “Taş” gibi parçalarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Türkçe pop müziğin üretken isimlerinden Gökhan Türkmen, şimdi disko funk tarzındaki albümü “7” ile müzikseverlerin karşısında. Yenilikçi sound denemeleriyle dikkat çeken yedi şarkılık albüm, söz ve müzikte Gökhan Türkmen ve Mert Carim, düzenlemede ise Genco Arı imzası taşıyor. 2021’den 1970’lere uzanan disco, deep house, rocknroll, funk ve groove gibi zengin soundlara sahip analog kaydedilen albüm, şarkılar aracılığıyla zaman yolculuğuna çıkarıyor. Pandemi sürecinde evde üretilerek #iyiyaşa mottosu ile yola çıkan 7, dinleyicilere bir adamın özgürlüğünün hikâyesini şarkılarla sunuyor.

“Son derece ritmik ve dinleyenlere can katacağına inandığım bir albüm” diyen Türkmen ile albümünü konuştuk.

Nasılsınız? Konserden uzak kaldığınız bu bir buçuk yıl nasıl geçti?
Özümde iyiyim, diğer yandan yaşadıklarımızı, duyduklarımızı, gördüklerimizi düşününce birçok duyguda ben de sıkışıyorum. Bu süreci en verimli şekilde atlatmaya çalıştık. Durmadan ürettik, hem ekibim hem müzisyen arkadaşlarım aynı fikirde olduğumuz birlikte yol almak inancıyla ilerledik. Dijital canlı konserler verdik, her ay bir parça yayınladık, albüm çıkarttık. Durmadık anlayacağınız.

DİNLEYENLERE CAN KATACAK ALBÜM

Boş durmadığınız belli. 7 isimli yeni albümünüzün hikâyesini sizden dinleyelim…
2020 yaz ayında “Deli”yle başladı aslında her şey. Öyle dinamik ve hayata bağlayan bir şarkı oldu ki, sevgili Mert Carim ve Genco Arı ile bir araya geldik hemen ardından iki şarkı daha yaptık. Sonra da bu ritmi insanlarla paylaşalım istedik ve 7 şarkılık bir disco funk albümü olarak yayınlamaya karar verdik. Son derece ritmik ve dinleyenlere can katacağına inandığım bir albüm. 7’nin kutsal ve hatta mucizevi anlamlarının yanında daha sonradan dikkat ettim ki hayatımda birçok şey 7’ye varıyor. Yedinci stüdyo albümüm, evimin kapı numarası 7 gibi.

Disco, deep house, rocknroll, funk ve groove gibi soundlarla dinleyiciyi zaman makinesinde adeta yolculuğa çıkarıyorsunuz. Bunca seçenek arasında bir şarkı için “Tamam budur” dediğiniz aşama nasıl gerçekleşiyor?
1970 ve 1980’ler soundunu yıllardır dinliyorum ve müzik olarak en keyif aldığım dönemlerden olduğunu söyleyebilirim. Zevk ve kulak o kadar yerleşmiş ki 2021 soundu ile kendiliğinden birleşti. Bir yapboz gibi oturdu aslında. Bu nedenle albümün tam bir müzikal köprü niteliğinde olduğunu düşünüyorum.
7 albümünü biz evde ürettik ve stüdyoya her girdiğimizde tamam bu oldu harika oldu, bundan daha iyisi olmaz derken bir baktık ardından yaptığımız şarkı en az onun kadar güzel oldu. Bu bir tren vagonu gibi birbirine eklemlendi. Albümün tüm parçaları tam ve bütün. Hem müzikal, hem teknik, hem söz hem de vokal olarak.

Albümle birlikte yine yepyeni bir Gökhan Türkmen ile karşılaştık. Yeni kalmak sizin için ne ifade ediyor? Yeni kalmak için yöntemleriniz neler?
Aslında ben ne isem onu görüyorsunuz. Hem Sen İstanbulsun’daki benim, hem Deli’deki. Burada sizin dikkatinizi çeken müzikal farklılık hepimizin içinde yer alan duygular. Belki tek fark benim yeniliklere her zaman açık olmaktan yana olduğumdur. Bu bir yöntem değil aksine bu bir alışkanlık ve farkındalık düşüncesindeyim. Her zaman gelişime, paylaşmaya, yeniliğe ve üretmeye açık olmak gelişimimizi de sağlıyor. Büyümek, öğrenmek, gelişmek biz ölene kadar devam ediyor ve hem çevremize hem de bizden sonra gelenlere -açık olmaları kaydıyla- fayda sağlıyor.

neysem-onu-dinliyorsunuz-887444-1.

Spotify verilerine göre 2014 yılından bu yana Türkçe pop dalında tüm zamanların "En Çok Dinlenen Erkek Sanatçılar" arasında ilk 10'da yerini aldınız. Çok dinlenmek bir müzisyen için ne ifade eder?
Bu keyifli bir memnuniyet. Kitlelere dokunduğumuzun bir göstergesi. Bir sanatçı olarak müzisyen arkadaşlarımla ortak noktada buluştuğumuz duyguların hissedilmesi, tercih edilmesi, amaçladığımız müzikalite yerini bulduğu için memnun oluyorum.

Pop müzik ile aşk teması arasındaki bütünlüğün vazgeçilmez olduğu bir yanılsama mı?
Bu sabit fikirlilik olurdu. Tam aksine, müzik esnektir her duygu her melodi ve enstrümanla, janra ile aktarılabilir. Sıfatlardan ve tanımlardan biraz uzaklaşarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.

SAHNE KAPATILMASI TAM BİR DRAMA

Müzik emekçileri pandemiyle birlikte çok zor zamanlardan geçiyor. Tüm bu yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sanat dünyası gerçekten sıkıntı yaşıyor. Sahne sanatları emektarları, çalışanları, oyuncular, müzisyenler, teknisyenler. Hepimiz bir girdabın içine girdik çıkmaya çabalıyoruz. Hayatta bazı şeyler biz insanları aşıyor, halkı aşıyor. Bizlerin yapabilecekleri sınırlı kalabiliyor. İşte ben bu yapılabileceklerle ilgileniyorum. Bir realite var. Zorluklar, güçlükler, sıkıntılar. Peki biz ne yapabiliriz? Bu bir seçim. Biz üretirsek zamanla evet zaman içerisinde elimizden geleni yaptığımızın gücünü tekrar hissedeceğimize inanıyorum. Morallerimizi yüksek tutmaktan ve üretmekten başka şansımız yok ayakta kalmak için. Sahnelerin kapatılması ulaşılmaması tam bir drama. Bunu kabul ediyorum. Bu koşulda ne yapabiliriz; dijital tiyatro izleriz, bilet satın alırız, afişleri sosyal medyamızda tanıtırız. Yaz açık hava konserleri başlıyor birçok şehirde -pandemi koşulları göz önünde bulundurularak-, bilet alırız, katılım sağlarız, kurallara uyarak o konser/tiyatro heyecanını hatırlarız. Sanatçıya heyecanımızı yansıtırız. Tiyatro oyunlarını izleyicilerin değerlendireceği paneller düzenleriz, sektörde STK’lara destek veririz. Duyurulara destek veririz. Aslında bu koşullarda bile yapabileceklerimiz var. Biz zihinde ve kalpte uzak kalmadıkça hayatın çizdiği çemberde kalmayacağımıza inanıyorum. Bu nedenle ne kadar çok projeler üzerinden fikir, duygu paylaşımı yaparsak en azından inancımızı yitirmeden birbirimizi ayakta tutarız.

***

Gökhan Türkmen dinleyiciyle Açık Hava Yaz Konserleri serisinde buluşacak.

Konser programı şöyle:

25 Haziran Cuma: Konya Selçuklu Kongre Merkezi Açık Hava Tiyatrosu

26 Haziran Cumartesi: Adana 01 Burda PGM Açık Hava Sahnesi

3 Ağustos Salı: Datça Açık Hava Tiyatrosu

5 Ağustos Perşembe: Bodrum Antik Açık Hava Tiyatrosu

6 Ağustos Cuma: Marmaris Açık Hava Tiyatrosu

17 Eylül Cuma: Aydın The Bigone

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol