birgün

22° AÇIK

GÜNCEL 01.11.2018 08:52

Nitelik kalmadı, nicelik verelim

Türkiye dünya çapında bir başarıya daha imza attı. Dünyanın en büyük havaalanını (şimdilik bir bölümü) açtı.

2002’den beri kesintisiz on altı yıldır iktidarda olan AKP nicelik konusunda özel bir hassasiyet gösteriyor. Madde cinsinden her şeyin en büyük olanını hayata geçirmek için canla başla çalışıyor.

Ne inşa ederse etsin mutlaka “en büyük” olmasına dikkat ediyor.

Dünyanın “en büyük” köprüsünü Çanakkale’de yine AKP yapıyor.

Şimdiye kadar bir kıyaslama yapmadıklarından bilemiyoruz; dünyanın en büyük Cumhurbaşkanlığı sarayı da Ankara’da mı?


Bu türden büyük şeyler, inşa edildiği ülkeye nasıl bir prestij sağladığı konusunda kesin bir ölçü birimi henüz icat edilemedi. Ama tersi için aynı şey söylenemez.

Yüzölçümü olarak küçük olan ülkeler, büyük kıtalara yayılmış ülkeleri yönetmişler, niteliğin niceliğe karşı daha güçlü bir avantaj olduğunu göstermişlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günlerinde çok değerli böylesi bir örnek vardır. Kurtuluş Savaşı sırasında Fransa’dan bir heyet Ankara’ya gelecektir. Mustafa Kemal hazırlıkları kontrol ederken “en büyük” eksik kendisine anlatılır:
“Gümüş yemek takımlarında eksiklik var, İstanbul’dan getirmeye çalışıyoruz!”

Mustafa Kemal’in yüzünde acı bir gülümseme belirir. Başını iki yana salladıktan sonra “siz gümüş çatalı bıçağı bırakın” der:

“Fransız dostlarımızı Büyük Millet Meclisi’ne getirin oradaki çalışma, karar alma tempomuzu gösterin, o yeter!”
Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında “nitelik” önce geliyordu. Kurtuluş Savaşı bu anlayışla kazanıldı.

***
Şimdi mevcut iktidarın düşünce yapısı değişik. Onlar için nicelik önem arz ediyor. En büyük havaalanı, en uzun köprü, en büyük her şey…

Başka büyük rakamlar da var. Siyasi parti genel başkanlarını cezaevlerine tıkmak gibi… Hapisteki gazeteciler bakımından dünya birincisi olmak gibi. Demir parmaklıklar arkasında birkaç üniversite oluşturacak sayıda öğrenci tutmak gibi… Dünyada en fazla akademisyeni üniversitelerden atmak gibi…

Bu ölçüler, sayılar, rakamlar itibar temin ediyor mu?

Soruyu uygulama sahipleri kendilerine sorup cevap verebilirler.

Demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü bakımından tek izah cümlesi kurulabilir:

“Nitelik kalmadı nicelik verelim!”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız