ÖDP: Fındık üreticileri hakkını alamıyor, tüccarlar memnun ediliyor

06.11.2018 14:04 EKONOMİ

DİLAN ŞAHİNBAŞ

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Trabzon İlk Örgütü fındık hasadının bitişi ardından üreticilerin fiyat konusunda mağdur edilmesi ile ilgili basın açıklaması düzenledi. ÖDP Trabzon İl Başkanı Bilal Akcelep tarafından Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan açıklamada üreticinin hiçbir şekilde hakkını alamadığını, fındık satışlarının tüccar ve fabrikatörleri memnun ettiğini vurguladı.

FİYAT GEÇ AÇIKLANIYOR, ÜRETİCİ ALDATILIYOR!

“Fındık hasadı bitti. Ürün satılmaya başlandı. Ağustos, eylül ve ekim ayları geçti. Yetkililerden, ne rekolte ne maliyet ne fiyat açıklaması ne de alım açıklaması yapılmadı” diyen Akcelep, üreticinin çaresizlikten dolayı ürününü düşük fiyata fabrikatöre ve tüccara sattığını vurguladı.

Akcelep şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanı ekim ayı sonunda fındık fiyatını 14-14,5 TL olarak açıkladı ve TMO’nun fındık alacağını söyledi. Üretici elindeki ürünü ekim ayı öncesinde sattığı için bu durum üreticiyi değil tüccarı memnun etti.”



Akcelep açıklamasının devamında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın fındık rekoltesini 670 bin ton olarak beyan etmesiyle üreticinin fındığının piyasada 7.5-10 TL arasında fiyat gördüğü ve vahşi bir sömürünün ortaya çıktığını ifade etti.

2018 yılında da rekoltenin 450 bin ton civarında belirlenmesiyle maliyetin arttığını belirten Akcelep, “Teknik olarak bilinmelidir ki verim düştükçe maliyet artar. Verim geçen yıla göre %30-40 civarında düşmüştür. Artan gübre, ilaç, nakliye ve işçilik ücretleri de maliyete eklendiğinde 2018 yılın da 1 kg fındığın maliyeti 18-20 TL civarındadır. Bu durumda fındığın gerçek satış değeri 22-24 Tl olmalıdır” diye konuştu. Akcelep, açıklanan 14 TL'lik fiyatın hem çok geç hem de aldatmacadan ibaret olduğunu söyledi.

İKTİDAR TERCİHİ İLE YABANCI FİRMALARIN KÖLESİ OLDU

Trabzon’da fındık üretiminin 500 bin çiftçi ailesi ile 720 bin hektar alanda yapıldığını ve bu durumun doğrudan ve dolaylı olarak 5 milyon vatandaşı ilgilendirdiğini söyleyen Akcelep, fındığın Düzce’den Samsun'a, Ordu’dan Giresun'a, Trabzon’dan Artvin’e kadar geniş bir alanı etkilediğini ifade etti. Fındık üretiminin Karadeniz çiftçisinin geçim kaynağı olan 2,5 milyar dolarlık ihracat gelirine sahip olduğunu belirten Akcelep, fındık üretiminin devlet politikalarıyla kaderine terkedildiğini vurgulayarak “Yabancı firmaların ithalat ve ihracatçı olduğu, tekelleştiği, piyasayı ele geçirdiği bir düzende, fındık üreticisi, iktidarın yaptığı tercih ile yoksulluğa ve üretmemeye, yabancı firmaların kölesi olmaya mahkûm edilmiştir” dedi.

Fındığın; meyvesi, yağı, kabuğu, yaprağı ve züyufu ile çok çeşitli alanlarda değerlendirilebildiğini belirten Akcelep, dünya üretiminin ve ticaretinin %70’inin Türkiye tarafından üretildiğini ve ülke ekonomisi için önemli tarımsal ekonomik değeri olduğunu söyledi. Akcelep, “Böylesi bir değerin; yabancı tekellerin sömürü politikalarına bırakılması Neoliberal uygulamalarla, fındık tarımının gerilemesine, çiftçinin yoksullaşmasına, ithalat rejiminin güçlenmesine yol açarak, sadece işbirlikçilerin ve yabancı tekellerin kazandığı bir sömürü düzeni haline getirilmiştir” ifadelerini kullandı.

ÇİFTÇİ ÖRGÜTSÜZLEŞTİRİLDİ, MÜCADELEDEN UZAKLAŞTIRILDI

Akcelep açıklamasında çiftçinin örgütsüzleştirilerek mücadele bilincinden uzaklaştırıldığını belirterek, Ziraat Odaları'nın da şu anki yapıları ile iktidarın payandası ve destekçisi olmak dışında hiçbir varlıkları olmadığını belirtti.

FİSKOBİRLİK’in iktidarın ayak oyunlarıyla atıl hale getirilmiş olduğununu ifade eden Akcelep, bu durum nedeniyle de çiftçiye destek olamayacağını ve ürün satın alamaz hale getirilip iktidarın fındık politikasına da ses çıkarmayarak fındık üreticisi açısından olmayan varlığını sürdürdüğünü dile getirdi.

Akcelep, fındık üreticisinin ürününden hak ettiği geliri elde etmesi için FİSKOBİRLİK’in bizzat çiftçilerin söz sahibi olduğu gerçek çiftçi kooperatifi haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ürün alımının ve satımının çiftçi lehine her türlü iş ve işlemi yapacak hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Akcelep, üreticilerin fındık üretiminden beklentisini şöyle açıkladı:

“Ürün pazara çıkmadan, çiftçilerin de bizzat katılacağı şeklide rekoltenin belirlenmesi, bu rekolteye göre maliyetin ortaya çıkarılması, bu maliyetin üzerine enflasyon, çiftçilerin refah ve yaşam payı eklenerek bir fiyat belirlenmesidir. Bu belirlemeden sonra FİSKOBİRLİK ve TMO tarafından açıklanan taban fiyatı ile üreticinin ürününün gerçek değeri belirlenmelidir. Bunun sonucunda; bahçesine dönen üretici, verim ve kaliteyi artırmak, alın terini kazanmak için çalışır.”

Bu beklentilerin gerçekleşmediği taktirde hem üreticinin hem de ülke ekonomisinin döviz getiren önemli bir ürününden uzaklaşıldığını ifade eden Akcelep, "AKP hükümetinin acilen yapması gerekenin fındığını tüccara satmak zorunda kalan üreticilerin, satış belgesini getirmek kaydıyla oluşan fiyat farkının üreticiye ödemesidir" diye konuştu.

Akcelep, “Ayrıca önümüzdeki yıllarda yukarıda belirtiğimiz koşuların ve desteklemenin yapılması kaydıyla FİSKOBİRLİK’in fındık alımlarını gerçekleştirmesi sağlanmalıdır” sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.