Ofis çiftçiye sırtını döndü
"Çiftçinin kara gün dostu" sloganı ile bilinen TMO ile iktidarın tarım politikaları, girdi maliyetlerinin arttığı ve ekonomik krizin her geçen gün derinleştiği hasat zamanında çiftçiyi tüccar ve fabrikaların eline terk etti.

Ekonomi Servisi
Bu yıl hasat zamanı tarla ve bahçelerde üretici isyanıyla geçti. Yulaf ve çavdarda alım fiyatı açıklamayan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), fındıkta açıkladığı fiyatla da mağduriyetleri katladı.
TMO, geçtiğimiz yılların aksine bu yıl yulaf ve çavdar için taban fiyat açıklamadı. Çavdar ve yulaf üreticisi, TMO tarafından serbest piyasaya mecbur bırakıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, konuya ilişkin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Yazılı açıklama yapan Karasu, "Bu yıl da çiftçimizin emeği, alın teri AKP iktidarı tarafından gasbedildi. Çiftçiler, ürünlerini tüccara 4 liraya satmak zorunda. İki kilo yulaf bir bardak çay etmiyor" ifadelerini kullandı.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de sert kabuklu ürünlerde üretimde azalış gözlemlendiğini açıkladı. Gürer, tarımda kamucu anlayışla verim kayıplarının önlenebileceğinin altını çizdi.
Bursa Karacabey'deki domates üreticilerinin fiyat tepkisi ise sürüyor. "Hükümet istifa" sloganları ile seslerini duyuran üreticiye, Bakanlığın sanayicilerle konuşmak üzere devreye gireceği vaat edildi. Bakanlık, üretici yerine sanayiciyle masaya oturarak çiftçiyi bir kez daha yalnız bıraktı.
Karacabey Ziraat Odası 2'inci Başkanı Ramazan Düzen artan maliyetler ve çiftçinin yaşadığı sıkıntıya ilişkin konuştu. Düzen “Beş kilo domatesten köy kahvesinde bir çay içebiliyoruz" dedi, çiftçilerin eylemlerini genişleterek sürdüreceklerini açıkladı.
Eylemlerin art arda açıklanan düşük fiyatların bir sonucu olduğunu söyleyen Düzen, "Çiftçi sebzeye yöneldi. Devlet tedbirini almadı. Bugünlerin geleceği belliydi" dedi. Düzen, çiftçinin borçlarla baş başa bırakıldığını söyleyerek şöyle konuştu: "Biz sanayici değiliz, çiftçiyiz. Bizim böyle maliyetlere dayanma gücümüz yok. Harman bittikten sonra biz borçlarımızla baş başa kalacağız. Sen bunları sübvanse etmezsen ben seneye bu domatesi 50 bin liraya yetiştiremem" diye konuştu.
Bursalı üreticilerle aynı fabrikalara satış yapan Manisalı üreticiler de durumdan şikâyetçi. Ege ve Marmara Bölgesinde yaklaşık 75 adet domates alımı yapabilecek fabrika bulunuyor ancak üreticiler, fabrika sahiplerinin fiyatı ortaklaşarak düşürdüğünü ifade ediyor. Manisalı üretici Serdar Başbuğa da fabrikaların üreticiyi kendine mecbur bıraktığını söyleyerek şöyle konuştu: “Fabrikalarla anlaşma yaptık ancak fabrika kafasına göre anlaşmayı feshediyor. Domates yerde çürümesin diye uğraşıyoruz, bu sefer fabrikacı yüzde 50'lere varan fire vuruyor. Topluyoruz topladığımıza pişman oluyoruz. Toplasak daha da zararda çıkıyoruz.''


