birgün

17° AÇIK

BİRGÜN EGE 23.03.2020 12:23

Öğrenciler mağdur olmak istemiyor, kalıcı çözümler bekliyor

Tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını Türkiye'yi de vurdu. Bu süreçte gerek yurtlarda atılma tehlikesi yaşayan gerekse ekonomik olarak en çok zorlananlar öğrenciler oldu. İzmir’de, Muğla’da okuyan ve Polonya’da Erasmus yapan öğrenciler BirGün’e konuştu

Öğrenciler mağdur olmak istemiyor, kalıcı çözümler bekliyor

ARDA ÖZARDA

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve küresel bir salgın halini alan koronavirüsü Türkiye’yi de vurdu. Vaka sayısının 191’i bulması ve ikinci ölümün gerçekleşmesi ile gerçekleşmesiyle halkın her kesiminde korkular meydana geldi. Koronavirüsü ve yönetilen süreç ile ilgili bu sefer öğrencilerle konuştuk.

'ÖĞRENCİLER TEDİRGİN'

KYK yurtlarında kalan öğrencilerin mağdur edildiğini söyleyen Ege Üniversitesi öğrencisi Rabia İşeri, “Türkiye’de tam olarak 11 Mart’ta ortaya çıktı. Ben Ege Üniversitesi’nin içinde bulunan KYK yurdunda kalıyorum. Yurtlar zaten genel olarak çok temiz yerler değildi. İlk vakanın açıklanmasından sonra ben kendi çapımda bir şeyler öğrenmeye çalıştım, kendi kendime önlemler aldım. Dezenfektan, maske, eldiven gibi ürünler aldım. Elimden geldiğimce çevreme olayın ciddiyetini kavratmaya çalıştım ama çoğu insan ciddiye almadı. Ki hala olayın ciddiyetini kavramayan çok fazla insan var. Okulların tatil edilmesi kararı çok doğru bir karardı. Fakat insanlarımız yine ciddiye almayarak bunu bir tatil olarak gördü. Tatil haberini aldıktan sonra ben hemen gitmemeyi tercih ettim ve kendimi yurtta tabiri caizse karantina altına aldım. Bu dönemde yurtlardan çıkarılma lafları ortada dönmeye başladı ve bir öğrenci olarak ne yapacağımı düşünmeye başladım. Belli başlı şehirlerimizde öğrencilerin apar topar eşyalarının içeride kalarak yurtlardan çıkarıldığına şahit olduk. Bu yaşananlar psikolojik olarak bizi çok etkiledi. Zaten KYK yurtları hayalet yurt halini aldı. Vakaların 1 hafta da bu kadar yükselmesi bilinçli insanları korkuturken olayı hala ciddiye almayanlar herkesi tehlikeye atıyor. Çalışan insanların durumu daha da vahim. İzmir’den evime dönmeye karar verdiğimde uçak fiyatları biletlerinin çok arttığını gördüm. Aynı zaman da İzmir’den Tokat’a gidene kadar aktarmalar ile 3 havaalanı değiştirdim. Hala KYK yurtlarında kalmaya devam eden arkadaşlarım için üzülüyorum açıkçası. Sağlık açısından iyi kararlar verilirken başka insanların da mağdur edilmemesi gerektiğini düşünüyorum ” dedi.

‘TÜRKIYE’DE Kİ GELİŞMELER BENİ ÜRKÜTÜYOR’

Ege Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümü okuyan ve şu an Polonya’da Erasmus yapan Ozan Can Yıldız da kendi için endişelenmediğini fakat Türkiye’ye dönerse taşıyıcı olma ihtimalinden korktuğunu ve dönmek istemediğini söyledi.

Yıldız, “Polonya'da şuan toplam 251 vaka 5 tane de ölü var. Bildiğimiz kadarıyla 700 şüpheli insan da var. Burada henüz hasta sayısı 10 civarındayken hükümet tüm toplu etkinlikleri iptal etti. Vaka sayısı 25 kişiyi bulunca okullar tatil edildi. Bizim okulumuz ise erasmus öğrencilerine çıkış yasağı getirdi çıkarsanız bir daha dönmeyindediler. Şu an burada sadece market ve eczaneler açık. Türkiye’de yaşananları duyuyoruz aynı şeyler burada da yaşanıyor. İnsanlar marketlere hücumediyorlar. Market ve eczanelere kişi sınırı ve alim sınırı getirdiler. Kendim için bir tedirginliğim yok ama Türkiye'de ki gelişmeler bizi ürkütüyor. Karantinadan kaçma gibi vakalar çok garip. Dış işleri bakanlığı bizlere dönmememizi tavsiye ediyor. Türkiye’ye dönsem dahi kendi inisiyatifimde değil devletin inisiyatifinde karantinada kalmak istiyorum. Çünkühasta değilim ama taşıyıcı isem aileme ve insanlara bulaştırmak istemem. Devlet mutlaka önlem almamalı her anlamda mağdur edilmemek istiyoruz” diye konuştu

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden ikram hizmetleri mezunu olan Berkay Kayalı, “Şu an turizm sektörü çökmüş durumda. Bu ay sezon açılacaktı ben ve bazı öğrenci arkadaşlarım da tam işe başlayacakken bize otellere gelmemiz gerektiği söylendi. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Okuduk emek verdik tam sektöre girecekken Koronavirüs bizleri vurdu. Devlet veya özel sektör acil bir çözüm bulmalı” dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız