birgün

29° AÇIK

ÇALIŞMA YAŞAMI 15.05.2020 07:17

Öğretmenlere ‘puan topla’ baskısı

Uzaktan eğitim sürecinde devlet okulu öğretmenlerinin puanlama sistemine tabi tutulduğu ortaya çıktı. Öğretmenler, “Sürekli hocam EBA’ya gir. Not yükle. Puan topla” baskısıyla karşı karşıya. Eğitim Sen Yönetim Kurulu Üyesi Bozdoğan, puanlama sisteminin kabul edilemez olduğunu söyledi

Öğretmenlere  ‘puan topla’ baskısı

EDA KÖPRÜ YILMAYAN

Eğitim yılının ikinci yarısı koronavirüsle bölünürken, uzaktan eğitim süreci öğretmenleri de vurdu. Devlet okullarında okul ve öğretmenlerin bu dönemde puanlamaya tabi tutulduğu ortaya çıktı. Uzaktan eğitim süreciyle Milli Eğitim Bakanlığı’nın devreye soktuğu EBA programıyla öğretmen, öğrenci ve okul idaresine not verildiği ortaya çıktı. Öğretmenler, bunu getirdiği baskı nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyor.

“PİYASA ARGÜMANIYLA HİZMET OLMAZ”

Eğitim Sen Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Bozdoğan, puanlama sisteminin kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: “Öğretmenler ayrıştırılmamalı, rekabet içine sokulmamalı. Yarışma içinde değil, dayanışma içinde olmalıyız. Bu performans denetimi anlamına gelmekte. Bunu kabul etmemiz mümkün değil, eğitim hizmeti kamusal bir hizmettir. Verimlilik, müşteri memnuniyeti gibi piyasa argümanlarıyla kamu hizmeti değerlendirilemez. Bu sistemin kapatılması için bakanlığa çağrıda bulunuyoruz.”

İsminin açıklanmasını istemeyen bir öğretmen bu sistemde üzerlerinde baskı yaratıldığını söyleyerek yaşadığı süreci şöyle aktardı:

“EBA’ya konu ekledikçe, sistemde kaldığınız süre uzadıkça öğretmen ve öğrenciye puan veriliyor. Okul yönetimi ‘Hocam sıralamalarda geridesiniz, daha fazla konu ekleyin, üst sıralara yükselin’ diye baskı yapıyor. ‘EBA’ya girdin mi? Bugün kaç kişi girdi? Ne kadar puan topladınız soruları peş peşe geliyor. Okul yönetimi puanlamada en üst sırada olmayı hedefliyor. Bunun için de gecenin 12’sinde, 1’inde öğretmene mesaj gönderiyor. Hocam nasılsınız, bir sağlık sorununuz var mı diye sorulmuyor.”

“ÖĞRETMENLER YARIŞTIRILIYOR”

Bir başka öğretmen EBA sistemine her girişte puan aldıklarını belirterek “Bunun ne işe yaradığını henüz bilmiyoruz, bilgilendirilmedik de. Sistem farklı dokümanlar yüklemeni veya bir tartışma açmamı bekliyor. Okulunuzda öğretmenler arasındaki sıralama yapılıyor. 60 öğretmen var ve sen 20’inci sıradasın deniliyor. Öğretmenler yarışta gibi” dedi.

ÖZEL OKULLARDA SIKINTI DAHA BÜYÜK

Devlet okullarında puan baskısı yaşanırken özel okullarda da durum çok farklı değil. Burada da velilerin de baskısıyla öğretmenlerden daha fazla saat ders vermesi isteniyor.

40 yıllık öğretmen A.S. uzaktan eğitimin özel okullar arasında bir yarışa dönüştürüldüğüne dikkat çekerek “Günde iki ders yapılırken şimdi 3, 4 saat ders yapıyoruz. Buna branş dersleri de eklendi. Çocuklar tüm gününü ekran karşısında geçiriyor” dedi.

Eğitim Sen’li Bozdoğan konuya ilişkin şunları söyledi: “Özel okulda bir günde 7 ders yapan çocuğun uzaktan eğitimde de 7 ders alması sağlandı. Bunun iki sonucu oldu: Biri; kamu okullarıyla çok ciddi eşitsizlik oluştu. Diğeri ise öğretmenlerin çok düşük ücretle çalıştırılmaları. Bir bölümü ücretsiz izne çıkmaya zorlandı. Bir bölümü de neredeyse asgari ücretin yarısını alırken uzun saatler boyunca eğitime devam etti. Müşteri memnuniyeti aranmasından kaynaklı öğretmen arkadaşlar yoğun baskı altında kaldılar. Salgın sonrası özel okul öğretmenleri de sendika kuracak.”

Bozdoğan uzaktan eğitim sürecinde öğretmenin rolünün olumsuz etkilendiğini belirterek şöyle dedi: “Sistemin üç temel sacayağı üzerine kurulmasını önerdik. Öğrencilerin eğitim sürecinden kopmaması, motivasyonlarının canlı tutulması ve psikolojik destek sağlanması önemli. Ama uyarılar dinlenmedi. Sistem normal düzendeki gibi sürdürüldü. Öğretmenin kamera karşısına geçip aynısını anlatması istendi. Şu an 60 kişilik sınıfta dersler 2, 3 öğrenciyle yapılıyor.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız