Okur gözüyle
ATTİLA AŞUT ATTİLA AŞUT

Gazetelerdeki dil yanlışları konusunda sürekli iletiler alıyorum okurlardan. Her meslekten insan var aralarında. Ortak özellikleri “Türkçe duyarlıkları”. Bu köşede zaman zaman yer veriyorum mektuplarına. Bana yöneltilen soruları da yanıtlamaya çalışıyorum Bugün de iki okurumuzun yazdıklarını paylaşmak istiyorum.



“Menfez artığı” değil moloz
Lüleburgaz’dan yazan Necip Tırpan’ın mektubu önemli bir uyarı içeriyor:
“Sayın Aşut, umarım rahatsız etmiyorum. İnşaat mühendisiyim ve Lüleburgaz’da oda temsilcisiyim. İlginizi çekeceğini düşündüğüm için yazma ihtiyacı duydum. Ekli kupürde de gördüğünüz gibi, 6 Eylül 2018 tarihli BirGün’ün 3.
sayfasındaki yazının başlığı, ‘Facia alanını menfez atıklarıyla doldurmuşlar’ şeklinde düzenlenmiş. Bu yazıyı yazan dostumuzun konu hakkında donanımlı olmadığını düşünüyorum. Çünkü ‘menfez atığı’ olarak isimlendireceğimiz bir atık yoktur. Oda merkezimizin hazırladığı raporda, inşaat artığı-moloz olarak geçmektedir. İyi çalışmalar dilerim. Selamlarımla...”

Okurumuzun yerinde uyarısına teşekkür ediyorum. BirGün’de hemen her gün çok sayıda Türkçe yanlışı yapılıyor. Arada örnekler veriyorum. Hepsini aktarmaya kalksam bu köşe yetersiz kalır. Ne var ki eleştirilerimiz, önerilerimiz işe yaramıyor. Genç arkadaşlarımız, öğrenme ve eksiklerini giderme konusunda pek istekli görünmüyor.
Duyarlı okurlarımdan dileğim, bana ulaştırdıkları eleştirilerini gazete yönetimine de göndermeleri. Belki bu yolla daha iyi sonuç alabiliriz…

okur-gozuyle-525483-1.

•••
Mevsimler neden küçük harfle başlıyor?
Esra Akarsu’nun mektubu ise şöyle:
“Sayın Attila Aşut, merhaba. BirGün gazetesindeki yazılarınızı beğeniyle takip ediyorum. Geçen gün TRT Haber kanalında Washington muhabiri açıklama yaparken devamlı “kuvvetle ihtimal” ifadesini kullandı. Ben Türkçe bilgime güvenerek bu ifadenin ya ‘kuvvetle muhtemel’ ya da ‘kuvvetli ihtimal’ şeklinde kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Devlet televizyonunda maalesef hem anonslarda hem de yazı dilinde bunun gibi olumsuz çok örnek var. Sizin fikrinizi merak ediyorum.

Diğer bir sorum, mevsimleri yazarken neden büyük harfle başlamaması gerektiği... Bu konuyu nasıl açıklamak gerekir?
Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.”

TRT Haber’de bu tür dil yanlışlarıyla çok sık karşılaşıyoruz. Sunucularda ve muhabirlerde eski dil özeni kalmamış. Osmanlıcaya yönelme özentisi de yanlış kullanımlara ortam hazırlıyor. Sözgelimi “muhtemel” yerine “olası” dense böyle bir yanlışa düşülmez.

İkinci soruya gelince… Gün, ay ve mevsim adları özel ad olmadığı için küçük harfle başlıyor. Ancak belirli bir zaman dilimini imleyen tarih yazımlarında ay ve gün adları büyük harfle başlar. Örnek: Türkiye’de son halkoylaması, 16 Haziran 2017 Pazar günü yapıldı.

***

HAFTANIN NOTU

Devrimci bir Cumhuriyet için

Bugün 29 Ekim, Cumhuriyetin kuruluşunun 95. yılı. “En büyük bayram” diye belletmişlerdi bize çocukluğumuzda. Hatta şarkısı bile vardı: “En büyük bayram bu bayram, herkese kutlu olsun!”

Daha 100. yılını göremeden bitirdiler Cumhuriyeti! “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen kurucu önderin koltuğuna, “Türkiye NATO toprağıdır” diyen politikacılar oturdu. “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur” ilkesinden “Egemenlik Allah’ındır” noktasına geldik. Kurtuluş Savaşı’nı yöneten çoksesli Meclis’in yerini “tek adam” yönetimi aldı. Kamu kurumları yağmalandı, fabrikalar haraç mezat satıldı, hazine kaynakları yandaşlara peşkeş çekildi. Bilimsel ve laik eğitim, dinci vakıfların, tarikat ve cemaatlerin elinde karanlığa itildi. Akademi, medya ve yargı, doğrudan Saray’a bağlandı. Yeni Osmanlıcılık hortlatılmaya çalışılırken Cumhuriyet değerlerine savaş açıldı… Saymakla bitmez!
Biz şimdi böyle bir Cumhuriyeti mi kutlayacağız?

İçi boşaltılmış ve dönüştürülmüş bir Cumhuriyetle avunamayız.

Halkçı, devrimci Cumhuriyeti yeniden kurmalıyız!