birgün

13° PARÇALI BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 14.09.2021 09:07

Öldüren denetim

Hendek Faciası davasının 4’üncü duruşmasında tanık Remzi Yılmaz denetimsizliği böyle itiraf etti: Denetimden 3-4 gün önce haberdar oluyorduk. Patlamada abisini kaybeden Merve Nur Yılmaz ise “Çıkacak karardan içerideki sanıklardan çok biz korkuyoruz” şeklinde tepki gösterdi.

Öldüren denetim

EMEK SERVİSİ

Sakarya’nın Hendek ilçesinde faaliyet gösteren Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuz 2020’de meydana gelen patlamada 7 kişinin ölmesi ve 127 kişinin yaralanması üzerine açılan davanın 4’üncü duruşması dün görüldü. 2’si tutuklu 7 sanıklı davada tanıkların ifadesi alınırken tutuklu patron Yaşar Coşkun’un tanığı Remzi Yılmaz “Denetimlerden 3-4 gün önce haberimiz oluyordu” diye konuştu.


Adalet aranan bir şey olmamalı

Hendek faciası davasının 4’üncü duruşması dün Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dava önce aileler mahkeme önünde yaptıkları basın açıklamasında adalet talep etti. Patlamada abisi Halis Yılmaz’ı kaybeden Merve Nur Yılmaz “İçimizdeki çaresizliği, acıyı ne kadar anlatsam anlayamazsınız. Bundan bir yıl önce biz de Çorlu’yu, Soma’yı anlayamazdık. Maalesef artık anlıyoruz. İnşallah siz de bizler gibi anlamak zorunda kalmazsınız” dedi.

Karardan sanıklar değil biz korkuyoruz

Yaşadıkları acının tarif edilemeyeceğini aktaran Yılmaz: “Ama size öfkemden bahsedebilirim. Öfkemin asıl sebebi, şu içeride çıkacak karardan, içerideki sanıklardan ziyade bizlerin daha çok korkuyor olmasına öfkeliyim. Defalarca kez yaşanmış olaylara rağmen hiçbir önlem almayarak bu olaylara zemin hazırlanmasına öfkeliyim. İçerideki sanıkların bu olaydan hiçbir vicdan azabı çekmeyerek verdikleri ifadelere öfkeliyim. Ne kadar ne söylesek de az. Ben artık adaleti aramak istemiyorum. Çünkü adalet aranması gereken bir şey olmamalı. Adalet yerini bulsun istiyorum” diye konuştu.

Yanmaz diye verilen ekipman yandı

Açıklamanın ardından başlayan duruşmada önceki duruşmada ifade veremeyen müştekilerin ve tanıkların ifadeleri alındı. Müşteki Oktay Tarım "Ben 3 senedir fitil bölümünde çalışıyordum. Yanmaz kıyafet veriyorlar ama verdikleri de yanıyor, bez parçasından oluşuyor. Tüm sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" diye konuştu.

Sanık Yaşar Coşkun tanığı Özdemir OSGB şirketinin sahibi Remzi Özdemir “Bazen sıkıntılar oluyordu tabi. Örneğin patlama anında kullanılması gereken havuz temizlenmiyordu” dedi.

Coşkun’un diğer tanığı fabrikanın sarma bölümünde çalışan Remzi Yılmaz da avukat sorusu üzerine “Denetimlerden 3-4 gün öncesinde haberdar oluyorduk” ifadelerini kullandı.

Tanık İsmail Sevinç ise patlamadan önce ürünlerin ısındığını bildiğini aktardı. Sevinç: “Ben patlamanın depo bölümünde gerçekleştiğini düşünüyorum. Ben oraya çok yakındım patlama anında ve malların ısındığını biliyordum” dedi.

İddianamede tarif edilen şey olası kast

İşçi avukatlarından Gülşen Uzuner “Burada sürekli söylüyoruz. Müştekilere ve tanıklara baskı kuruluyor. İddianamede aslında buz gibi olası kast tarif edilmiş ancak nitelendirme bilinçli taksir üzerinden yapılmış. Suçun vasfının olası kast olduğunu kabul etmek gerekir. Bu hususun da tutukluluk hallerinin devamı açısından çok önemli olduğunu düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

Öte yandan önceki duruşmalarda sanıklar ile sanık avukatlarının patlamanın sabotaj nedeniyle kaynaklandığı iddia etmesi üzerine mahkeme heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) yazı yazarak bilgi istedi. MİT tarafından mahkeme heyetine verilen cevapta, patlama ile ilgili kendilerine ulaşan herhangi bir sabotaj ihbarının olmadığı belirtildi.

2’si tutuklu 7 sanık hakkında, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan, 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istenen dava 25 Ekim tarihine ertelendi. Duruşma sonunda tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, bilirkişi raporunun beklemesine karar verildi.

Duruşma sonrası faciada kardeşi Sebahattin Tepeçınar’ı kaybeden Hatun Tepeçınar "Paralarına güveniyorlar. Ama bu parayla olmayacak. O zenginler o parası olanlar bu davayı kazanamayacak. Bu dava toprağa gömülen parça parça olan işçilerimizin davası. Sonuna kadar takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol