Önce İzzet Öz vardı…

Önce İzzet Öz vardı, yeni gelen ve gelecek kuşaklara duyurulur...

Hangi konuda önce İzzet Öz vardı diye soran olursa, kendilerine takdim edilmesi gereken hayli uzun bir liste olduğunu çekinmeden söyleyebiliriz. Hatta o listenin canlı olduğunu ve gün günden uzadığını da ekleyebiliriz. Sıfat zengini İzzet Öz, bu listeye yeni bir satır daha ekledi ve “Zet Zet İzzet Öz” adını verdiği bir kitap yayımladı.

Aslında buna bir kitap demek büyük haksızlık olur, zira “Zet Zet İzzet Öz”, ofis klasörlerini andıran bir bokset içinde büyük boy üç kitap, bir de plaktan oluşuyor.

Sadece 1000 adet basılan “Zet Zet İzzet Öz”, piyasaya sürülmeyecek, kitapçılarda plakçılarda satılmayacak. Çünkü altı yıllık bir emeğin ürünü olan bu çalışma Öz için vefa dolu bir borç, kişisel bir sorumluluk meselesi... (*)

Koltuğunun altına kitap, plak, radyo ve interneti sıkıştırmış müzelik bir çalışma bu. Akıllara format zenginliği açısından David Byrne’ü getirse de belki dünya da bir ilk.

***

Bu çalışmayı meslekte 50. yıl şerefine yapmayı 2016 yılında koymuş kafaya Öz. Attığı ilk adım bir internet radyosu olmuş ve Zet Zet radyoyu açmış. Kitap ise 300 sayfalık bir şey olacakken çalışma ilerledikçe ipin ucu kaçmış, zaman içinde anlattığı hikâyelerin belgelenmesi ihtiyacını hissetmiş ve bunun içinde elindeki evrakı metrukeleri görsel olarak sayfalara yerleştirmeye başlamış. Bahsi geçen insanların yayınlanmamış resimlerinden imzalı plak kapaklarına kadar, 256’dan üç cilt (40 da dizin) 808 sayfaya ulaşmış.

Burada yer alan metinlerin bazılarını kendisi kaleme almış, bazılarını da (birinci ciltte Murat Meriç) üçüncü şahıs ağzından bir kalem kurgulamış. Ama hepsi kendi ağzından çıkmış.

Öz, bu iş için bir sponsor arayışına girişmeyi biraz da zaman kaybı olarak görmüş. Şayet piyasaya sürülseydi çok pahalıya satılması gerekecekti ki, bu da onun düşüncelerine ve ideallerine ters bir durum. Zira Öz kazandığını yanına parsa olarak koymuş rantiyecilerden biri değil; mala mülke değil yeniden içinden geldiği ve aşığı olduğu kültüre yapmış yatırımını. Bu işe çok para harcamış, çok emek ve zaman vermiş; neredeyse her şeye tek tabanca koşturmuş.

***

10 bölümlük ilk ciltte Ankara’da geçen çocukluk ve öğrencilik yılları yer alıyor ağırlıkla, yanı sıra Ankara Radyosu ve televizyon zamanları ve Atatürk’ün doğumunun 100. yılı için hazırladığı Türkiye filmi. Altı bölümlük ikinci cilt Teleskop programı, özel radyo ve televizyon, Hürriyet, Turkuvaz MDC günlerine ayrılmış. Dört bölümden oluşan son ciltte ise evlilik, çocuklar, üniversitede öğretim görevi, yapımlar, organizasyonlar ve özel anılara yer verilmiş.

“Zet Zet İzzet Öz” çalışmasının en ilginç parçalarından biri şüphesiz Öz’ün 1954 yılında altı yaşındayken kütüphanede annesinin yanında tanıştığı 60 yaşındaki Âşık Veysel’in plağı. Veysel’in ses kanallarını müziklendiren 10 parçalık plağın müzik direktörlüğü, düzenlemeleri ve mikslerini Borga Parlar, bir parçanın miksini Kıvanç K. yapmış. Bu kayıtları plak haline getirme konusunda Öz “1000 tanesini bana verin, size 5 yıllık basım hakkını vereyim” deyince “Plak ve Ben” firmasının sahibi Nejat Pakyüz ile el sıkışmışlar.

***

Meslek hayatı boyunca aldığı en anlamlı istek mektuplarından birini Vanlı çoban Ahmet göndermiş, ‘Cetro Tal’dan Bure’ parçasını istemişti. İçindeki flüt ile koyunlarına çaldığı kaval arasında kurduğu gönül bağından dolayı seviyordu Jethro Tull’ın “Bouree” adlı parçasını. Gelen binlerce mektup arasında nadir de olsa tehdit ve hakaret içeren örnekler yok değildi. Örneğin 28 Mart 1977 tarihli “Milliyetçi, Ülkücü, Vatanperver, Türklük gurur ve şuuru ve İslam ahlak ve fazileti prensibini benimseyen ve bu yolda vatana hizmet eden Alparslan, Fatih, Yavuz ve birçok Türk büyüklerinin torunları” imzalı mektup çok canını sıkmıştı. Ne de olsa birilerine göre “gavur” müziği çalıyor, Müslüman mahallesinde salyangoz satıyordu. Bu mektubun ardından yurtdışına çıkan Öz, sekiz ay boyunca Amerika’da kalmıştı.

Öz’ün yaptığı işleri bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçirecek olursak; salt eğlence (entertainment) olmadığını görürüz onların. Arka planı zengin bir dokuyla işlenmişti yapımlarının. Müzik başlığı altında yaptığı programlar aslında disiplinleri ve tüm popüler kültürleri kapsıyordı; resimden edebiyata, felsefeden tarihe... Programlarıyla birden fazla kuşağı etkilemiş, kendisini dinleyenlere yepyeni bir yaşam formu ve zevk penceresi açarak belki de onları kötücül bir geleceğin pençesinden almış, sayısız insana yön vermişti.

Yeni gelen ve gelecek kuşaklara duyurulur: önce İzzet Öz vardı, şimdi bir de “Zet Zet İzzet Öz” kitabı var.

(*) “Zet Zet İzzet Öz” kitabı, bazı kurumlara (Alzheimer Vakfı, TEMA, TEGV) yapılacak bağış karşılığı dağıtılacak.