birgün

5° PARÇALI AZ BULUTLU

EKONOMİ 27.03.2020 00:39
author

Öncelik meselesi

Kaynak kullanımında önceliklerin belirlenmesi her zaman önemli olmuştur. İktisat eğitiminde de sınırlı kaynakların doğru kullanılması anlatılır.

İktidar sahiplerinin karar süreçlerine ilişkin tercihlerini belirlerken kullandıkları ve önem atfettikleri işlerin sırası, diğer bir ifade ile önceliğinin belirlenmesi, aslında siyasi bir tercihtir. Neyin daha önemli olduğunun belirlenmesi, kaynakların buna göre tahsisi edilmesi özellikle kriz dönemlerinde bu siyasal tercihlerin de daha açık bir şekilde gün yüzüne çıkmasını sağlıyor.

Koronavirüs pandemiye dönüşmüşken, zorunlu olmayan alanlarda insanların çalışmak zorunda bırakılması nasıl açıklanabilir? Bir taraftan vatandaşa evde kalması yönünde ricada bulunurken diğer taraftan insanların işe gitmek zorunda kalmaları nasıl açıklanabilir? Burada öncelik nasıl belirleniyor? Toplum sağlığı mı daha önemli yoksa metro inşaatında ekmek arasına konulmuş ıspanak yedirilen işçilerin tünel kazısı yapmaya devam etmeleri mi daha önemlidir? Salgının yaygınlaştığı bir dönemde işçilerin kazı yapmaya devam etmesine karar verenler, bu tercihte bulunanlar, buna nasıl karar veriyorlar?

Koronavirüsün salgınının yol açtığı ekonomik sorunları aşmak üzere dünyanın hemen her yerinde kamu kaynaklarının tahsis önceliğinin değiştirildiğini biliyoruz. Kaynaklar bir taraftan salgın ile mücadeleye ayrılırken diğer taraftan bu salgının yol açtığı ekonomik krizden dolayı zorda kalan insanlara destek olmak için harcanıyor. Pek çok ülkede vatandaşa doğrudan gelir desteği sağlanırken diğer taraftan finansal sistemin çökmemesi için de kaynak aktarıldığını biliyoruz.

Zengin ülkeler açısından bu tür destekleri sağlamak daha kolay. Ama kaynakları kısıtlı olan ülkeler açısından kaynak kullanım tercihi daha önemli hale gelmiştir. Sınırlı kaynağın kullanımına yönelik siyasal tercihler burada daha fazla bir anlam ifade ediyor. Kamu kaynağını işini kaybedenlere, hiç işi olmayanlara mı aktaracağız yoksa kanala mı harcayacağız? Bu ekonomik değil siyasi bir tercihtir.

İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemde iktidar sahiplerinin kaynak kullanım tercihlerini sorgulamak gerekiyor.

Biliyorsunuz iktidarın “çılgın projesi” olan “Kanal İstanbul”u yapacağına yönelik “kararlılığı” daha önce açıklanmıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Birileri çatlasa da patlasa da… Kanal İstanbul’u yapacağız. 2020’de moralimiz daha güçlü olacak” açıklamasını hala hatırlıyoruz.

Eminim duymuşsunuzdur, dün Kanal İstanbul güzergâhında yer alan iki tarihi köprünün taşınması ihalesi yapıldı. Evet, gerçekten bu ihale yapıldı. Firmalar katıldı, teklifler alındı. Hem de krizin göbeğindeyken yapıldı. Kamu kaynaklarının kullanımda iktidarın önceliğin ne olduğu da bu ihale ile bir kez daha ortaya çıkmış oldu.

Bakan Soylu, “birileri çatlasa da patlasa da” yapılacak dememiş miydi? Vallahi zamanlama mükemmel. Biz hem patlarken hem de çatlarken istediklerini yapıyorlar.

Milyonlar işlerini kaybederken, elektrik, doğalgaz faturalarını ödeyemez duruma gelirken, kredi borcunu ödeyecek gelirden mahrum kalırken ve bu sıkıntılarından dolayı “patlarken” Kanal İstanbul işini yapıyorlar. Sadece patlamıyoruz. Virüsün yaygınlaştığını, yaşlılara yapılan kaba davranışları, kafamızda oluşan sorulara yanıt verilmeyişini gördükçe de sinirimizden çatlıyoruz.

Ama kötü niyet yok sanırım. Çünkü bakan bu kanalın yapılması ile “2020’de moralimiz daha güçlü olacak” da demişti. Morale ihtiyacımız olduğu açık. Belki de moralimizi yükseltmek için bu kanalı yapıyorlar. Bir de öyle baksak?

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız