Google Play Store
App Store

200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasının ikinci haftası başladı. Dünkü duruşmada savunma yapan İsfalt Satın Alma Müdürü Rana Uysal, “Aziz İhsan Aktaş’ı tanımam. İddianamede yer alan dökümandaki el yazısı da bana ait değildir” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi
Oradaki el yazısı benim değil

Haber Merkezi

5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının da aralarında bulunduğu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasının ikinci haftası başladı. Duruşma tutuklu sanıkların savunmalarıyla devam ediyor. Dün ilk olarak İsfalt Genel Müdürü Rana Uysal ile İsfalt Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu ve Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı savunmalarını gerçekleştirdi.

BERAATIMI TALEP EDİYORUM

Toplamda 33 kişinin tutuklu yargılandığı ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen davada, bu hafta tutuklu sanık savunmalarının tamamlanması ve haftanın sonunda tutukluluklara ilişkin ara kararın açıklanması bekleniyor. Dünkü duruşmada 20 tutuklu sanığın savunması alındı. İkinci haftanın ilk duruşması İsfalt Satın Alma Müdürü Rana Uysal’ın savunmasıyla başladı. Aziz İhsan Aktaş da duruşma salonunda yerini aldı.

Uysal savunmasında, "İş hayatıma şehir plancısı olarak başladım ardından ihale biriminde ihale personeli olarak başladım. 2015 yılında İsfalt’a başladım. Satın Alma Müdürü olarak devam etmekteyim. İhaleye fesat karıştırmakla suçlanıyorum. Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyorum. İddianamede yer alan dökümandaki el yazısı da bana ait değildir" dedi.

İhale sürecini anlatan Uysal, "Ben bu aşamada herhangi bir ihtiyacı belirleme, bütçe belirleme ve ödenek yapma gibi görevim bulunmamaktadır. Mustafa Mutlu İsfalt A.Ş’de 2019da başladı. İhale süreçleri, dosyaların incelenmesi, şirketin sözleşme uygulamaları, hazırlanan hak edişler konusunda danışmanlık hizmeti vermiştir. Ama şirketimizde iddianamede yazdığı gibi idari ya da teknik şartname hiçbir zaman hazırlamamıştır. Kendisiyle bir gizlilik sözleşmemiz de mevcuttur. Ama bu noktada kendisi ihalelerin yaklaşık maliyetlerini de bilmektedir. Suçlamaları kabul etmiyorum beraatımı talep ediyorum" açıklamasında bulundu.

SAVCI ANLAMINI BİLMİYOR MU?

Ardından Beşiktaş Belediyesi Siyasi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz savunmasını yaptı. Yılmaz şunları söyledi: "Ben yoksul bir aileden geliyorum. ömrüm mücadeleyle geçti. bu konuda ciddi bedeller ödedim, hala da ödemeye devam ediyorum. Haksız, hukuksuz, tek taraflı hazırlanan iddianameyle ilgili görüşlerim olacak çünkü ben 10 aydır bugünü bekliyorum. Ben seçilmiş Meclis üyesiyim ve başkan yardımcısıyım. Halka sorumluluklarım var ve bunun için mücadele ettim. Sayıştay ve mülkiye müfettişleri 2 senede bir gelmesi gerekirken her sene gelirdi. Bu denetimlerde ne ben ne arkadaşlarım bir suçlamayla karşılaştık. Suç işlemedik. 1 yıl önce belediye başkanımız, 10 ay önce de ben ve arkadaşlarım tutuklandık. Ben ihaleye fesat karıştırmaktan tutuklandım, ama benim sadece ihalelere olur verdiğim görülecektir. Savcılık olur vermenin anlamının ne demek olduğunu bilmiyor mu?”

"Özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla tutuklu yargılanan Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi de savunmasında, "2 kız çocuğu babası olarak ilerde haklılığımı onlara göstermek açısından bu savunma benim için çok önemli. 6 aydır bu anı bekliyorum. Ben yakalandıktan sonra 7 yaşımdaki kızım okula başladı. Bir kere okula götüremedim. Okuma yazma öğrenmiş. Hiçbirine şahit olamadım. Psikolojilerini düşünerek yurt dışına çıktığımı söyledik. Dolayısıyla görüşe de gelmediler. 6 aydır işlemediğim bir suç sebebiyle burada bulunmaktayım. Bazen beni unutacaklarını düşünüyorum. Görüşe gelen çocukları görünce kötü etkileniyorum" dedi.