Google Play Store
App Store

Gazeteci Uğur Mumcu’nun katledilmesinin üzerinden 33 yıl geçti. Azmettiricilerinin ortaya çıkarılmadığı cinayet cezasızlığın simgesi oldu. Yargılamalarda cinayetin arkasındaki örgütsel ve siyasal bağlantıların açığa çıkarılması engellendi.

Ördüğünüz karanlık duvar yıkılacak!
Uğur Mumcu bugün katledildiği yerde anılacak. (Fotoğraf: Depo Photos)

Haber Merkezi

Gazeteci Uğur Mumcu’nun Ankara’daki evinin önünde bombalı suikastla katledilmesinin üzerinden 33 yıl geçti. 24 Ocak 1993’te işlenen cinayetin üzerindeki sis perdesi aralanmazken Türkiye’de cezasızlık pratiğinin simgelerinden biri olmaya devam ediyor. Aradan geçen 33 yıla karşın suikastın arkasındaki azmettiriciler ortaya çıkarılmadı, davada kilit isimler ya firari kaldı ya da sanık koltuğuna hiç oturtturulmadı.

Mumcu’nun ölümüne ilişkin yargı süreci yıllar içinde parçalandı, dosyalar ayrıldı, sorumluluk zinciri hiçbir zaman ‘yukarıya’ doğru işletilmedi. Mumcu’nun aracına bombayı koyduğu belirtilen Oğuz Demir’in hâlâ firari olması, sanıklar hakkında verilen kararlar ve dava sürecindeki kopukluklar, cinayetin neden “faili meçhul” bırakıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

DOSYA AYRILDI, KARANLIK DERİNLEŞTİ

Uğur Mumcu suikastına ilişkin dava, yıllar boyunca farklı soruşturma ve yargılamalara bölündü. Ana dosyadan ayrılan soruşturmalar, cinayetin arkasındaki örgütsel ve siyasal bağlantıların açığa çıkarılmasını engelledi. Yargı süreci, bombayı koyan isimlerle sınırlı tutulurken cinayetin kim ya da kimler tarafından planlandığı sorusu yanıtsız kaldı. Suikastın yalnızca “bir örgüt” ya da “birkaç fail” üzerinden ele alınmasının gerçeği kararttığını yıllardır dile getirilirken; devlet içindeki ilişkiler, istihbarat zafiyetleri ve dönemin siyasal atmosferi yargı dosyalarına hiçbir zaman bütünlüklü biçimde yansımadı.

Uğur Mumcu cinayeti, 1990’lı yılların başında işlenen ve Türkiye’nin siyasal yönünü belirleyen aydın cinayetlerinin en kritik halkalarından biri. Mumcu’nun ardından gelen siyasetçi Ahmet Taner Kışlalı, Ankara Barosu eski Başkanı Muammer Aksoy ve akademisyen Bahriye Üçok cinayetleriyle birlikte bu süreç, siyasal İslamcı yapıların önünün açıldığı, karanlık ilişkilerin görünmez kılındığı bir dönemin kapısını araladı. Sorguya alınan iki şüpheli, Mumcu ve diğer cinayetleri itiraf etti. Şüpheliler, 1991'de İran'a giderek burada askeri ve dini eğitim aldıklarını ifade etti. İfadelere göre Ferhan Özmen, uzakta araçla beklerken Necdet Yüksel olay yerinde gözcülük yaptı. Oğuz Demir ise bombayı Mumcu'nun aracına yerleştirdi.

Mafya–siyaset–tarikat ilişkilerini, devlet içindeki yasadışı yapılanmaları ve silah kaçakçılığını haberleştiren Mumcu’nun susturulması, yalnızca bir gazetecinin öldürülmesi değil, gerçeklerin saklanması anlamına geliyordu.

AĞAR DİNLENDİ

Mumcu, Aksoy, Üçok ve Kışlalı'nın ölümünün de aralarında bulunduğu 22 faili meçhul cinayeti kapsayan Umut Davası’nın Eylül 2025’te görülen 13'üncü duruşması, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Dava kapsamında dönemin Emniyet Genel Müdürü ve eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar 32 yıl sonra ilk defa “tanık” olarak ifade verdi.

Güldal Mumcu’ya taziye ziyaretinde bulunan dönemin Ağar’ın, “Bir duvar örülüyor sanki” dediği, Mumcu’nun “Bir tuğla çekin, duvar yıkılsın” sözlerine karşılık, Ağar’ın “Tuğlayı çekemem” yanıtını vermesi mahkemede de yer aldı. Ağar “duvar” diyaloğuna ilişkin "Neden bu tuğlanın çekilmesini istemeyeyim? Çünkü bu cinayetin çözülmesi Üçok ve Aksoy cinayetinin çözülmesi demek. Benim bu konu ile ilgili alnım ak” derken aynı zamanda Uğur Mumcu ile “hukuklarının olduğunu” ileri sürdü.

Mahkemede avukatın "Mahkeme kayıtları da gösteriyor ki, Ağar da bu Gladyo örgütünün figürlerinden biri deniliyor" sözlerine karşı Ağar, "Bizim Gladyo ile işimiz olmaz. Yaptıklarımız tamamen yasal çerçevede Bakanlık işleriydi" şeklinde karşılık verdi.  Mahkeme davayı 9 Şubat’a erteledi.

∗∗∗

MUMCU ANILACAK

Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu; İstanbul, Ankara, İzmir ve Edirne başta olmak üzere birçok kentte anılacak. Mumcu, Ankara’da katledildiği yerde bugün saat 12.15’te düzenlenecek olan anmanın ardından Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki mezarı başında anılacak.

İstanbul’da ise Mumcu için düzenlenecek anma etkinliği, bugün saat 20.30’da Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon’da gerçekleştirilecek. Aynı zamanda Cumhuriyet Gazetesi çalışanları tarafından Şişli’de bulunan Uğur Mumcu Anıtı önünde anma töreni düzenlenecek.

İzmir’de de CHP İzmir İl Başkanlığı’nca düzenlenen anma töreni bugün saat 14.00’te Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.