birgün

11° PARÇALI BULUTLU

Örgütlü bir şair Nâzım

Şair Mehmet Özer, “Yeryüzü Nazım’a Şarkılar Söylüyor” kitabıyla Nâzım Hikmet hakkındaki yazıları topladı. Yerli ve yabancı birçok yazının yer aldığı kitap, Nâzım Hikmet’in örgütlü bir sanatçı kimliğine dikkat çekiyor.

KÜLTÜR SANAT 19.07.2022 09:02
Örgütlü bir şair Nâzım
Abone Ol google-news

Nisa KÜÇÜK

Şair Mehmet Özer, Nâzım Hikmet hakkında yazılan yazıları ve çekilen fotoğrafları derledi. İzan Yayıncılık'tan çıkan "Yeryüzü Nazım'a Şarkılar Söylüyor" kitabında Hikmet hakkında yazılan yerli yabancı birçok yazı yer alıyor. Kitapta Hikmet'in daha önce hiçbir gazetede, televizyonda çıkmamış fotoğraflarına da yer veriliyor. Kitabın yazarı şair Mehmet Özer, kitapla ilgili BirGün'ün sorularını yanıtladı.


Nâzım Hikmet'in şiirleriyle yolunuz ne zaman kesişti?
Yaklaşık 10 yaşındaydım. Opera sanatçısı ağabeyim Rıza Ekşioğlu, 1972 yılında bana Nâzım'ın şiir kitabını vermişti. İlk okuduğum şiiri, Salkım Söğüt şiiridir. Okuduğumda büyülenmiştim. Nâzım Hikmet o günden itibaren hayatımın tüm zamanlarında yer aldı. Küçükken defterlerini yapıyordum, yasaklı olduğu dönemde şiirlerini ezberliyordum. 15-16 yaşlarında yüksek duvarlara çıkıp şiirlerini okuyordum. Nâzım, zindanda, gurbette, sürgünde, işkencede, âşık olduğum kadınlarda, yoksulluğumda, yoldaşlarımda, sınıf kinimde vardı. Bütün insani duygularımın hepsi Nâzım ile başlar. Nâzım bizim hem aşkımız hem de kavgamızdı, ekmeğimizdi. O, dünümüzde yarınımızda hep bizimle birlikte yürüyen, darda kaldığımızda şiirine tutunduğumuz, üstümüze giydiğimiz, ruhumuza yedirdiğimiz bir senfoniydi.

Mehmet ÖzerMehmet Özer

Kitap fikri nasıl ortaya çıktı?
Nâzım derlemesini bu yıl yapmaya karar verdik ama yılların birikmişliği vardı. Genç bir kadın ya da genç bir erkek hayran oldukları sanatçıların tüm fotoğraflarını biriktirir ya ben de Nâzım hayranı olarak ona dair her şeyi biriktiriyordum. 1996 yılında İstanbul'da çalışıyordum. Her sabah gelip giden Nâzım hayranı Emin Karaca ağabeyimiz vardı. O, “Bu kadar bilgiyi biriktirmişsin ne yapacaksın, kütüphanende çürüyor. Bunu bir kitap haline dönüştür, başka insanlar da yararlansın, herkesin buna ulaşması mümkün değil. Nâzım Hikmet’i başka ulusların şairlerinin yazarların dilinden de öğrenmek lazım. Sadece bizim olma duygusuyla değil” dedi.

Ben de heyecanlandım, ona verdiğim sözü tuttum. Ancak yaşamını yitirdi, ona tuttuğum sözü göremedi.

Nâzım Hikmet ile ilgili yazıları derlerken dikkat ettikleriniz nelerdi?
Bu kitap Nâzım Hikmet’in partili kimliği üzerine kurulmuş bir çalışmadır. Bu ülkede burjuvazinin bir politikası var. Bileğini bükemediği sosyalist aydınları ya kirletmeye çalışır ya da onu düzen içinde kabul edilebilir bir bireye dönüştürmeye çalışır. Bu, Nâzım Hikmet için de böyledir. Onu sıradanlaştırır, çamur atar kirletmeye çalışır ya da onu devrimci özünden kopartarak düzen içinde kabul edilir bir şey haline getirir. Nâzım Hikmet’i kirletmeleri mümkün değil ama onu kabul edilebilir bir muhalif olarak sunabilir. Nâzım Hikmet’i sosyalizm fikriyatından, Marksizim-Leninizm düşüncesinden ve partili sanatçı fikrinden kopartarak aşk şairi, vatan şairi haline getirir. Bunlar doğru biz aşk, vatan şiiri de yazarız ama bizim bir ütopyamız var. Bizim tüm insanların eşitleneceği, özgürleşeceği, yeniden yaratacağı bir sosyalizm fikriyatımız var. Hikmet bizim topraklarımızda bu fikriyatın en önemli temsilcisidir. Soyut düşüncemizi somut olarak görünür hale getiren, başkalarının anlayacağı bir dil üzerinden insanlara anlatmamızı sağlayan partili bir şairdir. 1956’da Fransa’da yaptığı bir röportajda da bunu ifade eder. Partili sanatçı olmayı Lenin gibi anladığını, "Parti bana bir şey verir ben de partiye bir şeyler veririm. Ben partinin tüzüğüne bağlıyım. Bunun dışında kimseden talimat almam" diye açıklar. Bu tartışma, örgüt-sanatçı arasındaki ilişkiyi biçimlendirecek yeni bir tartışmanın nedeni olabilir. Bu ülkede burjuvazi uzun zamandır sanatçı ve aydınları örgütlü olmakla suçlayarak onu küçümseyerek, partili mücadelenin öznesi olmayı önlemeye çalışarak bunu yapmaya çalıştı. Ancak en değerli şey, işçi sınıfının partisinin yanında olmasıdır.

Kitabın ismini niçin "Yeryüzü Nazım'a Şarkılar Söylüyor" koydunuz?
Nâzım'ı sevgiyle alkışlayan ve yokluğundan keder duyan yeryüzüdür. Bu yüzden kitabın adı "Yeryüzü Nazım'a Şarkılar Söylüyor" oldu. Yeryüzünün bütün bilim ve sanat insanlarının Nâzım Hikmet hakkında yazdığı yazıları derledim. Atom bombasından kurtulmuş Hiroşima'lı bir çocuk dahi Nâzım hakkında cümleler kurabiliyor. Bu anlamda da Nâzım yeryüzüne, bu dünyaya ait bir şair. Biz her ne kadar Nâzım Hikmet bizim ozanımız desek de Nâzım dünyaya ait. Nâzım'ın duygularını bir Alman da Rus da hissedebiliyor.

YERYÜZÜ NAZIM’A ŞARKILAR SÖYLÜYOR - Mehmet Özer - İzan Yayıncılık, 2022YERYÜZÜ NAZIM’A ŞARKILAR SÖYLÜYOR - Mehmet Özer - İzan Yayıncılık, 2022

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun