Ortada ne ÇED var ne de ruhsat
Çanakkale Kirazlı’daki altın madeni sahasında çalışmalara başlayan TÜMAD’ın hangi izinle faaliyetini sürdürdüğü merak konusu. Avukat Pınar Gayretli, “TÜMAD’ın Kirazlı’da herhangi bir faaliyet gerçekleştirmesi hukuken mümkün değil” dedi.

İlayda SORKU
Kanadalı Alamos Gold’un büyük bir tahribat yaratıp terk ettiği Çanakkale merkeze bağlı Kirazlı köyü civarındaki altın madeni sahasında çalışmalar geçtiğimiz günlerde yeniden başladı.
Sahayı devralan Nurol Holding’e ait TÜMAD Madencilik, iş makineleriyle alanda faaliyete geçti. Ancak şirketin hangi izinle çalıştığı sorusu hâlâ yanıtsız.
Daha önce çevre tahribatı ve ağaç kesimi nedeniyle gündeme gelen sahayı Alamos Gold’un ardından Doğu Biga Madencilik satın almış ve TÜMAD da şirketi bünyesine katmıştı. Avukat Pınar Gayretli, sahada devam eden faaliyetleri ve sürecin hukuki boyutunu BirGün’e değerlendirdi.
ÇED’E AYKIRILIK TESPİT EDİLMİŞTİ
Gayretli, geçmişte verilen kararların ihlal edildiğini ve sürecin hukuki açıdan sorunlu olduğunu söyledi.
Bölgede hiçbir şey yokmuş gibi faaliyete devam edildiğini belirten Gayretli, süreci şöyle aktardı:
“Kirazlı Altın Madeni projesi için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı 2013 yılında verildi ardından Doğu Biga Madencilik işletme izni aldı ve faaliyetlerine başladı. İşletme izni ÇED raporunda belirtildiği gibi 45 bin 650 ağaç kesileceği yönünde bir planla alınmıştı ancak yapılan incelemelerle kesilen ağaç sayısının rapora aykırı olarak 195 bin adet olduğu tespit edildi. Faaliyetin durdurulması için Bakanlığa başvuru yapıldı, davalar açıldı. Yargılama sonucunda işlemin iptaline karar verildi. Dolayısıyla Doğu Biga Madencilik’in ÇED’e aykırı olarak ağaç kesimi yapıldığı hukuken de tespit edilmiş durumdadır. Bu projenin durmasının sebeplerinden biridir. Diğer sebep ise bu süreçte orman izninin de iptal edilmiş olması ve süresi dolan ruhsatın süresi de yine orman izni olmaması nedeni ile uzatılmamıştır. Bu nedenlerle şirket faaliyetlerine devam edememiş ve tahkime başvurmuştur.”
TAAHHÜDE UYMASI MÜMKÜN DEĞİL
Ardından şirketin tüm hisselerinin TÜMAD tarafından satın alındığını aktaran Gayretli, “Bu işlemle TÜMAD, şirketi tüm hak ve borçları ile devralmıştır. Her ne kadar TÜMAD çalışmaya başlamış olsa da Kirazlı Altın Madeni ruhsatına sahip değildir. Projenin ÇED’i ÇED’e aykırılık nedeni ile geçersiz hale gelmiştir” dedi.
Yönetmeliğe göre ÇED’e aykırılık tespit edilirse, proje sahibine süre verilebileceğini hatırlatan Gayretli, “Bu süre sonunda taahhüt edilen hususlara uyulması için yatırım durdurulur. Hükümler yerine getirilmedikçe durdurma kararı kaldırılmaz. ÇED’de belirtilenin 4 katı kadar ağaç kesilmiş olması hiçbir şart ve koşulda o ağaçların geri getirilmesi söz konusu olmayacağı için süre verilse dahi taahhüde uymanın sağlanmasının mümkün olmayacağı bir husustur. Bir an için taahhüde uyulabileceği düşünülse dahi taahhüde aykırılık 2019 yılında meydana gelmiştir. Dolayısı ile süre verilmişse bile 1 yıldan çok daha uzun süre geçmiş olmasına rağmen taahhüde uyulmamıştır” sözleriyle yaşananları özetledi.
“Sonuç olarak şu anda orada işletilen bir ÇED süreci ve ortada bir ÇED raporu yok” sözlerini kullanan Gayretli, “TÜMAD’ın şirketi satın alması hiçbir şekilde projeye devam edebileceği anlamına gelmemektedir. Zira Doğu Biga, projeye devam etmek için gerekli izin ve ruhsatlara sahip olsaydı tahkime başvurmazdı. TÜMAD’ın bugün itibari ile Kirazlı’da herhangi bir faaliyet gerçekleştirmesi hukuken mümkün değildir. Şirketin Kirazlı’da herhangi bir faaliyette bulunması, Alamos’un faaliyette bulunması kadar hukuksuzdur.”
NE OLMUŞTU?
Alamos Gold, 2019’da bölgede 195 bin ağacı kesmişti. Ardından ülkenin oksijen deposunu çöle çeviren şirkete karşı örülen direniş sonuç vermiş, şirketin ruhsatı yenilenmemişti.
Zararlarının karşılanması için harekete geçen şirket Türkiye’ye tazminat davası açmıştı. 2025’in Aralık ayında anlaşmaya varan şirket tüm hisselerini ve projelerini Nurol Holding’e ait TÜMAD’a 470 milyon dolar karşılığında satmıştı.
Şirketin Türkiye’ye karşı yürüttüğü 1 milyar dolarlık tahkim süreci de tarafların uzlaşmasıyla iptal edilmişti.


