birgün

12° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 19.10.2020 09:32

Ortak bir mizah anlayışı kalmadı

Komedyen ve radyocu Mesut Süre, “Ortak bir mizah anlayışı kalmadı. Kendi mizahını yaparak hayatını idame ettiren komedyen arkadaşlarım birbirine benzemiyor” diyor

Ortak bir mizah anlayışı kalmadı

Işıl ÇALIŞKAN

Rabarba isimli radyo programıyla tanınan Mesut Süre, bu işte 10 yılı devirdi. Buna ek olarak stand – up gösterilerini de sürdüren Süre, şu sıra ‘İlişki Testi’ isimli talk show programının moderatörlüğünü yapıyor.

"Mesut Süre İle İlişki Testi", çiftlerin tanışma hikâyelerinden kıskançlıklarına, eski sevgililerinden arkadaşlarıyla ve aileleriyle bir çift olarak kurdukları ilişkiye kadar pek çok şeyi paylaştıkları bir YouTube formatı. Süre ile İlişki Testi’nden girip Rabarba’dan çıktık.

Buyurun sizler de bu yolculukta bize eşlik edin…

► İlişkiler üzerine mizah yapma fikri nasıl doğdu? İlişkilerle mizah arasında nasıl bir bağ var?
Aynı zamanda iyi bir oyuncu olan dramaturg arkadaşım Süreyya Bursa’nın Stand Up’ıma gelip, bir çift ile interaktif yaptığım küçük bir kısımdan ilham alması ve tüm bu formatı yazmasıyla başladı. 2 buçuk seneyi ve 115 bölümü, yönetmenimiz Baran Şaşoğlu’nun harikulade bir iş çıkarması ve Santral Kumpanya ekibindeki oyuncu arkadaşlarımın gayreti ile devirdik. Bence benim hayata bakışım ile 16 senelik bir ilişkinin dinamikleri kontrast oluşturdu ve insanlar bu gerçekliği çok sevdiler… Bu ilişki işlerinden pek anlamayan bir komedyenin birbirine âşık insanları gözlerini belerte belerte şaşırıp bir program yapması projemizin alamet-i farikası… Tabii bence (Gülüyor).

ULUSAL BİR OYUN OLDU

► Sizce insanlar ilişki testini neden bu kadar sevdi?
İnsanlar YouTube’da bizi izlerken durdurup kendi aralarında bizim soruları birbirlerine sordular. Ulusal bir oyun oldu diyebiliriz.

► Konuklarınızı neye göre belirliyorsunuz?
İlk bölümlerde tanıdığımız insanlar da geldiler, şimdilerde bize gelen başvurular üzerinden yürüyor. Her bölüm aynı seviyede mizah dönmeyebilir ama iki insanın gelip bize hikâyelerini anlatması çok kıymetli, sahnede bir saniye bile içimden kimseye gıcık olmadım… Gelen konukların bendeki kredisi sonsuz.

► ‘Acaba kırılır mı?’ düşüncesi oluyor mu konuşurken? Mizah yaparken hassasiyetlerinizi ne belirliyor?
‘Acaba kırılır mı?’ diye düşünmüyorum ama çok nadir de olsa taraflardan birinin benim ya da eşinin söylediği herhangi bir şeyi değişik bir yerden anlayıp bozulduğunu hissediyorum… Zaten programın moderatörü olarak asıl işim biraz da orada başlıyor. Seyirciye çaktırmadan gönül almak, sahnedeki enerjiyi yükseltmek aldığımız geri dönümlere bakınca kıvırabildiğim bir şey. İlişki Testi’ni YouTube’dan izleyen 100 kişiden 97-98 kişi like’a basıyor. Matematik ve oran her şeyi anlatır hayatta bence.

► Komedyenlik en çok eleştiriye maruz kalan mesleklerden biri. Sosyal medyayla birlikte ‘linç kültürü’ diye bir terim doğdu. Bunlar motivasyonunuzu etkiliyor mu? Baş etme yöntemleriniz neler?
Eleştiri 12 senedir alışık olduğum bir şey. Münferit yükselmeleri dikkate almıyorum ama bir konuda toplu bir kanaat varsa değişmeye çalışırım elbette. Hakkımda yazılan bir şeye sinir olmayı bırakalı çok oldu. Göz önünde olan herkesin ortak derdi desteksiz sallamaya maruz kalmak, çözümü de kendi işine bakmak. Oyuna devam (Gülüyor).

► Bir ülkenin mizah anlayışını neler belirler?
Ortak bir mizah anlayışı kalmadı bence. Kendi mizahını yaparak hayatını idame ettiren komedyen arkadaşlarım birbirine benzemiyor. Artık herkes kendini seven takip eden kitlesine ama 50 kişi ama 500 kişi bir araya geliyor ve herkes o geceden mutlu ayrılıyor.

ortak-bir-mizah-anlayisi-kalmadi-794332-1.
"Eleştiri 12 senedir alışık olduğum bir şey. Münferit yükselmeleri dikkate almıyorum ama bir konuda toplu bir kanaat varsa değişmeye çalışırım elbette. Hakkımda yazılan bir şeye sinir olmayı bırakalı çok oldu"

DOĞRU KELİME SEÇİMLERİ ELZEM

► Ofansif mizah tartışmalarına ne diyorsunuz?
İnsanların üzerinden kırmadan dökmeden görece iğneleyici mizah yapmakla ki ben kendimi burada sınıflandırıyorum; ofansif mizahı ayırt etmek lazım. Ofansif mizah dünyada da bizde de hayranlıkla izlediğim temsilcileri olan, birilerinin yumuşak karnına dokunduğunu bilerek doğru kelime seçimlerinin elzem olduğu bir tür. Çok yöntem var güldürürken ve belki de en kıymetlisi…

► Kendinize oto sansür uyguladığınız oluyor mu?
Oto sansür denemez. 12 senedir radyo programcısıyım ve yayıncılıktan geliyorum. Belli reflekslerim ister istemez sahnede de kendini gösteriyor…

► Rabarba yıllardır devam eden bir programınız. Radyoculuk size neler kattı?
Rock FM’de 8 sene çalıştım. Yaklaşık 2,5 senedir Virgin Radyo’dayım ve Rabarba; komedyen arkadaşlarımın büyük katkısıyla dinleyicisi çok kıymetli ve bizim de kıymetlimizdir. Canım Rabarba’cılar.

Radyoculuk bana binlerce telefon bağlantısıyla bir komedi hızı kazandırdı. Sahnedeki rahatlığımın ve insanlarla iletişimimin güçlülüğünü (İnşallah öyledir) Rabarba’ya borçluyum… İlişki Testi ve Rabarba birbirini besleyen ve her ikisini icra ederken de çok mutlu olduğum iki iş oldu.

► Rabarba 17. Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri’nde En İyi Radyo Programı seçildi. Bu ödülün anlamı nedir sizin için?
Boğaziçi Üniversitesi’ni 113 puanla kaçırmıştım. Orayı kazanmış öğrencilerin bizi yılın en iyi programı seçmesi çok güzel.

► Son olarak önümüzdeki kariyer planlamanızdan bahseder misiniz?
Senelerdir bir bilgi yarışması sunmak istiyorum. Bir sonraki projem böyle bir şey olursa ne güzel olur…

***

Hâlâ sokakta pilav yiyorum

► Daha önceki sohbetimizde underground kalmanın sizin bir tercihiniz olduğundan bahsetmiştiniz. İlişki testi ister istemez sizi başka bir noktaya taşıdı. Kariyeriniz için bir dönüm noktası diyebilir miyiz?
Projemiz toplam izlenmede 60 milyonu geçti ama underground kalmak hususunda değişen pek bir şey yok. Artık bizim kafamızı bilen insanlar yollarda fotoğraf çektiriyor ve sosyal medyadan daha çok yazıyor o kadar. Sokakta pilav yemek, tabureye oturup çay içmek, sokakta öpüşmek, hala olası şeyler. 10 magazin muhabirinin 9’u beni tanımaz. Bir tanesi de gözlerini kısıp “Abi ben seni bir yerden biliyorum ama nereden?” diye sorar.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız