Google Play Store
App Store

İktidar cephesinin, “Terörsüz Türkiye” olarak nitelendirdiği çözüm sürecine yönelik hazırlanan raporlar, çözümde ortaklaşmadan çok derin görüş ayrılıklarını ortaya koydu. AKP, ittifak ortağı MHP’nin taleplerini görmezden gelirken DEM Parti kapsamlı bir yasal düzenleme, CHP ise “Çözüm için demokratikleşme” önerilerini kayda geçirdi.

Ortak rapor öncesi derin ayrışma
Mustafa Bildircin
Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.net

Siyasi partiler, iktidarın, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı çözüm süreci kapsamında kurulan TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na raporlarını sundu. Sürecin üç önemli aktör AKP, MHP ve DEM Parti’nin raporları, içerdiği öneriler itibarıyla “Üç benzemez” olarak nitelendirilirken CHP’nin raporuna, “Çözüm için kapsamlı demokratikleşme adımı” tavsiyesi damgasını vurdu. Komisyon Başkanlığı’na sunulan raporlar, içerik farklılıkları itibarıyla “Bu raporlardan nasıl ortak rapor yazılacak?” sorusunu da beraberinde getirdi. Siyasi partilerin raporlarının incelenmesinin ardından, ortak rapor yazım aşamasına geçileceği bildirildi.

10 MART MUTABAKATI

MHP ile birlikte sürecin ana aktörlerinden AKP, raporunu komisyona en son teslim eden parti oldu. AKP’nin 60 sayfalık raporu, 15 ana başlıktan oluştu. Sürecin önemli aktörlerinden DEM Parti’nin talepleri arasında yer alan, “Umut hakkı”, AKP’nin raporunda yer almadı. AKP’nin raporunda, yasal düzenleme aşamasına geçilmesinin ancak “Örgütün kendisini feshi ve silahların imhası ve yakılması da dahil olmak üzere, devletin ilgili kurumlarının yapacağı tespit ve teyit mekanizması sonrasında” mümkün olacağı kaydedildi. Raporda, Suriye’de varlığını sürdüren YPG’nin, “10 Mart mutabakatına uyması” da yasal düzenleme aşaması için şart koşuldu.

Raporda öte yandan isim verilmeden YPG’nin de silah bırakması ve tasfiyesinin gerekliliğinden söz edildi. AKP’nin raporunun ilgili kısmında, “Örgütün illegal ideolojik ve finansal yapılanmalarıyla birlikte yurt içinde ve yurt dışındaki tüm şube, unsur ve uzantılarıyla silah bırakması ve kendini tasfiyesi somut, ölçülebilir ve teyit edilebilir biçimde kayıt altına alınmalıdır” denildi.

AKP’nin raporunda, “Umut hakkı”, “Kayyum uygulamasına son verilmesi” ve “AYM-AİHM kararlarına uyulması” talepleri yer almadı. İktidar partisinin raporunda olmayan taleplerin büyük bölümünün MHP, CHP ve DEM Parti'nin raporlarında yer alması dikkati çekti.

MHP’NİN ÖNERİLERİ

Bahçeli'nin onay verdiği raporda, atılacak tüm yasal adımlar için “Suriye dahil tüm bölgelerde silahların bırakılması ve bunun tespiti” şartını koştu. MHP’nin, “Örgütün tasfiyesi ve örgüt üyelerinin topluma kazandırılması” önerisi ise rapora, “Üç aşamalı özel bir düzenleme” olarak yansıdı. Bu kapsamda sırasıyla “Silahların tam olarak bırakılması”, “Örgüt mensuplarının adli mercilere teslim olması” ve “Rehabilitasyon süreci” önerileri kayda geçirildi.

MHP, silah bırakan örgüt mensuplarının mutlaka adli bir sürece tabi tutulması ve örgüt içindeki konumlarına göre kademeli şekilde ceza indirimi ve erteleme uygulanması taleplerinin altını çizdi.

KAPSAMLI DÜZENLEME

DEM Parti ise silah bırakan örgüt üyelerinin toplumsal yaşama katılımı için kapsamlı yasal düzenleme istedi. Partinin raporuna öte yandan, “Türkiye’nin demokratikleşmesi için” de öneriler yazıldı. AKP ve MHP’nin, “Suça bulaşmamış örgüt üyeleri” tanımlamasının aksine DEM Parti, sürece yönelik çıkarılacak yasalarda, “Suç işleyen-işlemeyen” ayrımının yapılmaması gerektiğini bildirdi.

DEM Parti raporunda ayrıca, silah bırakan örgüt mensuplarının istihdama katılımının sağlanması talebinin de altı çizildi. DEM Parti’nin çözüme yönelik diğer bazı önerileri ise şöyle sıralandı:

• Ceza Muhakemesi Kanunu’nda ve Türk Ceza Kanunu’nda değişiklikler yapılması.

• Umut Hakkı’nın hayata geçirilmesi,

• AİHM ve AYM kararlarının uygulanması,

• Ceza ve infaz mevzuatında demokratik standartlara dönülmesi,

• Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması.

DEMOKRASİ VURGUSU

CHP’nin süreç komisyonuna sunduğu raporda ise Kürt sorununun yalnızca güvenlik politikaları ile çözülemeyeceğinin altı çizilerek, “Çözüm, gerçek bir demokrasinin inşasından bağımsız düşünülemez” ifadeleri kullanıldı.

CHP’nin raporunda öne çıkan başlıklar şöyle:

• Anayasa’nın 90’ıncı ve 153’üncü maddeleri hükmü gereği, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tüm kararları uygulanmalıdır.

• Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararının gereğini yerine getirmeyen hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından derhal disiplin soruşturması açılmalı ve bu hâkim ve savcılar meslekten men cezası ile cezalandırılmalıdır.

• Örgütlenme özgürlüğü önündeki kanun ve uygulamadan kaynaklı tüm engellerin kaldırılması.

• Kürt sorununun sadece güvenlik politikaları ve terörle mücadele düzenlemeleri ele alınarak çözülemediği görülmüştür. Türkiye’de Kürt sorununun çözümü, gerçek bir demokrasinin inşasından bağımsız düşünülemez. Bu nedenle meşru siyaset alanının daraltılmasına yönelik uygulamaların hızla geri alınması ve demokratik siyasal zeminin güvence altına alınması için gerekli adımların atılması çözüm için elzemdir.

• Belediyelere kayyım atanmasına ilişkin olağanüstü hâl kalıntısı yasal düzenleme derhal yürürlükten kaldırılmalı, bu kapsamda 11 siyasi partinin TBMM Başkanlığına sunmuş olduğu ortak kanun teklifi gündeme alınmalıdır.

• Siyasi yargılamalarda başsavcılıkların yetki gaspı ve çifte standart sonlandırılmalı, yasama sorumsuzluğu ve ifade özgürlüğü kapsamında tazminat davaları da dahil olmak üzere parlamenterlere yönelik yargı tacizinden derhal vazgeçilmelidir.

NASIL YAZILACAK?

Raporların değerlendirilmesi için Meclis’te grubu olan ve sürece dahil olan partilerden bir heyet kurulacak. Heyet, “Partilerin raporlarını ortaklaştırmak” için çalışacak. Kurulacak heyetin bir hafta çalışması ve nihai raporun en geç 10 gün içinde tamamlanması planlanıyor. Sürecin uzaması halinde komisyonun çalışma süresi, 31 Aralık 2025 tarihinde alınacak bir karar ile Mart 2026’ya kadar uzatılacak.

Edinilen bilgiye göre, “Ortak rapor” olarak adlandırılacak raporda yasal düzenlemelerle ilgili detaylara yer verilmeyecek. Sürecin en merak edilen ayağı olan yasal düzenleme ayağına yönelik öneriler, “Kaba bir tarif ile” raporda yer alacak. Muhalefete göre heyet, “Topu komisyona atacak”. Bu kapsamda yasal düzenleme ayağında atılacak adımlar için karar, TBMM Adalet Komisyonu'nda alınacak.

∗∗∗

“SİYASİ DURUŞA PARALEL HAZIRLANDI”

BirGün’e konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, partilerin kendi siyasi duruşlarına paralel olarak hazırladıkları raporlardaki farklılıkları, “Son derece doğal” ifadesiyle nitelendirdi.

Emir, tüm görüş ayrılıklarına karşın, “Ortak rapor” konusundaki umudunu koruduğunu belirterek, “Çünkü demokrasi ile ilgili, adalet ile ilgili, toplumsal barışla ilgili sorunlar ve çözüm yolları her parti açısından da çokça farklı değil. Türkiye’nin acilen adalete, demokrasiye ihtiyacı var. Toplumsal barışa ihtiyacı var” diye konuştu.

Ortak raporun altında tüm siyasi partilerin kendi raporlarının ek olarak dahil edileceğini ifade eden Emir, “Partilerin kendi tutumları, kendi bakış açıları ve komisyonda ortaklaştıkları noktalar kamuoyunca açıkça görülebilecek” değerlendirmesinde bulundu.

Emir, “SDG’nin akıbeti” konusunun süreçte ayrılığa yol açıp açmayacağına yönelik soruya “Rapor aşamasında bir sorun olacağını düşünmüyorum çünkü yazılacak rapor, bir çerçeve metni olacak. Ayrıntılara girmeyen, ayrıntıları Adalet Komisyonu’na bırakan ancak genel ilkeleri ortaya koyan bir rapor kaleme alınacak” diye yanıt verdi.