birgün

25° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 09.02.2020 10:02

‘Oscar’ları beklerken

Bu gece başlayıp pazartesi sabahı sonuçlanacak olan 92’nci Akademi ödüllerinde güçlü rakipler arasında iki film öne çıkıyor; ‘1917’ ve ‘Parazit’. Birçok ödülde öne çıkan 1917’nin ‘The Irishman’, ‘Parazit’, ‘Jojo Rabbit’, ‘Once Upon a Time… in Hollywood’ gibi dişli rakipleri var

‘Oscar’ları beklerken

VECDİ SAYAR

Bu gece başlayıp pazartesi sabahı sonuçlanacak olan 92’nci Akademi ödül töreninde Oscar heykelciklerinin kimlere gidebileceği konusunda tüm dünyada tahminler yapılıyor, hatta bahisler oynanıyor. Oscar ödüllerinin maddi bir karşılığı yok ama Amerikan sinema endüstrisi açısından önemi oldukça fazla. Çünkü ödüllendirilen filmlerin tüm dünyada yeni ve daha geniş bir gösterim olanağına kavuştukları bir gerçek. Yani, ‘prestij’in yanı sıra ‘duygusal’ getiriler söz konusu. Bu yılki tahminlerde -ve bahislerde- yarışı bir Amerikan-İngiliz ortak yapımı, Sam Mendes’in yönettiği ‘1917’ önde götürüyor. Kuşkusuz, bunda filmin şu ana dek kazandığı ödüllerin rolü büyük: Altın Küre’lerde Drama dalında En İyi Film, BAFTA, DGA, PGA, HCA ödülleri…

‘American Beauty’ filmiyle 1999’da En İyi Film Oscar’ını kazanan Sam Mendes, ‘1917’de zorlu bir işe soyunmuş. Plan-sekans yöntemini – yani, tüm bir sahneyi, hareketli bir kamera ile hiç kesmeden anlatma biçimini- büyük bir başarı ile kullanırken anlatım araçlarının tümünde büyük bir ustalık sergiliyor. Film, En İyi Film dalının yanı sıra En İyi Yönetmen, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Ses Kurgusu, En İyi Ses Miksajı, En İyi Prodüksiyon Tasarımı dallarında da aday. Bana sorarsanız, En İyi Yönetmen, Görüntü Yönetmeni (Roger Deakins’in bu alanda güçlü bir rakibi var: ‘The Lighthouse’ filminin görüntü yönetmeni Jarin Blaschke ama beklentim Deakins’in kazanacağı yönünde), Ses Kurgusu ve Ses Miksajı dallarında ödülü hak ediyor ‘1917’. Prodüksiyon Tasarımı da çok iyi ama karşısında ‘The Irishman’, ‘Parazit’, ‘Jojo Rabbit’, ‘Once Upon a Time… in Hollywood’ gibi dişli rakipleri var.

SİSTEMLE HESAPLAŞMAoscar-lari-beklerken-685759-1.

En İyi Yönetmen dalında, Martin Scorsese ve Bong Joon-ho gibi iki önemli aday olmasına karşın, ödülü Sam Mendes’in kazanacağını düşünüyorum. Sinemanın tüm ögelerini koreografik bir düzende buluşturarak önemli bir başarıya imza atıyor, Mendes. Ama ‘American Beauty’ filmindeki eleştirel bakışı yakalayamıyor bana kalırsa. Birinci Dünya Savaşı’nda Fransa kıyılarında Almanlara karşı savaşan İngiliz askerlerinin öyküsünde, savaşın acımasızlığını sergilerken, bir yandan da iki acemi askerin kahramanlığına övgüler düzen film, bir ‘Paths of Glory’ (Kubrick) değil sonuçta. Ama oy kullanan yaklaşık 9000 Akademi üyesinin gönlünü kazanması büyük olasılık.

Oysa kahramanları değil, anti-kahramanları baş tacı eden önemli yapımlar var bu yıl karşımızda. Güney Koreli Bong Joon-ho’nun ‘Parazit’i, Amerikan sinemasının büyük ustası Martin Scorsese’nin ‘İrlandalı’sı, Todd Phillips’in ‘Joker’i bu yılın seçkisinin en güçlü yapımları, ‘1917’nin yanı sıra. Scorsese’nin kariyerinin bir özeti diye tanımlanabilecek gangster filmi ‘İrlandalı’da, mafya-sendika-kilise-siyaset ilişkisi filmin ana omurgasını oluşturuyor. Yönetmen, 50’li yıllardan 2000’lere uzanan tarihsel bir kesitte olup bitenlere tanıklık ederken, hepsi de birer anti-kahraman olan ana karakterlerini ayrıntılı biçimde bize tanıtıyor, Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci gibi usta oyuncuların katkısıyla. Scorsese’nin bu epik anlatısı, ‘New York Critics Circle’’ın En İyi Film ödülünü kazanırken, Joe Pesci’ye de Yardımcı Oyuncu dalında bir ödül getirdi. Ama tüm sinema yazarları aynı görüşte değil. LAFCA ödülünü kazanan “Parazit” oldu. Hollywood Critics Association ise,’1917’yi yılın en iyisi olarak belirledi. Bu dağılım neyi gösteriyor? İyi bir sinema yılını geride bıraktığımızı…

Gerçekten de, bu yılın Oscar’larında En İyi Film dalında aday gösterilen dokuz film arasında kötü film yok. ‘Ford v Ferrari’, ‘Once Upon a Time… in Hollywood’ gibi ana akım filmlerin yanı sıra, ‘Jo Jo Rabbit’, ‘Marriage Story / Evlilik Hikayesi’ gibi bağımsız yapımlar da var, ‘İrlandalı’, ‘Joker’, ‘Little Women’, ‘Parazit’ gibi iki alanda da at oynatabilecek yapımlar…

Quentin Tarantino’nun Cannes’dan ödülsüz dönen ve kanımca oldukça dağınık, bütünlükten yosun filmi ‘Once Upon a Time… in Hollywood’da beklendiği üzere geniş bir hayran kitlesi kazandı ve Amerikan film ve televizyon eleştirmenlerinin ödülü Critics’ Choice, ‘Once Upon a Time… in Hollywood’ın oldu; En İyi Özgün Senaryo ve Brad Pitt’e En İyi Yardımcı Oyuncu ödülleri ile birlikte… Benim listemde ise yalnızca Brad Pitt’e yer var.

Bu yılın Oscar’larında favorimin ‘Parazit’ olduğunu söylemeliyim. En İyi Film’in yanı sıra En İyi Uluslararası Film ödülünü de kazanmalı diye düşünüyorum. Sınıf çatışmasını, eşitsizliğin egemen olduğu bir düzeni kara mizahla anlatan çok başarılı bir film. Elbette, yönetmen ve Özgün Senaryo ödüllerini de hak ediyor. Eğer bir sürpriz olur da, En İyi Film Oscar’ını alırsa, o zaman yönetmen ödülü Sam Mendes’in olur diye düşünüyorum.

Sistemle hesaplaşan bir diğer film de, ‘Joker’. Sınıfsal meseleyi ıskalamayan bir bakış açısına sahip, ama finalde anti-kahramanının isyanını hastalığına ve aile sorunlarına bağlayarak ve Joker’i idolleştiren kitlenin protestosunu şiddetle özdeşleştirerek, ideolojik çizgisini riske sokuyor. Elbette, Joaquin Phoenix’in yorumu En İyi Erkek Oyuncu ödülünü hak ediyor.

oscar-lari-beklerken-685760-1.

Diğer dallara gelince, favori adaylar, ‘Judy’ ile Rene Zellweger’in En İyi Kadın Oyuncu, ‘Evlilik Hikâyesi’ ile Laura Dern’in En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dallarında ödülün sahibi olmaları büyük olasılık... Kostüm tasarımında ‘Küçük Kadınlar’ın, Makyaj-Saç Tasarımı’nda ‘Bombshell / Skandal’ın, Uyarlama Senaryo’da ‘Jojo Rabbit’in, Müzik’te ‘Harriet’in, Belgesel’de ‘For Sama’nın, Animasyon’da ‘I Lost My Body / Bedenimi Kaybettim’in almasını isterim. Son söz olarak, Akademi’nin tarihinde ilk kez, Amerikan ya da İngiliz olmayan bir yapıma Oscar’ı vererek, şeytanın bacağını kırmasını dileyelim…

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız