Özel eğitim için 27 yaş sınırına aileler tepkili: Eşit yurttaşlık 27 yaşta bitmez
MEBBİS’te teknik düzenlemeyle özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine 27 yaş sınırı getirilmek istenmesi özel gereksinimli bireyler ve aileleri arasında endişelere yol açtı. Aileler “Özel eğitim ömür boyu olmalı” dedi.

Berkay Sağol
berkaysagol@birgun.netMillî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) MEBBİS sistemi üzerinde yaptığı teknik düzenleme, özel gereksinimli bireyler ve ailelerini belirsizliğe sürükledi.
Yapılan güncellemeyle özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine fiilen 27 yaş sınırı getirilmek istenmesi ailelerin tepkilerine yol açtı. Binlerce aile “ömür boyu olması gereken bir hakkının” ellerinden alındığını belirtti.
27 yaş ve üzerindeki özel gereksinimli bireylerin rehabilitasyon merkezlerine girişleri halihazırda sistem tarafından engelleniyor. Kurum yöneticileri, sistem ekranlarında “Sadece 0–26 yaş aralığına eğitim verilebilir” şeklinde net bir ibare ve yazı olmadığını ancak yine de sisteme ders yazamadıklarını söyledi. Bu hakkın ortadan kaldırılması, engelli birey ve ailenin eve hapsedilmesi ve evde hapis hayatı sürmesi anlamına geliyor. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan binlerce öğretmen ve fizyoterapist ise işsiz kalma riskiyle karşı karşıya.
EĞİTİME DARBE
Bu düzenlemeden direkt olarak etkilenen 28 yaşındaki otizmli birey Öykü Şenol. Şenol’un annesi ve Türkiye Sakatlar Derneği Muğla Şube Başkanı Elif Şenol, karara tepki göstererek “Karar kızımın kısıtlı olan eğitim ve rehabilitasyon hakkından mahrum kalması demek. Otizm ömür boyu desteğe ve rehabilitasyona ihtiyaç duyan bir sendrom. Bu desteğin olmaması kızımın semptomlarında, öfke nöbetlerinde artışa neden olacak ayrıca kısıtlı sosyal ortamından mahrum kalmasına, toplumsal uyum becerilerinin gerilemesine ve davranış bozukluklarında artışa neden olacak” dedi.
Bu ekonomik koşullarda kızının eğitim hayatını sürdüremeyeceklerini vurgulayan Şenol, şöyle devam etti: “Özel eğitim ve rehabilitasyon büyük bir ekonomik maliyet ve günümüz koşullarında bu maliyeti karşılayacak çok az aile var. Şu an tek gelirimiz eşimin emekli maaşı bu nedenle böyle bir ekonomik yükü karşılayamayız. Bu karar uygulanmamalı. Uygulanan hizmetler ne yazık ki bizler için asla yeterli olmadığı gibi var olan haklarımızda elimizden alınmaya çalışılıyor. Ne yazıktır ki özel gereksinimli bireyler hâlâ hükümet tarafından muhtaç insan olarak algılanıyor. Oysa bizler sadece eşit yurttaşlık haklarımızı istiyoruz.”
ÖLÜME TERK EDİLİYORUZ
Bu tedirginliği yaşayanlardan biri de 23 yaşındaki polinöropati hastası Furkan Ulusoy. Ulusoy, şunları anlattı: “Bu hastalık kaslarımın zayıflamasına sebep oluyor. Bu yüzden devamlı fizyoterapi almak zorundayım. Özel eğitim ömür boyu devam etmeli. Yoksa fiziksel veya zihinsel olarak gerileme, kazandığımız becerileri kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu eğitimi devlet karşılamazsa, aileler özel ders almak zorunda kalacak ve bu çok büyük bir maddi yük. Zaten engelli bireylerin ekonomisi iyi olmadığı için bu kurumlara gidiyor. Kurumların denetimi, kalitesi ve verilen ders saati bile yeterli değilken böyle bir sınırlama getirmek en hafif tabiriyle saçmalık. Düzenleme 1 Ocak’ta yürürlüğe girmiş, tepkiler sonrası askıya alınmış ama bazı kurumlarda, 27 yaş ve üzeri öğrencilere ders yazılamıyormuş. Buna karşın, sorun olmadığını söyleyen kurumlar da var. Karışık bir durum söz konusu maalesef. Özel eğitim yaşla sınırlandırılmamalı, kurumların kalitesi, ders sayısı gözden geçirilmeli ve düzeltilmeli. Derslerimizi sınırlandırmak demek, bizim eğitim, yaşam, sosyalleşme hakkımızı elimizden almak, bizi ölüme terk etmek demek."


