Google Play Store
App Store

"CHP Türkiye'yi dışarıya mı şikayet ediyor?" eleştirilerine yanıt veren CHP Genel Başkanı Özel, "15 Temmuz akşamı FETÖ darbe girişiminde bulundu, hep beraber karşı çıktık. Erdoğan, CHP'den 'Sizin dünyadaki bağlantılarınız kuvvetli. Dünyaya derdimizi hep beraber anlatalım. Demokrasiye karşı bu darbe girişimini dünyaya duyurun' diye destek istemişti. O günün mağduru bugünün zalimi olmuş ve bir darbe girişiminde bulunuyor" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi
Özel: "Erdoğan, 15 Temmuz'da dünyaya duyurmamız için yardım istedi"

Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı Stefan Löfven ile Avrupa Parlamentosu’ndan üç milletvekili Katarina Barley, Dario Nardella ve Evin İncir, Saraçhane’deki İBB ana yerleşkesine gelerek İmamoğlu’na desteklerini iletti.

İstanbul'da Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı Stefan Löfven ile ortak basın açıklaması yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "CHP Türkiye'yi dışarıya mı şikayet ediyor?" eleştirilerine yanıt verdi. Özel, "15 Temmuz akşamı FETÖ darbe girişiminde bulundu, hep beraber karşı çıktık. Erdoğan, CHP'den 'Sizin dünyadaki bağlantılarınız kuvvetli. Dünyaya derdimizi hep beraber anlatalım. Demokrasiye karşı bu darbe girişimini dünyaya duyurun' diye destek istemişti. O günün mağduru bugünün zalimi olmuş ve bir darbe girişiminde bulunuyor" dedi.

Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı Stefan Löfven ve heyetine dayanışma ziyareti için teşekkür eden Özel, şunları söyledi:

"Kendisi Türkiye’deki süreci çok yakından takip ediyor. Ben Türkiye kamuoyuna kendisini şöyle takdim edebilirim. Hem geçmiş dönemlerde, başbakanlığı döneminde hem burada yaptığı görev sırasında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği noktasında en gönülden desteği veren, Türkiye’nin iyiliğini en çok isteyen ve Türkiye’yi Avrupa’da en çok savunan siyasetçilerin başında gelir kendisi. Biz de her seferinde CHP olarak Avrupa Birliği tam üyeliği hedefini koyduğumuzda aynı Sosyalist Enternasyonal ve orada başkanlığımızı yapan Pedro Sanchez gibi kendisi de bu süreçte hep CHP’nin bu tezlerini desteklemiştir. Bu arada bugün sabah Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil ile bir telekonferans görüşmemiz oldu. Kendisi de Almanya’daki koalisyon görüşmelerini sonlandırmak ve partisini iktidara taşımak üzere. Yine Sosyalist Enternasyonal’in Onursal Genel Başkanı George Papandreou, Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sanchez, İngiliz İşçi Partisi’nin önceki Genel Başkanı Jeremy Corbyn’in çok kıymetli destek ve dayanışma mesajlarını alıyoruz bu içinde bulunduğumuz süreçte.

“CHP, DÜNYADAKİ TÜM SİYASİ AKRABALARININ DAYANIŞMA MESAJLARINI KABUL EDİYOR”

Gün boyunca da burada daha önce CNN International ve BBC, Reuters ile yaptığımız görüşmelerin üzerine bugün İngiliz The Times, Fransız Le Monde, Alman DW ve Japon Asahi Gazetesi ile de mülakatlarımız oldu. Zaman zaman iktidara yakın çevreler, onlara yakın kalemler ve bugün iktidardaki partilerin sözcüleri ‘CHP, Türkiye’yi dışarıya mı şikayet ediyor’ diye sözler söylüyorlar. CHP, dünyadaki tüm siyasi akrabalarının gösterdiği dayanışma mesajlarını, duygularını kabul ediyor. Eğer konu demokrasi ve insan hakkı ihlalleriyse bu o ülkenin iç meselesi değildir. Kırgızistan’da Sosyal Demokrat Parti lideri içeri atıldığında da Sosyalist Enternasyonal’i harekete geçirmek için davet eden bendim. Dünyanın neresinde olursa olsun aynı refleksleri veriyoruz. Kaldı ki şunu hatırlatmak isterim. 15 Temmuz akşamı FETÖ, bir darbe girişiminde bulundu. Hep beraber karşı çıktık. Ertesi sabah Erdoğan, CHP’ye, bizlere, ‘Sizin dünyadaki bağlantılarınız kuvvetli. Dünyaya derdimizi hep beraber anlatalım, demokrasiye karşı bu darbe girişimini dünyaya duyurun’ diye bizden destek istemişti. O günün mağduru bugünün zalimi olmuş, bir darbe girişiminde bulunuyor; 19 Mart darbe girişimi. 23 Mart günü 15 milyon insan tarafından, sokağa dökülen insan tarafından bu darbe girişimi bastırılıyor.

“KURULAN KUMPASI ANLATMAYACAK MIYIZ”

Dünya da soruyor, diyor ki ‘Ne oluyor Türkiye’de? Türkiye’den en bilindik, dünyanın en bilindik metropolüne, üç imparatorluğa başkentlik etmiş İstanbul’da daha 10 ay önce seçilmiş olan, yüzde 50’nin üzerinde seçilmiş olan, hepimizin tanıdığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmışlar, ne oluyor diye’ soruyorlar. Anlatmayacak mıyız? Kurulan kumpası anlatmayacak mıyız? Milli iradeye darbe yapıldığını anlatmayacak mıyız? ‘Erdoğan bu Saraçhane’den 30 sene önce mağdur olarak hapishaneye gitti. Şimdi buranın zalimi olarak buranın seçileni hapse koyuyor’ demeyecek miyiz? Boş iddianameleri, boş MASAK raporlarını ve maddi meseleler üzerinden rüşvet yalanları ile kurulan kumpası anlatmayacak mıyız? Özellikle biz Greko kriterlerini savunurken, siyasi ahlak yasasına evet derken eğer Erdoğan, ‘Siyasi ahlâk, etik yasası olursa bir il, bir ilçe başkanı bulamayız’ demişken ve biz bunları savunup ‘Erdoğan siyasi ahlak yasasından kaçıyor’ diye, Avrupa Birliği’nde serbest dolaşım yok diye vize serbestisini bu yüzden kaybetmişken, şimdi rüşvetçi biz siyasi ahlak yasasına aykırı davranan başkan bizde de o temiz mi olmuş?

“SÜTTE LEKE VAR, BAŞKANLARIMIZDA YOK”

Sütte leke var, bizim başkanlarımızda leke yok ama AK Parti’nin kir göstermediğini düşünüp de bu kadar rahat davranıyorsa, dünyadaki siyasi muhataplarımız biliyor, Türkiye’nin Avrupa’dan serbest dolaşım hakkını Erdoğan’ın siyasetin finansmanı ve şeffaf yapılmasını isteyen Greko kriterlerine uymadığı için olmadığını da biliyorlar.

Bu yüzden bu darbe girişimine karşı dayanışma göstererek buraya gelen değerli dostlarımıza teşekkür ediyorum. Asla ve asla yarattıkları iklime, ‘Efendim yurt dışına bunu söylerseniz sizi hain ilan ederiz’. Hain ilan etmenin tekeli size kaldıysa vah vah vah. Bu memlekete bir ihanet varsa bu kadar insanı üç günde bu kadar yoksullaştıran, faizleri fırlatan, dövizi bu kadar yükselten, Türkiye’yi Avrupa’dan koparan, ‘Diplomanın bile garantisi yoksa ben oraya nasıl fabrika kuracağım’ diyen yabancı yatırımcıyı kaçıran sizsiniz bu ülkeye ihanet eden. ‘Bu ülkede demokrasi olsun, yatırım gelsin, gençler vizesiz dolaşsın, iş adamları çok daha iyi yatırımlar yapsınlar’ diyen, ‘Bu ülkenin geleceği güzel olsun’ diyen biziz. O yüzden ihanetin kotasını dolduranlar bize, ‘Türkiye’yi dışarı şikayet ediyor’ diye bir hainlik tanımlamasına hiç kalkışmasınlar. Öyle bu laflardan korkup bir adım geri atan siyaseti çok gerilerde bıraktık.”

“ALGI OPERASYONU DÜNYADA DA TUTMADI”

Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, "İmamoğlu’na operasyon konusunda Avrupa liderlerine siteminiz olmuştu. Yaptığınız toplantıda bakış açısı ile ilgili bir değişiklik var mı?" sorusuna, "O konuda hızlı bir iyileşme var. İlk günlerde yolsuzluk konusu olunca bir tereddüt olup herkes bakmıştı. Şu anda dünyadaki çok çeşitli yerlerden gelen açıklamalarda Türkiye’deki sürecin hukuksuzluğuna yönelik vurgu var. Bu konuyu da değerlendirdik. Örneğin dün Sayın Macron’un açıklaması hem Türkiye’nin çıkarlarını kollayan hem de Avrupa’nın değerlerine vurgu yapan, Türkiye’yi hukukun üstünlüğüne davet eden açıklaması son derece kritik ve önemliydi. Dünyanın dört bir yanından biraz önce de söyledim, bugün bu konuda dayanışma mesajları geliyor. Bu AKP’nin yaratmaya çalıştığı algı operasyonu dünyada da tutmadı artık" yanıtını verdi.

Löfven: Siyasi rakiplerin tutuklandığı böyle bir ortam AB üyelik sürecini maalesef ki geciktirecektir


Ziyaret sebeplerinin İmamoğlu ve yol arkadaşlarıyla dayanışma olduğuna vurgu yapan Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı Stefan Löfven, şunları söyledi:

“Size ve Sayın İmamoğlu'na desteğimizi göstermek istedik. Sadece onlara değil, aynı zamanda diğer siyasi tutuklulara, gazetecilere, avukatlara ve duyduğumuz kadarıyla iş insanlarına destek göstermek ve bizim önemli addettiğimiz dönemde de tüm dünyada, sizin ülkenizde ve kıtamızda kurulması için çalışmalarımızı sürdürmek. Sizin de söylediğini üzere, dünya genelinde demokrasi bir tehdit altında olduğu için, bizim de kıtamızda güçlü bir şekilde bahsettiğimiz değerleri savunmaya devam etmemiz gerekiyor. Son olarak da biraz Avrupa perspektifinden bahsetmek istiyorum. Gerçekleştirdiğimiz basın toplantısında da ifade ettiğimiz üzere, biz Türkiye'yi önemli, büyük bir ülke olarak addediyoruz. Avrupa Birliği adaylığını onaylıyoruz ve Türkiye'nin AB üyesi olmasını istiyoruz. Ancak, siyasi rakiplerin tutuklandığı böyle bir ortamda, bu gibi hareketler, üyelik sürecini maalesef ki geciktirecektir hızlandırmak yerine. Bu nedenle Türkiye'nin üyeliğine destek olduğumu tekrar söylemek istiyorum, ancak üyeliğin standartlarının karşılanması gerekiyor. Ve halkın da bu yönde bir iradesi varsa, bu iktidara ve Cumhurbaşkanına karşı kullanmaları ve bunu belirletmeleri gerekiyor diye düşünüyoruz” dedi.