‘Özgür’ olan kültür sanatta hak ihlalleri ve sansürler

21.12.2018 10:26 KÜLTÜR SANAT

Dilara Şimşek

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün Ankara’da düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde Türkiye’nin en büyük sorununun “Kendi toplumunu, ülkesini küçümseyen bir grubun uzunca bir süre kültür sanat dünyamızı adeta esir alması” olduğunu söyledi ve “Kültür ve sanat özgürdür” dedi. Dün Sanat Meclisi’nin açıkladığı 2018 yılında yaşanan sansür ve hak ihlallerinin raporunda ise ‘Özgür’ olan kültür sanatta 1 yıl içinde yasaklanan tiyatro ve sinema sayıları, sansürlenen ve tahrip edilenler eserler gerçekleri ortaya çıkarmaya yetiyor.



Utandıran rapor
Beyoğlu Aynalı Geçit Bağlam Yayıncılık’ta bir basın toplantısı düzenleyen Sanat Meclisi’nin açıkladığı 2018 raporda yer alan ifadeler şöyle; “2018 yılında 15 tiyatro oyununun çeşitli sebeplerle yasaklandığı, kültür merkezlerinin 16 kez baskına uğrayıp, kırılıp döküldüğü, 25 sanatçının değişik sebeplerle tutuklandığı, haklarında dava açılan iki filmin yasaklandığı, 6 müzikçinin başına ödül konulup, suçlu ilan edildiği, 5 tablonun sansürlendiği, 8 heykelin tahrip edildiği, 1 heykelin tecavüze uğradığı, 2 festivalin yasaklandığı, 7 tarihi eserin restorasyon adı altında tahrip edildiğini görüyoruz.”

“Aynı gemide değiliz çünkü bizim hiç gemimiz olmadı”
Yandaş medyanın sanatçılarla yaptığı röportajlara da değinen Sanat Meclisi, açıkladığı raporda “Aynı gemide değiliz çünkü bizim hiç gemimiz olmadı” ifadelerine yer verdi. Konuyla ilgili açıklamamnın tamamı şöyle,” Bazı sanatçılarımızın gazete sayfalarına yansıyan söyleşilerinde “ Hepimiz aynı gemideyiz” gibi bir mesaj verme kaygısında olduklarını görüyoruz. Oysa bizler sanatçıyız. Bizim gemimiz hiç olmadı ve bindiğimiz mütevazı kayık, kendi kayığımızdır. Üretebildiğimiz oranda özgür bir sanat ortamı için mücadele veririz, bu mücadeleyi de çoğu zaman iktidara rağmen veririz. “Sabah gazetesi son olarak Behzat Ç. dizisiyle dikkatleri üzerine çeken Erdal Beşikçioğlu ile bir söyleşi yapmıştı. Beşikçioğlu söyleşisinde, “Hepimiz aynı gemideyiz” demişti.