birgün

17° AÇIK

SİYASET 02.09.2020 17:34

Özgür Özel: Abdullah Gül’ün CHP’nin adayı olması mümkün değil

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Abdullah Gül’ün CHP’nin adayı olması mümkün değildir. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı CHP’lileri rahatsız edecek ve CHP'lilerin adaylığından memnuniyetsizlik duyacağı hiç kimse olmayacak. Bugün tekrar ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Abdullah Gül’ün CHP’nin adayı olması gibi bir konu gündemimizde yoktur, ihtimal dahilinde değildir” dedi.

Özgür Özel: Abdullah Gül’ün CHP’nin adayı olması mümkün değil

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Özel, Abdullah Gül'ün CHP'den Cumhurbaşkanı adayı olabileceği yönündeki haberleri kesin bir dille yalanladı. Özel, "Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki; CHP’nin cumhurbaşkanı adayı CHP’lileri rahatsız edecek ve adaylığından memnuniyetsizlik duyacağı hiç kimse olmayacak," dedi.

ozgur-ozel-abdullah-gul-un-chp-nin-adayi-olmasi-mumkun-degil-776168-1.

Muharrem İnce için ihraç başvurusu yapıldığı iddialarıyla ilgili de konuşan Özel, "Sayın İnce’nin ihraç edilmesi gibi düşüncesi söz konusu değil. Bu konuyu birileri kasıtlı olarak köpürtmeye çalışıyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu’nu kimse Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan ile karıştırmasın. Kılıçdaroğlu’nun demokratik olgunlugu iki liderde olsaydı bugün Türkiye başka bir yerde olurdu. Partilerinde en ufak eleştiriyi kesin ihraç diye partilerinin kurucularını, ikinci genel başkanlarını, siyasetçilerini ihraç edenlerle Kılıçdaroğlu’nu kimse karıştırmasın. Sayın İnce’nin böyle bir muamele görmesi mümkün değildir. En üst düzeyde nezaket görecektir," ifadelerini kullandı.

Özel’in konuşmasının satırbaşları şöyle:

* Sayın Ömer Çelik’in basın toplantısında bizlere verdiği cevapları dinledik. AKP’nin düşüşüne engel olamadıklarının farkında, ne yaparlarsa yapsınlar vatandaşın gönlünde yer bulamıyorlar. Ömer Bey basın toplantılarını anlatmalı kahveye döndürdü. Görüyoruz, gördüğünüz gibi değil, duyuyoruz duyduğunuz gibi değil; vatandaş tepki gösteriyor ama sandığınız gibi değil. ‘Cumhurbaşkanımız, pandemi süreci başladığından beri böyle bir toplantıda bir araya gelmedi.’ Ahlat’ta bulaşmayan virüs, Dumlupınar’da bulaşıcı oluyor. Malazgirt anması serbest, 30 Ağustos törenleri yasak, Ayasofya’da tehlikeli değil, Anıtkabir’de tehlikeli hale geliyor.

* Radyodan dinlesek; Giresun’da vatandaş kalabalık, maskelisi maskesizi, burun buruna. Sonra Ömer Çelik’i dinlesek, sanırsınız selden sonra cumhurbaşkanı gitmiş, vatandaş da onu bulduğu yerde toplanmış. Gerçek böyle değil, Cumhurbaşkanlığı’nın üzerinde konuşması olan otobüs yola çıkmış, vatandaşın duracağı yerlere mitingin gerçekleşmesinden iki saat önce bariyerleri koymuşlar. Erdoğan daha o saatlerde havada, polis boş yerleri bariyerlemiş. Bu burada miting olacak demek. ‘Kendiliğinden oluşan fiili durum’ diyor. Kadın ayrı erkek ayrı, her mitingte koyduğunuz o bariyerleri iki saat önceden oraya koyunca nasıl fiili durum oluyor? Miting yaptıysan yaptın al sorumluluğunu, iki gün sonra Giresun’daki 10 gündeki vaka sayısının sorumluluğunu alırsın. Hadi bizden utanmıyorsun, o miting alanına gidenlerden de mi utanmıyorsun? ‘Nasılsa onlar bizim parti, onlar yalanı mazur görürler’ Niye görsün? Giresun’un güzel insanlarını niye kandırıyorsun?

30 AĞUSTOS YASAĞI

* 30 Ağustos’u bal gibi yasakladılar. 30 Ağustos için ‘üç beş kişiyle çelenk konulsun.’ Anıtkabir’e koskoca ana muhalefet partisinden iki kişiye davet geliyor ama Malazgirt’te tüm bakanlar, AKP, MHP orada. Arada dört gün var değişen bir şey yok ama iki tören arasındaki iştah bal gibi ortada. Vatandaş, ‘bunların Malazgirt’e verdiği önemi 30 Ağustos’a vermiyorlar’ diyor. Ömer Çelik, göründüğü gibi değil diyor.

* Dünden beri suçluların telaşı içinde saldırdıkça saldırıyorlar. Yasama, yürütme, yargı; kuvvetler aykırılığı olmalı. Bu anayasal ve evrensel zorunluluk. Adli yılların açılışı yargının davetiyle onların tarafsız bir salonda olurdu. Bir partinin genel başkanı hem savunmanın temsilcilerini, hem iddia makamını hem yargının makamını toplayıp da orada ahkam kesmezdi. Zaten nerede yaparsanız yapın kuvvetler aykırılığını ayaklar altına alamazsın. O hadsizliğe verdiğimiz cevap da ortada. Türkiye’de maden işçileri nefes nefese çalışıyorlar, birer tane testi zor yaptırdık. Düzenli test yaptırılacaksa, maden işçisine yapalım. Manisa’da, İzmit’te, Kocaeli’de, İstanbul’da, Kayseri’de, Denizli’de işçiler burun buruna çalışıp bütün şehre dağılıyorlar. Düzenli test yapalım test yok. Ama milletvekiline sınırsız zengine sınırsız test. Beyefendiler açıklıyorlar, ‘düzenli yaptırdığım testte pozitif çıktı.’ Böyle bir çifte standart olmaz. Berberlerin, lokantada çalışan garsonlara alınması gereken tedbirler varken alınmayacak. Muş diyor ki, ‘kapalı bir toplantıya test istenmesi normaldir.’ Saraydakilerin canı can da madencilerin canı mı patlıcan? Sizin canınız can da cumhurbaşkanının katılmadığı toplantılardaki canlar can değil mi? Milletin erişemediği teste savrukça kullanmayın, O testlere 81 ilimizde çok sayıda kişinin ihtiyacı var.

* Ölümlerin normalleşmesi, bir toprağın üzerinde yaşayan insanların başına gelebilecek en kötü şeydir. Türkiye’de kadın ölümleri, emekçi ölümleri ve maalesef COVİD’ten ölenler normalleşmektedir. Soma faciasında yüreklerimiz yandı ya altı günde bir Soma yaşıyoruz. Gar katliamında 103 evladımız öldü ya iki günde bir gar katliamı yaşıyoruz farkında mısınız? 33 askerimiz Suriye’de şehit oldu. Bir günde iki katı kadar şehit oluyor farkında mısınız? Bu işi ciddiye almak lazım. Bahçeli’nin ‘bayramlarda da 20’şer kişi ölüyordu’ diyecek kadar basitleştirilecek, normalleştirilecek bir mesele değildir. Ölenler, bu memleketin insanlarıdır.

"MUHARREM İNCE EN ÜST DÜZEY NEZAKET GÖRECEKTİR"

* (İnce için ihraç başvurusu yapıldığı iddiaları) Bir iddia olarak; Yalova Merkez İlçe’ye bir dilekçeyle bir partilinin başvurduğu söyleniyor. Bunu doğrulatabilmiş değiliz. Yalova’ya ve Genel Merkezimize yollanmış böyle bir talep yok. İki gün önce MYK’da Genel Başkanımız, Sayın İnce’nin ihraç edilmesi gibi düşüncesi söz konusu değil. Bu konuyu birileri kasıtlı olarak köpürtmeye çalışıyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu’nu kimse Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan ile karıştırmasın. Kılıçdaroğlu’nun demokratik olgunlugu iki liderde olsaydı bugün Türkiye başka bir yerde olurdu. Partilerinde en ufak eleştiriyi kesin ihraç diye partilerinin kurucularını, ikinci genel başkanlarını, siyasetçilerini ihraç edenlerle Kılıçdaroğlu’nu kimse karıştırmasın. Sayın İnce’nin böyle bir muamele görmesi mümkün değildir. En üst düzeyde nezaket görecektir.

* Yorumcular sürekli bu soruyu tekrarlıyorlar. Abdullah Gül, CHP’nin adayı değildir. Abdullah Gül’ün CHP’nin adayı olması mümkün değildir. CHP’nin adayı, CHP’nin Meclis Grubu tarafından aday gösterilecektir. Elbette partimizin yetkili organlarında tartışıldıktan sonra adaylaşacaktır. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki; CHP’nin cumhurbaşkanı adayı CHP’lileri rahatsız edecek ve adaylığından memnuniyetsizlik duyacağı hiç kimse olmayacak. Bugün tekrar ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Abdullah Gül’ün CHP’nin adayı olması gibi bir konu gündemimizde yoktur, ihtimal dahilinde değildir. Bu haberleri kesin dille yalanlıyoruz. (ANKA)

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız