birgün

-3° AÇIK

ARŞİV 11.06.2012 11:22

'Özgürlük ve eşitlik temelinde Türkiye’yi yeniden kuruyor!'

ÖDP 7. Olağan Kongresi, Ankara Anadolu Gösteri Merkezi’nde gerçekleşti. İlk defa uygulanan Eş Başkanlık sisteminde...

ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ:
Özgürlük ve eşitlik temelinde
Türkiye’yi yeniden kuruyor!

ÖDP 7. Olağan Kongresi, Ankara Anadolu Gösteri Merkezi’nde gerçekleşti. İlk defa uygulanan Eş Başkanlık sisteminde, Alper Taş ve Bilge Seçkin Çetinkaya ÖDP Eş Genel Başkanları olarak seçildi. Coşkulu kongrede, Türkiye’yi 'Türkiye Meclisi’yle yeniden kuralım çağrısı öne çıktı

SERBAY MANSUROĞLU / BURCU CANSU ANKARA
 
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) 7. Olağan Kongresi coşkuyla sona erdi.  ÖDP’de ilk defa uygulanan Eş Başkanlık sistemi seçimlerinde Eş Genel Başkanlığa Alper Taş ve Bilge Seçkin Çetinkaya seçildi.

Ankara Anadolu Gösteri Merkezi’nde dün başlayan kongre mücadele ederken yitirilen devrimciler adına yapılan saygı duruşuyla başladı. Sayı duruşunun ardından ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker salonda bulunan katılımcıları selamlayarak Genel Başkan Alper Taş’ı kürsüye çağırdı.

ON’LAR UNUTULMADI
Genel Başkan Alper Taş yaşamını yitiren, devrimci mücadeleye katkı yapan devrimcileri selamlayarak başladığı konuşmasında,  zor  bir dönemde 7. Olağan Kongre’lerini ‘Türkiye’yi yeniden kuralım’ çağrısıyla topladıklarını belirtti. Devrimcilerin 1789 Fransız İhtilali’ni ve 1923’te cumhuriyetin kuruluşunu bir sapma olarak değil ilerici bir hamle olarak değerlendirdiklerini belirten Taş, “1789’u ilerici olarak gördüğümüzde nasıl bir burjuva devrimcisi olmadıysak, 1923’te kurulan cumhuriyeti ilerici olarak tanımlamamız bizi Kemalist yapmaz. Cumhuriyet ilerici bir gelişme olarak kurulmuş ancak geçen süre içinde gericileşmiştir. İşte gericileşen bu cumhuriyetin içinden AKP çıkmıştır. Türkiye neoliberal, neomuhafazakâr, neoislami bir iktidar olan AKP tarafından yönetiliyor. AKP bugün açısından devletleşmiştir. Türkiye’nin egemenleri arasında  yaşanan kavgayı AKP kazanmıştır. Biz ÖDP olarak iki taraf arasında yaşanan kavgada başka yol mümkün derken bugün AKP ve AKP devletine karşı olan bir mücadele hattını esas olarak alıyoruz. Devrimciler olarak AKP ve AKP’leşen devlet karşısında Türkiye’yi yeniden kuralım çağrısı yapıyoruz” diye konuştu.

ÖDP: TÜRKİYE MECLİSİ KURALIM
Yeni bir Türkiye’yi kimlerle ve nasıl kuracaklarını anlatan Taş, Türkiye’yi ‘ekonomi, Kürt sorunu, anti-emperyalist , laiklik’ politikaları etrafında sürdürecekleri mücadeleyle kuracaklarını ifade etti. ÖDP’nin sadece kendi kendisine yetinen bir parti olmadığını kaydeden Taş, yeni Türkiye’yi ÖDP olarak kurmayacaklarını, devrimci siyasi öznelere ve toplumsal muhalefette yer alan örgütsüz kesimleri de kapsayan birleşik devrimci muhalefetle kuracaklarını belirterek Türkiye’yi kurma çağrısını kürsüden yeniden yaptı. ÖDP’nin kongreyle birlikte kendi meclisini kurduğunu ancak yeni bir kuruluş için ‘Türkiye Meclisi’ kurmak için girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.

‘KADININ SESİNE İHTİYAÇ VAR’
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş konuşmasının sonunda partilerinin ilk defa Eş Başkanlık sistemini ilk defa uygulayacaklarını hatırlatarak partide bir kadın sesine de ihtiyaç olduğunu ifade etti. Taş, bu sözlerinin ardından Eş Başkan adayları Bilge Seçkin Çetinkaya’yı kürsüye çağırdı.

Genel Başkan Alper Taş ve Bilge Seçkin Çetinkaya salonu birlikte selamladı. Ardından Çetinkaya, neoliberal politikaların ve AKP iktidarının politikalarının yol açtığı tahribatı anlattı. Çetinkaya, “Biz egemenlerin ayakkabısındaki çakıl taşıyız. Bizi yok sayamazlar. Onları rahatsız etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kadın meselesine ve kürtaj meselesine değinen Çetinkaya, AKP’n,in kürtaj yasağıyla birlikte kadınların canına kast ettiğini vurguladı.

YENİ PM DE BELİRLENDİ
ÖDP 7. Olağan Kongresi’ne katılan konukların konuşmasının ardından yapılan seçimle kongre sona erdi. Eş Başkanlığa Alper Taş ve Bilge Seçkin Çetinkaya seçilirken 28 kişilik ÖDP Parti Meclisi de yapılan seçimle belirlendi.

Devrimci dayanışmayla 7. Olağan Kongre’yi selamladılar

ÖDP 7. Olağan Kongresi’ne katılan çok sayıda siyasi parti başkanı, sendika başkanı, demokratik kitle örgütü başkanı ve temsilcileri kongreyi selamladı. Kongreye katılarak selamlayan isimler şöyle: BDP Grup Başkan Vekili Hasip Kaplan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, TKP MK Üyesi Kemal Okuyan, Sosyalist Parti Genel Başkanı, SDP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Taka, Devrimci Halk Partisi Başkanı Ömer Gürcan, EHP Genel Sekreteri Günçağ Aydın, Yeni Kıbrıs Partisi Y. K. Üyesi Murat Kanatlı, Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, TÖPG sözcüsü Halit Elçi, DİSK Geneliş Sekreteri Adnan Serdaroğlu, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Metin Ebetürk, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı, EMO Genel Başkanı Cengiz Göltaş, Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, SES Genel Başkanı Çetin Erdolu, BES Genel Başkanı Ahmet Kesik, BTS Genel Başkanı Yavuz Demirkol, Kültür Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, ASMMMO Genel Başkanı Mehmet Koç, Derelerin Kardeşliği Platformu dönem sözcüsü Ömer Şan, ÇHD Genel Başkanı Ahmet Abakay, Tarım Orkam Sen  Geneliş Başkanı Metin Vuranok, Enerji Sen Genel Başkanı Kamil Kartal, Çevre Mühendisleri Y. K. Üyesi Ozan Çıtır, Devrimci Turizm  İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Burhan Kayaoğlu, TAKSAV Genel Başkanı Emin Koramaz, Türkiye Tiyatrolar Birliği Başkanı Orçun Masatçı, İHD MYK Üyesi Metin Uzunöz, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, Aknehir Belediye Başkanı Mehmet Mübarek, Malatya Hasandede Belediye Başkanı Malik Ejder, Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Kamber Ateş, Türkiye Barış Meclisi dönem başkanı Metin Bakkalcı, 78’liler Birlik ve Dayanışma Derneği Başkanı Cuma Gürsoy.

Kongreye katılamayan çok sayıda ÖDP dostu, sendika başkanı, meslek odası başkanı da mektuplarıyla kongreyi selamladı.

İZLİYORUM
ÖDP: Tanımadığım gençlerin partisi

SELAMİ İNCE

ÖDP 7. Kongresi'nin bence vurgulanması gereken üç önemli yanı vardı: Gençleşme, kadınlaşma ve kongrenin programatik bir gündeminin olması.

Geçen kongreden itibaren gençleşmeye başlayan ÖDP'nin artık gençlerden oluşan bir parti haline geldiğini söylemek mümkün. Kurulduğu günden beri ÖDP'nin kongreler dahil katıldığım etkinliklerinde yüzyüze de tanıdığım insanların sayısı bir hayli fazlaydı. İlk dönemlerde sanki sadece ÖDP'nin gençliğini tanımıyordum ve ÖDP gençliği de gittikçe azalıyor gibiydi.

Geçen kongreden itibaren ise, partinin gözle görünür bir gençleşme içinde olduğu görülmeye başlanmıştı. Şimdi, bu kongrede ise, partinin sadece ihtiyarlarını tanıyordum ve ÖDP'de tanıdığım insanların sayısı ilk kez tanımadığım insanlardan daha azdı. Bence artık ÖDP'yi gençlik örgütü de olan bir partiden çok “ihtiyarları da olan genç bir parti” olarak tanımlamak daha doğru. Partinin gençleşmesi elbette partinin biyolik olarak gençleşmesiyle sınırlı bir  durum değil, tam askine ÖDP'nin gençleşmesi ÖDP'nin, daha ne istediğini bilen bir hale gelmesine neden olmuş.

ÖDP'nin mirasını devraldığı siyasal mücadelenin önemli isimlerinden Akın Dirik, yıllar sonra ÖDP'ye kaydoldu. Kongre salonunda sohbet ederken, “Hayrola, bu kadar seneden sonra neden üye oldun” dedim. Birçok şey anlattı ve sonunda şunu dedi:”Gençler bana tünelin ucundaki ışığı tekrar gösterdi. Gençler artık partinin sahibi ve ben de onları muhatap alıp umutlarına, coşkularına katıldım...”

ÖDP'nin bu kongrede dikkat çeken diğer önemli yanı ise, partinin kadınlaşması olarak ifade edilebilir. Bence, en az birinin kadın olacağı eşbaşkanlık uygulamasına geçen ÖDP, kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesine, temsiliyet anlamında  önemli bir cevap vermiştir. Partinin bütün dünya solunun önemli bileşenlerinden biri olan kadın mücadelesine eşbaşkanlık düzeyinde verdiği önem, konjönktürel olarak Türkiye'deki kadın karşıtı şoven -gerici girişimlere karşı da önemli bir direniş adımını oluşturuyor. Kaldı ki, yeni eşbaşkan Bilge Seçkin Çetinkaya, yaptığı konuşmayla sadece kadın sorunuyla değil, ekolojiden işçi mücadelesine kadar sol siyasetin bütün alanlarında hem Alper Taş'a hem de ÖDP'ye büyük katkılarda bulunacağının ipuçlarını gösterdi.

Ancak, bence, ÖDP'nin hızla bir kadın partisi de haline gelmesi için ciddi bir çalışma yapması gerekiyor. Ben, kadınların attıkları sloganların diğer sloganların yanında bir hayli cılız çıkmasından kendi adıma bir hayli rahatsız oldum. Bu rahatsızlığım sadece kadınların sayısının az olması ya da seslerinin gür çıkmamasıyla ilgisi yok. Her nedense, ÖPPli erkekler kadınların attıkları sloganlara en düşük volümde katıldı ya da katılmadı. Herhalde kadın sloganının sadece kadınlara ait olduğunu düşündükleri için böyle yaptılar ama bundna sonra bence öncelikle kadınların attığı sloganların hepsinin partinin asli sloganlarındna olduğunu bilmelerinde yarar var. Bir de yoksul köylü mücadelesinden, HES karşıtı mücadeleye kadar, kent yoksullarından Kürtlere kadar kadınlar mücadelenin en önünde ve siyasal merkezi artık kadınların oluşturduğu bir Türkiye'de kadın partisi olmanın zorunluluğu var. Hele Rize Fındıklı'dan gelip divana baskın yaparak konuşan 70 yaşındaki HES karşıtı kadın kadınların mücadelesini de neler yapılması gerektiğini de çok güzel anlattı: Biz  ülke başbakanına saygılı oluruz ama insan ol! Bizim derelerimizi kuruttun, derelerimiz kurutulunca biz sudna çıkan balığa döndük, çırpınıp duruyoruz. Ben derede doğdum, derde öleceğim ve sen bizim bu hakkımızı elmizden alamayacaksın!

Son olarak da, ÖDP Kongresi'nin bir gündemi vardı ve gündeminde programatik bir tartışmayla öneriler dile getiriliyordu. Kongrelerin sadece parti organlarının seçimine yaramadığını, bir tür güç gösterme anlamına da gelmediğini düşünürsek, ÖDP'nin Türkiye'yi yeniden kuruyoruz  başlıklı gündemi ciddi bir tartışma gündeminin daha doğrusu ÖDP'nin kongrede kabul ettiği yol haritasının da başlığı olduğu. Türkiye'yi yeniden kurma anlamında ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş'ın kongre konuşmasında söylediği şu sözleri yeni yol haritasının başlangıcı olarak çok önemsiyorum: 16 yıl önce ÖDP'yi kurarken, eski dünya kurulmuş, herkes yeni dünyanın peşindeydi. Biz kendi dünyamızı, alternatif dünyayı kuracağız diyenlerin yanındaydık. Şimdi ise, Türkiye'nin eski sistemi bitti, AKP'nin dünyası kuruldu. Biz ne eski sistemin ne de AKP'nin sisteminin yanındayız. Biz yine kendi dünyamızı, kendi türkiyemizi kurmak için mücadele edeceğiz...

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız