birgün

18° AÇIK

EKONOMİ 05.07.2021 06:08

Pandemi Aydın’ı bitirdi

Aydın'ın iki temel geçim kaynağı tarım ve turizm pandemiyle birlikte derin krizler yaşadı. Bu nedenle hem işsizlik arttı hem de esnaf para kazanamadı. Kentin nabzını tutmak için görüştüğümüz temsilcilere göre sorunların temeli ortak; yönetilemeyen pandemi, kentin ekonomisini yerle bir etti.

Pandemi Aydın’ı bitirdi

Aycan KARADAĞ

Tarım ve turizm ile ayakta duran Aydın, Covid-19 salgınının en fazla etkilediği kentlerin başında geldi.

Tarım sektöründe pandemi süreci ve son yıllarda artan kuraklık sebebiyle geçen yıl üretimde yaklaşık yüzde 30’larda bir kayıp yaşandı. Üreticiler, kuraklık sebebiyle pamuk veya mısır üretimini bırakıp daha az su isteyen buğday ekimine geçmek zorunda kaldı. Tüm bu olumsuzluklarla beraber tarımda zaten kötü durumda olan çiftçinin, pandemi sürecinde ihracat yapılmaması sebebiyle ödemesi gereken kredileri katlandı. Bu süreçte çiftçilere bir bir icra ve haciz geldi. Pandemi sürecinde yüzlerce çiftçi topraktan uzaklaştı. BirGün, yaşanan sorunları bölge halkına sordu.


İlk olarak Aydın Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mahmut Nedim Barış ile konuştuk. Pandemi döneminde artan girdi maliyetleri, mevsimlik işçi ve pazar sorunları sebebiyle üreticinin ürünlerinin elinde kaldığını söyledi. Barış, “Hasat edilen ürünler ihraç edilememiş, hallerde ilgi görmemiş iç piyasada fiyatlar çok düşmüştür. Sonuçta birçok ürün çiftçinin elinde kalmış ve zarar edilmiştir. İlimizde üretilen ülkemiz tarım ihracatında önemli yeri olan çilek, enginar, erik, narenciye, domates ve diğer sebzeler hasat edilememiş veya satılamamıştır. Sonuçta üreticimiz zarar etmiştir. Borçlarını ödeyememiş, yaşam koşulları bozulmuştur” diye konuştu.

Barış şunları kaydetti: “Salgının diğer bir etkisi de ilimizde yoğun olan tarım alet ve makineleri imalatına olumsuz sonuçlarıdır. Üreticinin alım gücünün zayıflaması ve ihracatın durması imalatın önünü kapatmıştır. İlaç, tohum, gübre bayilerinin sokağa çıkma yasağı nedeniyle satış yapmamaları yazlık ekimleri geciktirmiş, sonuçta verme düşmüş üretici zarar etmiştir. Tüm bu olumsuzluklar gelecekte üreticiyi zor durumda bırakmış ve onarılması güç durum yaratmıştır.”

pandemi-aydin-i-bitirdi-895259-1.
Mehmet Kendirlioğlu



ZEYTİN ÜRETİMİNE ZARAR

Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu da, pandemi sürecinde tarımla uğraşanlarnı çalışmaya devam ettiğini fakat mevsimlik işçi bulunmasında sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Kendirlioğlu, sözlerine şunları ekledi: “Zeytinyağı fiyatlarına yaklaşan ayçiçeği fiyatları ve piyasada oluşan fiyat dengesizliklerinin önüne geçmek için dökme zeytinyağı ihracatı geçtiğimiz mart ayında Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarafından 31 Ekim 2021 tarihine kadar yasaklandı. Tabii ki bu durum 1 milyon 283 bin dekar yağlık zeytin üretimi olan kentte ve ülkemiz için de sıkıntı yaratan bir durum oldu. Pandemi sebebiyle ürünleri pazarlamada sıkıntı yaşayan üreticimiz bu sefer ihraç edemedikleri ürünü iç piyasada ellerinden çıkarmak için daha ucuza sunmak durumunda kaldılar.”

KİMSE PAMUK EKMİYOR

Kendirlioğlu, pandemiyle beraber kuraklık üretimin düştüğünü ve Aydın’da üretim şeklinin değiştiğini kaydetti. Kendirlioğlu, “Bölgemizde su kıtlığı sebebiyle birçok üreticimiz ayçiçeği ve susam gibi ürünlerin yetiştiriciliğine yönelmiştir. 570 bin dekar tarımsal üretim alanı olan Söke Ovasında tuzlu toprak yapısı sebebiyle pamuk yetiştiriciliği dışında başka ürün alternatifi olmayan bulunmamakta olup, ortalama 330 bin dönüm pamuk ekim sahasından bu yıl ancak yarısı ekilişlerini gerçekleştirebilmiştir. Yine hayvancılığın büyük bir önem sahip olduğu şehrimizde kuraklık sebebiyle yem bitkileri ve silajlık mısır yetiştiriciliğinden sebze yetiştiriciliğine birçok üreticimiz su kıtlığıyla mücadele etmektedir” ifadelerini kullandı.

Pandemi sürecinde kırsal yaşama yöneliş olduğu söyleyen Kendirlioğlu, “Salgının kırsalda daha az görülmesi ve güven içinde yaşamın kırsalda olduğu düşüncesi kırsal yaşamı tercih etme tutumlarının güçlenmesi ve dolayısıyla kentten kırsala doğru tersine bir göçün olabileceği düşünülebilir. Kırsalda iş ve yaşam şartlarının iyileştirilmesine ağırlık veren politikalarla muhtemel dönüşün hızlandırılması, hem şehirdeki aşırı nüfus yoğunluğunu azaltacak hem de kırsalın boşalmasını engelleyerek kırsalda sosyal, ekonomik ve kültürel canlılığa yol açacaktır” dedi.

pandemi-aydin-i-bitirdi-895260-1.
Halil Çetinkaya



ÜRETİCİ, ÜRETİMDEN KAÇTI

Barış ve Kendirlioğlu ile görüşmemizin ardından çiftçilerle görüşmek için yola çıktık. İlk durağımız ise Germencik oldu. İncir ve zeytin üreticiliği yapan Halil Çetinkaya, “Pandemiden önce girdi maliyetleri çok yüksekti. Pandemiyle beraber girdi maliyetleri daha da yükselti. Üreticiler olarak pandemi sürecinde hiçbir satış yapamadık. Bundan dolayı iki yılda üretici çok borca girdi. Devletin üreticiye pandemi döneminde daha çok destek olması gerekirken, bizi sorunlarla baş başa bıraktı. Bir de pandemi yetmezmiş gibi kuraklıkla uğraşıyoruz. Tüm bunlar birleşince üretici olarak üretimden kaçmaya başladık. Bu kış bizim için çok zor geçecek. Ne yapacağımızı bilmiyorum” dedi.

Germencik’ten sonra Kirazlı köyüne gidiyoruz. Köyde ilk görüştüğümüz kişiyse sebze ve meyve üreticiliği yapan Mehmet Tutar. Üretimin pandemi sürecinde yüzde 50 azaldığını söyleyen Tutar, “Bu dönem kuraklık sebebiyle meyve, sebze üretimi olmadı. Bir de bu dönem pandemi girdi. Pazara gidemedik. Satamadık. Girdi maliyetleri çok arttı. Bu dönemde üretimimiz yüzde 50 azaldı. Daha da azalmaya devam ediyor. Bu dönemde çiftçiye hiçbir destek verilmedi. Kiraz toplama sezonunda işçi bulamadık. Eşimle beraber, eş dost yardımıyla toplamadık. Çiftçi perişan halde. Sesini duyan yok” diye konuştu.

pandemi-aydin-i-bitirdi-895261-1.
Hüseyin Fırat


Bir diğer üretici Hüseyin Fırat da, “Zorlu bir dönem geçti. Ürünlerimizi yetiştirdik ama pazarda satamadık. Pandemi dönemiyle kapalıydı. Pazarlar açıldı ama millette para yok. Pazarda ürünlerimizi satamayınca telef olmasın diye hayvanlara veriyoruz. Çiftçilerin hali bu oldu. Kazanılan paralar girdi maliyetlerini karşılamıyor. Borçlanıyoruz. Çiftçiye destek olunmuyor” ifadelerini kullandı.

TURİZMDE YÜZDE 70 KAYIP

BM'ye bağlı Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ile Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) ortak raporuna göre Türkiye, koronavirüs salgınından en büyük kayba uğrayan ülke oldu. Rapora göre koronavirüsün tahribatı büyük ve uzun dönemli olacak. Covid-19 salgınının dünya çapında yol açtığı milli gelir kaybı 4 trilyon doları aşacağı belirtildi. Turizmde önemli kentlerin başında gelen Aydın’da sektör büyük sekteye uğradı. CHP Aydın Milletvekilli Süleyman Bülbül’ün aktardığı verilere göre; Kuşadası ve Didim'e 2020 yılının ilk 6 ayında sadece 397 bin turist geldi. 2019’a oranla yüzde 70’e varan düşüş yaşandı. 2020 yılında ise 5 kurvaziyer gemisi ile bin 824 yolcu geldi. Gelen gemi sayısında bir önceki yıla göre; yüzde 98,5, yolcu sayısında ise yüzde 99,4’lük azalma yaşandı.

Bülbül, “Aydın’ın hem turizminde hem de tarımında salgını en derin hisseden illerden olduğunu belirterek, “Özellikle geçimini turizmden sağlayan deniz kentlerindeki pek çok iş kolu yaşamlarını idame ettiremez durumda. İşletmeciler de bırakın harcadıkları parayı karşılamayı daha çok borca battı. Tüm bunların karşısında hükümet ise 3 maymunu oynadı. Turizmden para kazanan iş kollarını salgın döneminde görmedi, destek olmadı. Çiftçiler hem yaşanan su sorunuyla hem de ekonomik sıkıntılarla desteklenmeyen bir konuma düştü” diye konuştu.

Kirazlı’dan sonra Kuşadası’na giderek bölgenin nabzını tuttuk. İlçede turizm ağırlıklı olarak kurvaziyer gemi ile turizm yapılıyor. Pandemi döneminde kurvaziyer gemi gelmemesiyle sebebiyle sokalar ilçede birçok sektör durma noktasına geldi. İlçeyi dolaştığımızda birçok esnaf dükkanı bile açmadığını görüyoruz. Kuşadası Ticaret Odası’nın 2020 yılı verilerine göre; 5 otel, 8 seyahat acentaları, 19 restaurant - cafe- eğlence yerleri, 12 beyaz eşyacı, 25 inşaat, 16 sigorta- bankacılık-sağlık kuruluşları, 21 gıdacı, 4 kuyucum ve çiçekçi, 14 tekstil, 8 taşımacı, 11 emlak olmak üzere 143 şirket kapandı. 2021 yılının Mart ve Temmuz ayları arasında ise bu sektörlerde toplamda 28 tane daha şirket kapanmak zorunda kaldı.


ESNAF UNUTULDU

İlk olarak Kuşadası çarşı esnafıyla konuştuk. Konuştuk ama bir dokunduk bin ah işittik. Restaurant işletmecisi Çağlayan Erdem, “Esnaf olarak hiç yaşamak istemediğimiz bir süreci yaşadık” dedi ve sözlerine söyle sürdürdü: “Turizm bölgesinde esnaflar olarak kısıtlı zamanlarda ticaret yapıyoruz. İki yıldır dükkânlarımızı doğru düzgün açamıyoruz. Devlet tarafından hiçbir destek alamadık. Bu süreçte belediyenin desteğiyle ayakta durduk desek yeridir. Süreç çok kötü yönetildi. Esnaf bu dönem unutuldu. Normalleşme süreci başladı ama bu sefer de başka sorunlar yaşandı. Müziği 12.00’dan sonra kapatmamız devam turizm bölgesinde dükkânı kapatmak gibi bir şey.”

Kuşadası Kuyumcular Derneği Başkanı ve Kuşadası Ticaret Odası Meclis Üyesi Özgür Evran’a sorduğumuzda ise ilçenin afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında bulunuyor. Evran, “Geçen yıl buraya turist gelmedi. Bir yerin afet bölgesi ilan edilmesi için deprem bölgesi olmasına gerek yok. Biz Kuşadası esnafı şiddetli bir şekilde sarsıldık. Burasının acilen afet bölgesi ilan edilmesi lazım vergiden muaf olmamız gerekiyordu. Kuşadası’nda, bir hafta önce 30 yıllık bir esnafıma haciz geldi. Bizim sektör anlamında da büyük sıkıntılarımız var. Düğünler olmadı, ertelendi” diye konuştu.

Çoğu kuyumcunun yatırımının karşılığını alamadığı için farklı alanlara yöneldiğini dile getiren Evran, “Bu süreçte Kuşadası Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi çarşılara yatırım yaptılar. Başka da hiçbir yatırım olmadı. Çarşıda dükkanını kapatan esnaf çok. Sezon ortasında dükkânını hala açmamış seyahat acentaları var.” ifadelerini kullandı.

pandemi-aydin-i-bitirdi-895262-1.
Fahrettin Çiçek


SÜREÇ İYİ YÖNETİLEMEDİ

Peninsula Tour Genel Müdürü ve Kuşadası Belediyesi Turizm Komisyonu Başkanı Fahrettin Çiçek de şunları dile getirdi: “2020 yılında Kuşadası olarak yüzde 70’lik bir kayıpla kapattık. Pazarla açısından önemli değişikler oldu. İç pazar Kuşadası için hep önemli bir yer oldu. Normal sezonda yüzde 30 bandı iç pazardan konaklamalarımızı karşılarken pandemi sürecinde yüzde 58’lere çıktı. 2021 yılının kış ayı da durumlar aynı devam etti. Yaz ayının gelmesiyle sektör olarak bir hareket bekliyoruz. Şu anki süreçte belirsizlik turizm sektörü için iyi değil. Ülkelerin bizi kırmızı listede tutması bizi çok etkiledi. Yeşil listeye direkt giremediğimiz için belirsizlik devam ediyor. Süreç iyi yönetilemedi. Gelinen noktada bunu görüyoruz. Geldiğimiz nokta itibariyle bir an önce pazarları açmamız gerekiyor. Bu sorunları açarsak eski günlerimize gelebilecek sektör olarak altyapımız mevcut.”

pandemi-aydin-i-bitirdi-895263-1.
Mehmet Tozoğlu

Otel yöneticisi Mehmet Tozoğlu ise, şunları aktardı: “Turizm sektörü dünyanın en ağır kayıplarını yaşayan sektör oldu. Uluslararası seyahatlerin kısıtlanması veya tamamen durdurulması bize büyük kayıplar yaşattı. 2020 Mart ayında da benim otelimin rezervasyon oranı yüzde altmışlar civarındaydı, bu yaşadığımız dönem öyle bir noktaya geldi ki otelimizi anca temmuz ayında açabildik. Şu anda yüzde yüz dolu olmamız gereken bir dönem ama otelimiz yüzde elli dolu sadece.”

pandemi-aydin-i-bitirdi-895265-1.
Ömer Günel - Aycan Karadağ

Son olarak Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ile görüştük. Günel, yeni dünyanın yeni turizm anlayışına göre yatırımlar yaptığını söyledi. Günel, “Çalışmalarımızı özellikle Covid-19 salgını sonrası ön plana çıkmaya başlayan deneyim ve keşfe dayalı turizm anlayışı doğrultusunda sürdürüyoruz. Bu kapsamda yaşama geçirdiğimiz projelerin başında ise CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımı ile açılışını yaptığımız Ada Camping kamp ve karavan alanı projesi ile yine aynı gün temelini attığımız Kampinova projesi yar alıyor. Davutlar Mahallesi Sevgi Plajı’ndaki 25 dönümlük alanda yer alan Ada Camping, 93 standart çadır, 15 glamping çadır ve 24 karavanı aynı anda ağırlama kapasitesine sahip bir alan olarak şimdiden kamp tutkunu tatilcilerin uğrak noktası olmaya başladı bile. Öte yandan yine Aydın Büyükşehir Belediyemiz ve Habitat Derneği ile iş birliği içerisinde yaşama geçireceğimiz Kampinova projemiz ile de kentimizi pandemi sonrası sayıları artan ‘dijital göçebeler’ için bir çekim merkezi haline getireceğiz” diye konuştu.

Pandeminin planladıkları çalışmaları aksatmasına izin vermedikleri söyleyen Günel, “Uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarını fırsata çevirerek hemşehrilerimiz evlerinde kalmayı sürdürürken biz ilgili tüm birimlerimiz ile birlikte 7/24 sahada olarak onlar için çalışmayı sürdürdük. Geçtiğimiz yıl kentimizin en merkezi noktalarında yer alan Türkmen Mahallesi, Balıkçılar Meydanı ve Kemal Arıkan Caddesi’nin alt ve üst yapısını yenileyerek kentimize yakışır bir yapıya kavuştururken bu yıl ise ana arterlerimizin de bulunduğu turistik çarşılarımızı ve Barlar Sokağı’nı yenileyerek yeniden cazibe merkezi haline getirmeyi hedefledik” dedi.

Günel esnafa bu süreçte destek olmaya çalıştıklarını vurgulayarak şunları dile getirdi: Esnafımıza destek olmak için elimizden geleni yaptık. Geçtiğimiz yıl belediye mülklerinde kira bedelini tamamıyla silen Türkiye’deki tek belediye olduk. Sildiğimiz ecrimisil ve kira bedeli 3 milyon 183 bin TL idi. Bununla yetinmeyerek esnafımızı rahatlatmak için kira borçlarını 5 ay faizsiz erteledik ve her bir kiracımızın kira sözleşmesine üç ay ilave ettik. Son Belediye Meclisimizde aldığımız kararla da işyerlerinin katı atık bedellerinde 2 buçuk milyona yakın, işgaliye bedellerinde ise 1 milyondan fazla bir indirime gittik. Kuşadası Belediyesi olarak şu ana kadar vazgeçtiğimiz alacaklarla 6 milyon 683 bin TL’nin esnafımızın cebinde kalmasını sağladık. Öte yandan pandemi sürecinde ayni ve nakdi yardımlarımızı artırarak işsiz kalan vatandaşlarımızı yalnız bırakmadık. Ancak ifade ettiğim gibi bir ilçe belediyesi olarak yetki ve olanaklarımız kısıtlı. Bu noktada merkezi hükümetin devreye girerek gerekli önlemleri ivedilikle alması gerekiyor.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol