birgün

27° AÇIK

Pandemi gitmiş bitmiş olsa bilirdik

Pandeminin gidişatında Omikron’dan sonra Yunan alfabesindeki yeni bir harfe geçecek miyiz, aşılar ne sıklıkta tekrarlanacak, yeni daha kapsamlı aşı gerekecek mi bunları önümüzdeki aylar içinde anlayacağız.

BİLİM 15.05.2022 06:30
Pandemi gitmiş bitmiş olsa bilirdik
Abone Ol google-news

Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol

Pandeminin henüz başlamayan üçüncü yaz mevsiminin, ilk ikisinden oldukça farklı seyredeceğinden neredeyse eminim. Ama bu “pandemi” bittiği ya da bir başka evreye geçtiği için olmayacak. Pandemi ne zaman endemi olacak meselesini anlatmak için tekrar teknik ve dolayısıyla sıkıcı binlerce kelime kullanmaktan da imtina edeceğim. Basitçe, endemik olduğunda biliriz, anlarız henüz endemik olmadı diyeceğim. ABD yönetimine salgın ile ilişkili danışmanlık da veren bir uzman olan Andy Slavit salgının “endemik” olduğunu nasıl anlayacağımız şöyle tarif ediyor: “Endemik herkesin emniyette olması, kimsenin ölmemesi demek değildir, ancak salgının öngörülebilir bir davranış kalıbında olmasıdır” diyor ve sürdürüyor “yani artık sürprizlerle karşılaşmayacağız anlamına gelir.”

Bu tarif salgın biliminin teknik tanımından biraz uzak olsa da salgının yakın zamanlı geleceğine dair kafa karışıklığını giderecek ve en iyi şekilde sadeleştirilmiş anlatımdır diye düşünüyor ve katılıyorum. Zaten bu denli yayılmış ve öldürmüş bir salgın sürecinde bazı ülkeler teknik anlamıyla “endemik” düzeye geçse bile, uluslararası hareketlilik düzeyi ve epidemik yangının sürdüğü coğrafyalar nedeniyle pandeminin yakın gelecekte “endemik” olabilmesi pek mümkün görünmüyor.

ÖNGÖRÜLEBİLİR DAVRANIŞ KALIBI

Öngörülebilir davranış kalıbı yani salgın seyrinin ritminin anlaşılması, ufkumuzun iyice puslandığı bu zamanda en çok gereksinim duyacağımız şey. Salgın gitti, bitti diye kafa karıştırmak yerine, mesela “her sonbaharda yüksek olasılıkla şöyle bir varyant ile bir salgın ihtimali daha olduğunu” bilsek ve izlesek.. Böylece de salgının bir pandemiye, pandeminin de toplumsal ve bireysel yaşamlarımızı alt üst eden ölümcül bir katastrofiye evrilme sürecinin en önemli nedeni olan “erken uyarı sistemleri”nin eksikliği giderilerek iş işten geçmeden alınacak önlemler devreye girebilse. Virüs şimdiye kadarki evrimsel hareketliliği ile pek çok “sürpriz” e yol açtı. Asıl sürpriz ise, evrimsel hareketliliğin şaşırtıcı düzeyi anlaşıldığı halde, her yeni varyantın “sürpriz” sayılmasına dair tahminler ötesi şaşkınlığımızdı. Salgının bundan sonraki seyri, virüsün hangi yönde evrileceği ile yakın ilişkili. Bu gelişmenin yönü ise doğal infeksiyon sonucu bıraktığı bağışıklık eksik ve kısa süreli olan virüse karşı ne kadar “aşılanmış” olduğumuz ve coğrafyalar arası hareketlilik ile yakından ilişkili.

Yeni yayımlanan ve yazanları arasında artık hepinizce tanındığını düşündüğüm Anthony Fauci ‘nin de olduğu bir makale, bu virüs için “ klasik kitle bağışıklığı” kavramının neden mümkün olamayacağını etraflıca tartışıyor. Zaten gelişmeleri izlemeye çalışanların rahatlıkla anımsayacağı üzere konuyu ele alırken “sürü bağışıklığı” nın olamayacağı çeşitli nedenlerden aşikâr olan bir senaryoda, sürü bağışıklığı olacakmış gibi kafaları karıştırmanın en büyük “pandemik günahlardan” olduğunu belirtmiştim. Çünkü bu kafa karışıklığı ölüm ya da ölümle sonlanabilecek bir bulaşma zincirinin başlatılması demekti. Pandeminin en bulaşıcı ve şimdilik son varyantı olan omikron ile yaşanılan ani, hızlı ve yaygın bulaşma ve ölümler yani bir epidemik yangın sonrasında ve Afrika hariç dünyada en az bir dozla yüzde 60’a ulaşan bir aşılanma ile vaka ve ölümler şimdilik azalma eğilimine geçmiş görünüyor.

KONTROL EDİLEBİLİR VARYANTLAR

Yeniden vaka artışlarının olduğu ve kısıtlı da olsa taramayı sürdüren coğrafyalarda ise artışlardan omikron türevlerinin sorumluğu olduğu saptanıyor. Omikron türevleri hızlı bulaşan ve daha çok aşısız veya aşı cevapsız grupları etkileyen varyantlar. Yani bu bir anlamda iyi haber çünkü omikron ve türevleri hastalığı nasıl kontrol edebileceğimizi bildiğimiz varyantlar. Aşı ile yayılım tam önlenemese de ciddi seyir ve ölüm önemli ölçüde önlenebiliyor. Ancak taramanın tümüyle kaldırıldığı bizim gibi ülkelerde ne olup bittiği de ne olacağı da tam bir meçhul.

Salgın henüz kontrol altına alınmamışken ve pandeminin sonlandığı ilan edilmeden yeni bir evreye geçmiş gibi yapabilmek cesareti bu verilere ve elbette yaz mevsiminin açık hava avantajına bağlı. Ancak pandemi yönetmekten sıkılmış ülkelerdeki esin perisi “çok sıkılmış” kişiler ve artık toplumsal yaşamların kesintiye uğramasının yaratacağı yönetsel sorunlar. Pandemiyi kısıtlı önlem ve taramalar ile neredeyse doğal seyrine bırakmış bizim gibi ülkelerde ise bu tür ilham perileri dahi dolaşamıyor. Biz haklı olarak, nasıl baş edebileceğimizi çok da bilmediğimiz bir pandemide ölmek ile kalmak arasında sıkışmaktan çok sıkıldık. Sıkılmamızı, ölmemiz ya da hastalanmamızdan daha çok ciddiye alan yönetimler ise yazının başlığındaki gibiyi “gitmiş, bitmiş olsa anlayacağımız” bir salgının bitişini algılatmak üzere salgınla ilişkili tüm taramaları ve önlemleri askıya alıyor.

Bu yazının yazıldığı tarihte, pandeminin başladığı Asya kıtasının çok alışık olduğu ama diğer kıtaların özellikle de hayatları daha şatafatlı olan üst gelir düzeyli ülkelerin alışmakta çok zorlandığı basit ve etkin bir önlem olan “maske” neredeyse tüm ülkelerde zorunlu olmaktan çıkarıldı. Tüm hayatlarımızı askıya aldıran pandemiyi bir milat gibi kabul edeceğimiz açık. Ancak başlangıcı, bu yüzyılı bir milat gibi öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayıran bu “pandemik zamanı” da aşı öncesi ve sonrası diye ayırmak gerekli. Etkili bir şekilde aşılanabildiğim yaz mevsiminin üzerinden bir mevsim geçtiğinde pandemiye rağmen askıdaki hayatım yeniden normale değmeye başladı. Uzun zamandır askıdaki özlemim olan uzun süren bir seyahati, öncesinde test olarak, aşı kartım ve yüksek koruyucu maskem ile gerçekleştirebildim.

HAREKETLİLİK ÇOK YÜKSEK

Dünya Sağlık Örgütü’nün düzeltilmiş ölüm hesaplamaları ile dünyada 100 bin kişi için hesaplanan ek ölüm oranları için altıncı sıradayız. Önlemleri kaldıran ülkeler arasında ise rapel doz ile aşılanma oranı yüzde 43 ile en düşük ülkelerden birisi Türkiye. Salgının bundan sonraki seyrinin de farklı ülkelerde farklı olacağı açık. Toplumsal ve uluslararası hareketlilik önlemsiz olarak en üst seviyede. İstanbul, tıpkı salgının başlayıp havayolu ile tüm dünyaya yayıldığı Vuhan gibi uluslararası hava trafiğinde önemli bir buluşma noktası.

Bizim ülkemiz dahil pek çok ülkede salgın izlem ve taraması tümüyle sonlandırıldı. Bu nedenlerle bundan sonra olacakları öngöremiyoruz. Ve bu nedenlerle aslında erken önlemler ile önleyebileceğimiz her gelişmeye yine “sürpriz “diyeceğiz. Sona ne kadar yakınız bunu bilmek mümkün değil ama zaman içinde periyodik salgınlar ve aşılama ile bağışıklık sistemlerimizdeki olgunlaşma, elde mevcut ve yenileri de gelişecek test, ilaç ve aşılar ile hastalık ve salgın kontrol altına alınacak. Artık, yeni normalimiz Covid-19 ile yaşamak yani yaşamlarımızı askıya almadan ama bu nedenle de ölmeden yaşamak. Ama Covid-19 ile yaşamaya alışmalıyız demek salgın yokmuş gibi yapalım demek değil. Artık bireysel önlemler yerine çerçevesi belirlenmiş organizasyonel bir sürece geçerek toplumsal yaşamlarımızı kesintiye uğratmadan, bireyi yormadan yaşamak demek.

YENİ BİR HARFE GEÇİLİR Mİ?

Yunan alfabesindeki yeni bir harfe geçecek miyiz, aşılar ne sıklıkta tekrarlanacak, yeni daha kapsamlı aşı gerekecek mi bunları önümüzdeki aylar içinde anlayacağız. Amerika Birleşik Devletleri yeni bir varyant olmayacağına, omikron varyantındaki değişimlerin süreceğine dayanan görece iyimser bir modelleme ile beklenilen bir sonbahar dalgasının nüfusun üçte birini yaklaşık yüz milyon kişiyi etkileyeceği varsayımıyla, hastane kapasitelerini taşırmamak üzere hazırlık yapıldığını belirtiyor. Ufkumuz puslu olsa da tüm bu gelişmeleri analiz edip hazırlanmamak sonucu karşılaşacaklarımıza yine sürpriz diyecek olmamız ise emin olun beni artık hiç şaşırtmayacak.

KAYNAKLAR
1.What COVID might look like in the U.S. once we reach the endemic phase https://www.npr.org/2022/05/05/1096738289/covid-omicron-cases-endemic
2.COVID-19 PANDEMİSİNDE GÜNCEL DURUM VE ÖNERİLER, Mayıs 2022 (HASUDER Bulaşıcı Hastalıklar Çalışma Grubu) https://hasuder.org.tr/wp-content/uploads/HASUDER-COVID_19-RAPOR-MAYIS-2022-1.pdf
3.David M. Morens, Gregory K. Folkers,Anthony S. Fauci.The Concept of Classical Herd Immunity May Not Apply to COVID-19. The Journal of Infectious Diseases.21 March 2022 https://doi.org/10.1093/infdis/jiac109
4.https://www.nytimes.com/2022/05/09/briefing/100-million-coronavirus-covid-us.html

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol