birgün

22° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 04.08.2020 10:13

Parti kuracağı iddiası güçleniyor: İnce kaynakları, iki gazeteye birden benzer bilgileri sızdırdı

Yeni parti kuracağına ilişkin iddiaları yalanlamayan Muharrem İnce hakkında, bugün iki gazetede birden benzer kulis bilgileri yer aldı. İnce kaynakları, partinin yeni yıla girmeden, yeni yüzlerle kurulacağını söyledi.

Parti kuracağı iddiası güçleniyor: İnce kaynakları, iki gazeteye birden benzer bilgileri sızdırdı

CHP’den ayrılarak yeni bir parti kuracağı iddia edilen Muharrem İnce hakkında bugün iki yazar birden edindiği kulisleri aktardı. Her iki yazar da benzer bilgileri aktarırken bunları ‘İnce’ye yakın kaynaklar’dan edindiklerini söyledi.

Sözcü gazetesi Saygı Öztürk, Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılacağını söylediğini, “Parti kuracak mısınız?” sorusuna, “Evet, yeni yüzlerle parti kuracağım” diye yanıt verdiğini belirtti.

Hürriyet gazetesi yazar Abdülkadir Selvi de, İnce’nin yeni partiyi hiç siyaset yapmamış, alanında uzman olan isimlerle kuracağını yazdı.

Abdülkadir Selvi’nin yazısından bazı bölümler şöyle:

Muharrem İnce’nin yakın çevresine kuracağı partinin ilkelerini şöyle sıraladığı ifade ediliyor:

1- Yeni parti hiç siyaset yapmamış, alanında uzman olan yeni isimler tarafından kurulacak.

2- CHP’den ayrılan Muharrem İnce’nin ekibinin kurduğu parti görünümü verilmeyecek. Partide eski CHP’li sadece Muharrem İnce olacak.

3- Partinin bir ayağı Kandil’de, bir ayağı Ankara’da, bir ayağı Moskova’da, bir ayağı İran’da, bir ayağı Brüksel’de olmayacak. İki ayağı da Ankara’da olacak.

4- Yeni parti Türkiye’ye hitap edecek. Sağ-sol, Alevi-Sünni, başörtülü-başı açık gibi bir kaygısı olmayacak.

5- Cumhuriyetçileri bir çatı altında toplayacak bir parti olacak.

(…)

Yeni parti kurmak için değerlendirmeler yapan Muharrem İnce’nin “CHP’yi bölüyor” eleştirilerine karşı “Parlamenter sistemde bir bölen olurdu. Ancak 50 artı 1’in arandığı başkanlık sisteminde bir bölen olmaz” dediği ifade ediliyor. İnce’nin kurmaylarına “CHP’yi Kılıçdaroğlu böldü. Bana selam verenleri tasfiye etti. Cumhuriyetçileri CHP’nin dışına itti” dediği ifade ediliyor.

Muharrem İnce’nin kuracağı partiye ilişkin olarak yakın çevresine “İttifak yapmayacağım. Birinci parti olacağız. Yeni sistemde birinci parti olmak zor değil. Yeter ki iyi bir çıkış yapalım. Türkiye’nin geneline hitap edelim” dediği söyleniyor.

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk ise, yazısında İnce’ye yakın bir kaynağa güçlükle ulaştığını belirtti. “Kendisine net sorular sordum, o da, ‘İnanın sizin merak ettiklerinizi biz de merak ettik ve kendisine sorduk’ dedi. İsminin açıklanmasını istemedi” diyen Saygı Öztürk, İnce’ye sorulan soruları ve bunların yanıtlarını şöyle aktardı:

CHP'den ayrılacak mısınız?

Evet ayrılacağım.

Parti kuracak mısınız?

Evet, yeni yüzlerle parti kuracağım.

Ne zamana kadar partiyi kurmayı planlıyorsunuz?

Yılbaşına kadar partimizi kurmuş olacağız.

Niçin parti kurma ihtiyacı duydunuz?

Türkiye'nin gidişatından memnun değilim. Cumhuriyet'in kazanımlarını yok ediyorlar. İktidardan da, muhalefetten de memnun değilim. Türkiye'ye yeni bir çıkış yolu lazım. Birinci parti olma iddiasıyla yola çıkıyoruz. ‘Dostlarla, ittifaklarla' değil, kendi partimizle birinci olmak, Türkiye'yi yönetmek istiyorum. Kılıçdaroğlu, ‘Dostlarla birlikte iktidara geleceğini' söylüyor. Kendi partisindeki dostlarını unutmuş olan Kılıçdaroğlu mu dostlarıyla iktidar olacakmış? Uzak dostlarına bakacağına, partideki dostlarına el atmalı. Bu haliyle CHP umut olamıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yerel seçimlerde önemli bir başarısı var. Bunu dikkate almıyor musunuz?

Son yerel seçimdeki başarı ne Kemal Kılıçdaroğlu'nun ne de CHP'nin başarısıdır. Bu başarı adayların ve Kürtlerin başarısıdır. Kürtler bize bu seçimi hediye etti. Ama Kürtlere bir teşekkür bile edemediler.

Nasıl bir kadroyla çıkacaksınız?

Siyasette yeni yüzlerle yola çıkacağız. Yepyeni, alanında uzman, daha önce siyaset yapmamış, memleket sevdalısı bir kadroyla yola çıkacağım.

Kılıçdaroğlu'na niçin kırgınsınız?

Beni üzen bazı söylentilerin ve bazı uygulamaların kaynağının CHP Genel Merkezi olduğunu biliyorum. Son kurultayda CHP'nin Yalova delegelerinin yanına oturtuldum. Bunun için rahatsız değilim ama niçin belediye başkanları delegelerinin yanında oturtulmadı. Belediye başkanları da kendi illerinin delegesinin yanında değil, başka yerde oturtulmuş. Oysa, CHP geleneğinde belediye başkanları il delegelerinin olduğu yerde otururdu. Ahmet İsvan da, Murat Karayalçın da, Nurettin Sözen de öyle oturmuştu. Partimizin Cumhurbaşkanı adayıyım, beni tuvaletin önüne atmışlar. Yine sesimi çıkarmadım. Böyle bir şey olabilir mi? Buna rağmen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na saygısızlık yapmadım ve konuşmasını da sonuna kadar dinledim. Genel başkan salondan çıkınca ben de çıktım.

Kırgınlıklarınızda iftiralara uğramak mı etkili oldu?

Evet, hakkımdaki iftiraların ardı arkası kesilmiyor. Hakkımdaki dedikoduların kaynağı da genel merkez. Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapıldığı günün gecesi ‘Kaçırıldı', ‘Sarhoştu' aklınıza ne geliyorsa yaydılar. Hele birisi var ki onu Kemal Bey'le ben biliyorum. Ama o kişiyi milletvekili adayı göstermedi. Yani, beni sürekli olarak partimden soğuttular.

Niçin ortaya çıkmıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz?

Türkiye'nin kuracağımız partiye ihtiyacı olduğunu görüyorum. Ortaya çıkmış değilim, herhangi bir gazeteciye açıklama yapmış değilim. Çünkü, şu aşamada sokağı takip ediyorum, sosyal medyayı izliyorum. Korkunç bir ihtiyaç olduğunu ortaya çıkan görüşlerden de anlıyorum.

Yeni bir parti kurmanız, CHP'ye zarar vermez mi?

CHP'yi bölmek, parçalamak parlamenter sistemde olur. 50 artı 1'de, bir bölen olmaz ki. Ne kadar çoklu yapı olursa, o kadar iyi olur ve seçime katılım da artar. Bölme, parçalanma söylemleri tam cahillerin işi. Ama parlamenter sistem olsa anlarım. İlla bölücü arıyorlarsa, birlikte hareket ettiğimiz için kapının önüne konulan milletvekillerimizi, olağanüstü kurultay için imza veren delegelerin yeniden seçilmemesini engelleyenler bölücüdür.

Açıklamayı ne zaman yaparsınız?

Açıklamayı kadroyu kurduktan sonra yapacağım. Partimizde alanında uzman isimler bulunacak ve onların varlığı da herkesi heyecanlandıracak.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız