birgün

12° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 19.07.2021 04:00
author

Patlayıcı hattı

Şubat 2020’de Suriye’ye açılan sınır kapısında patlayıcı yapımında kullanılan 19,5 ton nitrik asit yakalanmıştı. Geçmişe dönük incelemeler bu ölümcül ticaretin yıllardır devam ettiğini ve üzerinin örtüldüğünü gözler önüne serdi.

İlk defa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıkladı. 3 Mart 2020’de katıldığı televizyon programında Suriye sınırında 3,5 ton patlayıcı üretilebilecek malzeme yakalandığını belirterek şöyle dedi:

“Ucunu da öbür tarafta yakaladık. İşin içinde DEAŞ da var PKK da var. Suriye bir terör merkezi haline geldi.”

Ertesi gün bu olayla ilgili daha detaylı haberler servis edildi.

El yapımı patlayıcının üretilmesinde kullanılan nitrik asit, İstanbul Başakşehir İkitelli’deki bir depoda TIR’a yüklenmişti. Çamaşır suyu bidonlarının arkasına yerleştirilen 19,5 ton nitrik asit taşıyan TIR, Kocaeli’ndeki kontrolden geçmişti.

Kilis’ten Suriye’ye açılan Çobanbey Gümrük Kapısı’ndaki kontrolde ise ihracatı yasak bu madde yakalandı. TIR’ın şoförü ve nakliye firmasının sahipleri gözaltına alındı. Gaziantep’teki kimya firmasının iki Suriyeli çalışanı da yakalananlar arasındaydı.

İstihbarat çalışmaları sonucunda 19,5 ton nitrik asidin varış noktasının El Bab’daki bir depo olduğu belirlenmişti. Bu depoya yapılan baskında patlayıcı yapımında kullanılan büyük miktarda amonyum nitrat ile farklı kimyasallar ele geçirildi. Yani 19,5 ton nitrik asidin patlayıcı yapımında kullanılacağı kesinleşti.

Başarılı bir operasyon gibi görünüyor değil mi?

Biz çok tehlikeli sevkıyata biraz daha yakından bakalım ve sonrasındaki iddiaları inceleyelim. Komşudaki yangına Türkiye’den nasıl kor taşındığını daha net göreceğiz.

Öncelikle nitrik asit tamamen yasaklı bir kimyasal değil. Farklı alanlarda kullanılıyor. Suriye’ye ihracatı patlayıcı yapımında kullanıldığı için 2017 yılında yasaklanmıştı.

TIR, İstanbul İkitelli’den hareket etmeden önce ihracat beyannamesi düzenlenmişti. Merkezi Gaziantep’te olan Jad Taş Kimya Şirketi, Suriye’ye ihracatı yapıyordu. Beyannamede ihraç maddesi olarak ‘Javel Suyu’ yani temizlik maddesi olarak gösterilmişti. Suriye’deki alıcı bir şirket değil, isimdi: Halep’teki Abdülbari Khatib. Beyannameye göre; DRY Gümrük Müşavirliği’nden Emre A. işlemlerini yapıyordu.

Şirket TIR’ın işlemlerini Gebze Gümrük Müdürlüğü’nde yaptırmış ve sadece evrak kontrolü yapılacak Sarı Hat yerine doğrudan Kırmızı Hat’ta işlem talep etmişti. Yani kimyasalın tahlilleri Gebze’de yapılacak ve sınır kapısından hızlıca geçebilecekti. Ancak TIR Çobanbey Sınır Kapısı’na geldiğinde gümrük memuru, güvenlik mührünü açıp cihazla kimyasalı kontrol etti. Ön sıraya konulan Javel Suyu’nun arkasındaki büyük bidonlar nitrik asit ile doluydu.

Bu sırada aynı şirketin yani Jad Taş Kimya Şirketi’nin iki ihracat beyannamesi daha gümrüğe teslim edilmişti. Bu kez mal ‘Amonyağın sıvı çözeltileri’ diye beyan edilmişti. Bunların alıcısı da aynıydı: Suriye Halep’teki Abdülbari Khatib.

Nitrik asit yakalanan TIR için şirket 12 Şubat 2020 tarihli beyanname düzenlemişken bu iki TIR’ın beyannameleri 13 Şubat ve 14 Şubat 2020 tarihliydi. Çobanbey’de ilk TIR yakalanınca iki beyannameyi şirket iptal etmek için Gebze Gümrük Müdürlüğü’ne başvurdu. Gerekçe ‘siparişin iptal edilmesi’ydi. Çobanbey’den Gebze’ye nitrik asidin yakalandığına dair bilgi geç ulaştı ve beyannamelerin iptali onaylandı. Oysa bu TIR’lar da yakalanabilirdi. Polis soruşturması genişletilebilirdi. Bu iptallerden sonra şirketin Suriye’ye hiç kimyasal ihracatı yapmaması da dikkat çekmişti.

2018’DEKİ ÖLÜMCÜL KAÇAKÇILIK

İddiaya göre;

Çobanbey Sınır Kapısı’ndaki yakalamadan sonra geçmiş vakalar incelendiğinde ölümcül kaçakçılığın vahim tablosu ortaya çıktı.

2018 yılının Eylül ayında Kuzenler Kimya Şirketi’nin bir TIR’ı Kocaeli Gebze Gümrük Müdürlüğü’ndeydi. Kimyasal maddenin ‘boya sökücü’ olduğu beyan edilmişti. Örnekler alınarak Kocaeli Laboratuvar Müdürlüğü’ne gönderildi. Ancak sonuçlar çıkmadan TIR’a Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan yurtdışına çıkış izni verildi ve Suriye’ye ulaştı. Bir ay sonra çıkan test sonuçları TIR’daki kimyasalın ‘hidrojen peroksit’ olduğunu ortaya koydu. Hidrojen peroksit de seyreltilmiş biçimleri satılabilen bir kimyasal, 2017’den itibaren patlayıcı yapımında kullanıldığı için Suriye’ye ihracatı yasaktı.

İddiaya göre; Doğu Marmara Gümrük ve Ticaret Müdürlüğü’nde ihracat beyannamesinde düzeltme yapılıp daha sonra iptal edilerek bu olayın üzeri kapatıldı. Firma, gümrük müşaviri ve TIR’daki mallar konusunda işlem yapılmadı. Kuzenler Kimya Şirketi hemen isim değiştirdi. Bu olaydan sonra Çobanbey ve Cilvegözü sınır kapılarından benzer ihracatlar devam etti.

2018’de Kuzenler Kimya Şirketi’nin ortaklarına ait Mavi Plastik Kimya, 13 ihracat işlemi yapmıştı, 2019’da AYT Kimya 31 ihracat işlemi için beyanname vermişti. Hepsinde mal ‘Javel Suyu’ ya da ‘Amonyağın sıvı çözeltileri’ olarak gösteriliyordu. Onlarca ton kimyasalın alıcıları yine şirket değil Suriye’deki farklı isimlerdi. 2018’den 2020’ye kadar bu malların tamamının gümrük işlemlerini DRY Gümrük Müşavirliği’nden Emre A. yapmıştı.

Özetle;

2018’deki ‘hidojen peroksit’ sevkıyatının üzerinin kapatılması, yasak olan kimyasalların Suriye’ye götürülmesinin yolunu da açmış ve bu ölümcül ticaret 2020’ye kadar devam etmişti. Bu kimyasallar acaba kaç patlayıcıda kullanıldı, kaç insanı öldürdü. Üstelik tüm bunlar Suriye sınırında patlayıcılarla katliamlar yapılmış bir ülkede yaşandı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol