Patron korksun, ayaktayız!
Borçla kuşatılan, hakları gasp edilen işçi sınıfı yıl boyunca meydanlardan fabrikalara direnişi büyüttü. Kadın işçilerin öncülüğü, iktidar eliyle yaşamdan koparılan çocuklar ve sendikal baskılar emek mücadelesinde öne çıktı. Direniş yeni yıla devrediyor.

Hazırlayan: Melisa AY
Geçen yıl işçi sınıfı için daha çok borcun, daha fazla direnişin ve en çok da meydanların yılı oldu. Sayıları yüz binleri bulan emekçiler, hakları için taleplerini fabrikalarda, atölyelerde, AVM’lerde, bürolarda ve meydanlarda haykırdı. Direniş ateşi yurdu sararken talepler ortaktı: İnsanca yaşayacak ücret ve çalışma koşulları. Tüm bunları sağlayacak olan, emek düşmanlığına son verilmesi ve anayasal sendika hakkının önündeki engellerin kaldırılması. 17,5 milyona yakın işçinin yalnızca yüzde 14’ü sendikalı olabilirken patronlar da iktidar da en çok sendikalı işçilerden korktu.
2025, İSİG Meclisi tarafından "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı" ilan edilmesine rağmen başta iktidar eliyle MESEM’lerde yasallaştırılan olmak üzere çocuk işçiliği, ekonomik krizle daha fazla çocuğun güvencesiz çalıştırılmasına yol açtı. 2025’te en kanlı toplu ölümler görülmemesine rağmen onlarca çocuk iş cinayetlerinde yaşamdan koparıldı. Kasımda Kocaeli Dilovası’nda 3’ü kız çocuğu, 3’ü yetişkin kadın ve 1’i erkek 7 işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirmesi, çocuk işçiliğin de kadın emeği sömürüsünün de sonuçlarını gözler önüne serdi.
2025’te en çok, Polonez’den Smart Solar’a, Şık Makas’tan Temel Conta’ya kadın işçilerin direnişleri öne çıktı. Kadınlar evde görünmeyen, işyerinde değersizleştirilen emekleri için en ön safta mücadele etti. Kayıtdışı çalışmaya itilen, asgari yaşama mahkûm edilen kadınlar, adeta "20’nci yüzyılda bir anda ortaya çıkmış" gibi davranılan emekleri için dünyayı yerinden oynatmaya kararlı olduklarını gösterdi.
Başta MESS dayatmalarına karşı metal işçilerinin direnişi olmak üzere yeni yıla devreden onlarca hareket, 2026’nın giden yıldan daha direngen ve daha sıcak olacağını şimdiden gösteriyor.
∗∗∗
BİLİNEN ZAMANIN EN KÖTÜSÜ
İSİG Meclisi’nin gönüllü olarak iş cinayeti verileri tutmaya başladığı 2011’den bu yana en ölümlü yıl 2025 oldu. En çok çocuk işçi de 2025’te yaşamdan koparıldı.
1 yılda iş cinayetlerinde en az;
• 92 çocuk çalışırken yaşamdan koparıldı
• 2015 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
• 2 dönemde MESEM’lerde çalıştırılan 17 çocuk yaşamını yitirdi.
∗∗∗
2025’İN EMEK TAKVİMİ
• Ocak: Polonez’den metal fabrikalarına işçiler yeni yılı direnişle karşıladı.
• Şubat: Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi direnişin ateşiyle ısındı. 36 fabrikadan yüzlerce işçi BİRTEK-SEN’in örgütleyiciliğinde bir araya gelirken iktidar-sermaye işbirliği kentte teyakkuza geçti. Ankara Nallıhan’da Çayırhan Termik Santralı’nda çalışan işçiler, madenin özelleştirilmesine karşı kendilerini yeraltına kapattı.
• Mart: 7 Mart’ta DİSK’li kadınlar iş bırakarak yaşamı durdurdu. Emekçiler, adil ve demokratik ülke talepleriyle 19 Mart’tan itibaren meydanları doldurdu.
• Nisan: Petrol-İş’te örgütlü başta Tüpraş işçileri, üretimden gelen güçlerini kullanarak fabrikaları durdurdu. Tüm yurdu vuran zirai don yüzünden neredeyse her çeşit üretici ürününü kaybetti. Çiftçiler sigorta ödemelerinde ayrımcılık ve eksikler nedeniyle mağdur edildi.
• Mayıs: Amerikan sermayeli TPI Kompozit’te direniş başladı. İzmir’de Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinde çalışan binlerce işçi kentte yaşamı durma noktasına getiren grevlerine başladı.
• Haziran: KRT TV’de çalışan basın emekçileri, ödenmeyen maaşları için direniş başlatarak kazanım elde etti.
• Temmuz: Kamu emekçisi ve emeklilerine 6 aylık enflasyon farkı kadar, sefalet düzeyinde zam yapıldı. Eti Maden İşletmeleri’ne bağlı dört farklı işyerinden maden işçilerinin grevleri AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararla yasaklandı.
• Ağustos: 2025-2026 Dönemi Kamu Çerçeve Protokolü, 600 bin kamu emekçisinin hiçbir talebini karşılamadan imzalandı. Kamuda memur statüsünde çalışan emekçiler de 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile dayatılan düşük zamlar nedeniyle tüm yurtta eylem yaptı.
• Eylül: OMSA Metal’den Suwen İç Giyim’e, SAG Hidrolik’ten Toros Tarım’a her işkolundan sayıları binleri bulan işçi hakları için fabrikalarda, grev çadırlarında ses yükseltti.
• Ekim: Tokat’ta aylarca maaşları ödenmeyen ve BİRTEK-SEN’de örgütlenerek haklarını isteyen yüzlerce işçi işten çıkarıldı, kentte direniş başladı.
• Kasım: Kocaeli Dilovası Ravive Kozmetik’te 3’ü çocuk 6 kadın ve 1 erkek işçi, iş cinayetinde yaşamdan koparıldı. OYAK Erdemir’in alt taşeronu Ermaden, Divriği Demir üretim çalışmalarını durdurma kararı aldı. Alt taşeron Çiftay’a çalışan yüzlerce maden işçisi, işsiz bırakılmalarına karşı hakları için nöbet başlattı. Limak’ın Barcelona’daki Camp Nou inşaatında çalışan yüzlerce işçi, kaçak ve güvencesiz koşullara karşı eylem başlattı.
• Aralık: Emekçilerin yer almadığı bütçeye karşı yurdun dört yanında eylem yapıldı. Tarihinde ilk kez açıklandığı an açlık sınırın altında kalan asgari ücret zammı tepki çekti. Metal işkolunda MESS’in düşük zam dayatmalarına karşı ses yükseldi. Metal işçisi üretimden gelen gücüyle patronları dayatmalara itiraz etmeye çağırıyor.


