Patron masadan kaçıyor
Tapeten Mensucat aylardır grevde. TEKSİF lehine çıkan yetki kararına karşın patron Eskiyapan sendikayı tanımıyor, işçiler üzerinde baskı ve tehdit sürüyor. Grevdeki Uygur, “Burada olanlara kelime yetmiyor” dedi.

BirGün / ANKARA
Ankara Sincan’da faaliyet gösteren Tapeten Mensucat’ta Eylül ayında başlayan grev yaklaşık üç aydır sürüyor. TEKSİF’in örgütlendiği işyerinde yetki itirazı davasının 14 Kasım’da sendika lehine sonuçlanmasına rağmen patron Ahmet Eskiyapan hâlâ işçilerle masaya oturmuyor.
Kadınların ağırlıklı olduğu fabrikada hijyen sorunları, zehirlenmeler, düşük ücret ve yoğun mesaiye karşı tepkiler büyürken içeride çalışan işçilere yönelik baskı, tehdit ve sendika karşıtlığı devam ediyor.
Fabrikada 10 yıla yakın çalışmış olan Nesrin Uygur, hem örgütlenme sürecini hem de iş kazası riskini şu sözlerle anlatıyor:
“Emin olabilirsiniz, çok eksik söylüyorum; burada olup bitenleri anlatmaya kelime yetmiyor.”
İşçilerin ifadesine göre grevin başlamasının ardından fabrikanın 5 bölümü kapatıldı. Hammadde girişinin azaltılması ve işçilerin sürülmesi, üretimi ve iş güvenliğini daha da kırılgan hale getiriyor.
Grev kararı öncesinde içerideki baskı nedeniyle sendikadan ayrıldığını, fakat kısa süre sonra yeniden greve katıldığını belirten Uygur, “Cuma greve katıldım, pazartesi kağıt gönderdiler, ’3 gün gerekçesiz işe gelmedin, tazminatsız fesih’ diye. Greve geldiğim için gitmediğim üç günü gerekçe gösterdiler” dedi. Fabrikada çok sayıda ağır iş kazası yaşandığı anlatan Uygur, “İki ustanın eli kesildi, bir arkadaşın dört parmağı birden koptu. Eşimin kuzeninin parmağı kesildi, yeğeninin parmağı Water’de kayıştan koptu. Bunlar öyle ‘dikiş atıldı geçti’ değil, organ kayıpları. Benim de ellerimde, kollarımda bir sürü iz var; onar günlük raporlarla geri döndüğüm oldu. Bir de ‘Kasıtlı kesmişsin’ muamelesi yapıyorlar” diyor. Özellikle elyafın işlendiği yerde, yoğun solvent ve yapıştırıcıya rağmen temel koruyucu ekipmanların dahi olmadığı anlatan Uygur, Hepatit B hastası olduğunu, buna rağmen bu bölüme verildiğini söylüyor: “İş güvenliğinden gelenler ‘Buranın ne kadar tehlikeli olduğunu biliyor musun?’ diye soruyor ama maske, gözlük, düzgün eldiven yok. Cebimden bulaşık eldiveni aldım; hazneyi temizlerken eldiven paramparça oluyor. Boya ve yapıştırıcı elime bulaşıyor, tiner olmadan çıkmıyor. Gün boyu defalarca ellerimi tinerle yıkadım. Patron da ‘Oranın eksiğini gidereceğime kapatırım daha iyi’ demiş, şu an üretim yok.”
HAKLAR ENGELLENEMEZ
SOL Parti Ankara İl Örgütü yöneticileri ve İşçi Meclisi üyeleri grevdeki işçilere dayanışma ziyaretinde bulundu. Açıklamada “İşçiler patronun sendikayı tanımasını, sürekli iş kazalarının yaşandığı fabrikada gerekli önlemlerin alınmasını ve insanca çalışma koşulları talep ediyor! Tapeten işçisinin yanındayız. Sendika haktır, engellenemez” denildi.


