birgün

17° AÇIK

Patronların düzeni çocukları öldürüyor

Dünya genelinde bu yıl sonuna kadar çocuk işçi sayısının 169 milyona çıkması bekleniyor. Türkiye’de çocuk işçi sayısı TÜİK’e göre 720 bin. AKP iktidarı boyunca ise iş cinayetleri arttı, en az 801 çocuk çalışırken öldü.

GÜNCEL 12.06.2022 07:13
Patronların düzeni çocukları öldürüyor
Abone Ol google-news

Haber Merkezi

Onlarca ülkede milyonlarca insan açlık çekiyor, gıda yetersizliğinden hastalanıyor, ölüyor. İnsanlar hayatta kalmak için çok ağır koşullar altında çalışmak zorunda kalıyor. Bu paylaşım adaletsizliğinden en çok da çocuklar etkileniyor. Eğitim alması, yeterli beslenmesi, oyun oynaması gereken milyonlarca çocuk ağır işlerde çalıştırılıyor. Tarım alanlarında, fabrikalarda hatta madenlerde kölelik koşullarında çalıştırılan milyonlarca çocuk bulunuyor. 12 Haziran 20 yıldır Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü olarak kabul ediliyor. Ancak çocuk işçiliğine karşı çözüm bulunmadığı ortada. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünyada en az 160 milyon çocuk işçi bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise bu sayı Türkiye’de 720 bin.

ILO ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) 2020 yılında yayımlanan son raporuna göre dünya genelinde işçi olarak çalıştırılan çocukların sayısı son yıllarda artarak 160 milyona yükseldi. Eğer çocuk işçiler bir ülke oluştursaydı dünyanın en kalabalık nüfuslu 9’uncu ülkesi olurdu.

Rapor, dünya genelinde neredeyse her 10 çocuktan birinin çocuk işçi olarak çalıştığını ortaya koyarken, az gelişmiş ülkelerde bu oran her 5 çocuktan birine kadar yükselebiliyor. Öte yandan salgın döneminde 9 milyon çocuk daha risk altına girdi. Bu risk nedeniyle çocuk işçi sayısının bu yılın sonuna kadar 169 milyona çıkacağı öngörülüyor.

ILO Genel Direktörü Guy Ryder, çocuk işçilikle mücadeleye yönelik yaptığı açıklamada, bu konuda bugüne dek olumlu adımların atıldığını ancak son gelişmelerin uyarı niteliğinde olduğunu belirtti. Ryder konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Artık çocuk işçiliğiyle mücadele noktasında bir dönüm noktasında bulunuyoruz. Son yıllarda bazı bölgelerde olumlu gelişim kaydedilse de özellikle 5 ile 11 yaş aralığındaki çocuk grubunda dünya çapında verilen mücadele durma noktasına geldi. Covid-19'un yoksulluğu ve eşitsizliği artırması ve kapanan okullar nedeniyle milyonlarca çocuğun daha risk altına girmesine yol açtı.’’

16,5 MİLYONU SANAYİDE

Rapora göre, çocuk işçilerin yüzde 70'ini oluşturan 112 milyonu tarımda, yüzde 20'sini oluşturan 31,4 milyonu hizmet sektöründe ve yüzde 10'unu oluşturan 16,5 milyonu ise endüstri sektöründe çalışıyor. Çocuk işçiliğinde kırsal kesimdeki oran yüzde 14 iken, şehir bölgelerinde bu oran yüzde 5 seviyesinde seyrediyor.

Yaşları 5 ila 11 olan çocuk işçilerin yüzde 28’i, yaşları 12 ila 14 olanların ise yüzde 35’i okula gitmiyor. Çocuk işçilerin yüzde 72'si ailesiyle çalışıyor. Aile ile çalışmanın güvenli olabileceği düşüncesinin aksine çocuklar aile ile çalışsalar da tehlikeli işlerde yer alabiliyorlar.

79 MİLYONU TEHLİKELİ İŞTE

Rapora göre, dünya genelinde yaşları 5 ila 17 olan 79 milyon çocuk tehlikeli işlerde çalışıyor. Çalışan çocuklar fiziksel ve psikolojik olarak zarar görme, eğitim hayatlarının kesintiye uğraması, temel haklarından mahrum kalma ve gelecek potansiyel fırsatları kaçırma gibi risklerle yüzleşiyor.

Sahra Altı Afrika bölgesinde 2012'de yüzde 21,4 olan oran 23,9'a yükseldi. Sahra Altı Afrika çocuk işçilerin en yoğun olduğu bölge olarak dikkati çekiyor.

AKP DÖNEMİNDE 801’İ ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ

Türkiye’de de çocuk işçiliği oldukça yaygın. Çocuklar pek çok farklı iş kolunda çalıştırılıyor. Yoksulluğun cenderesine atılan binlerce çocuk harçlığını çıkarmak, ailesine destek olmak için çalışmak zorunda.

Çocuk işçiliğinin çarpıcı örneklerinden biri Adana’da gerçekleşmişti. Anne ve babası işçi olan 13 yaşındaki Ahmet Yıldız okul harçlığını çıkarmak için bir plastik geri dönüşüm fabrikasında getir-götür işleri yapmak için işe girdi. Çok düşük ücretle burada çalışmaya başlayan Ahmet Yıldız patronu tarafından üretim aşamasında kullanıldı. Duran makinedeki arızanın giderilmesi için makineye sokulan Ahmet Yıldız makinenin çalışması sonucu yaşamını yitirdi. Ahmet yaşamını yitirdiğinde 2013 yılının Mart ayıydı. AKP iktidarı Ahmet’in ölümünden rahatsız olmadı. Öyle ki çocuklar çalışmaya ve ölmeye devam etti. Ahmet’in ölümünden sonra günümüze kadar en az 488 çocuk daha çalışırken yaşamını yitirdi.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında sadece 1 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybederken tablo giderek kötüleşti. AKP’nin iktidarda kaldığı her yıl onlarca çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. AKP iktidarı boyunca en az 801 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

TÜRKİYE’DE 720 BİN ÇOCUK İŞÇİ

Verilerine şüpheyle yaklaşılan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dahi 5-17 yaş arasında 720 bin çocuk işçi bulunduğunu belirtiyor. Bu sayının içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) meslek liselerinde çalıştırdığı çocuklar bulunmuyor. MEB’e bağlı meslek liselerinde binlerce öğrenci organize sanayi bölgeleri olmak üzere binlerce çocuk üretim aşamasında çalıştırılıyor.

Ayrıca araştırmanın 2019 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarında yapılması dikkat çekici. Çünkü mevsimlik tarım işçiliği bu dönemde daha az gerçekleşiyor. TÜİK araştırmasında tarımsal faaliyetler dışarıda tutulmuş durumda. Öte yandan göçmenlerin çocukları da bu veride yer almıyor. İşçi Sağlığı ve İş güvenliği (İSİG) Meclisi ise Türkiye’de en az 2 milyon çocuk işçinin olduğunu belirtiyor.

AKP’NİN İSTİKRARSIZLIK TABLOSU

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Araştırma Merkezi verilerine göre (DİSK-AR) 1999-2006 yılları arasında çocuk işçi sayısı 2 milyon 270 binden, 890 bin düzeyine düştü. Diğer yandan aynı dönemde Türkiye istihdamdaki çocuk işçiliği ile mücadelede ivmesini kaybetti. 1994-1999 yılları arasında istihdamdan çekilen çocuk işçi sayısı yıllık ortalamada 128 bin iken, 1999-2006 yılları arasında yıllık ortalama 74 bin olarak gerçekleşti. 2006-2012 yılları ise çocuk işçiliğinde azalma eğiliminin durduğu ve özellikle tarım kesimindeki artış ile birlikte çocuk işçi sayısının tekrar arttığı bir dönem oldu. 2012 yılında çocuk işçi sayısı 893 bine ulaştı.

1999 yılında çocuk işçi sayısı: 609 bin
2006 yılında çocuk işçi sayısı: 743 bin
2012 yılında çocuk işçi sayısı: 843 bin

ÇOCUK İŞÇİ CİNAYETLERİ GİDEREK ARTTI

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 2002 yılında çocuk işçiliğe dikkat çekmek için 12 Haziran’ı Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü olarak ilan etti. Ancak çocuk işçiliğin önünde 20 yıldır geçilemedi. Eğitimden kopan, ucuz emek olarak kullanılan çocuk sayısı arttı. Türkiye’de de çocuk işçiliği önlenmedi. Özellikle AKP döneminde çocuk iş cinayeti sayıları da arttı. AKP iktidarı boyunca yıllara göre çalışırken yaşamını yitiren çocukların sayısı şöyle:

ONLARCA SORUNLA BOĞUŞUYOR

TEDMEM 2021 raporuna göre 2020-2021 yılında 676 bin çocuk okul dışında kaldı. En çok okul terki 14-17 yaş aralığında oldu. Rapora göre bu yaş aralığındaki her 10 çocuktan biri, toplamda 457 binden fazla çocuk zorunlu eğitimde olması gerektiği halde okul sistemine kayıtlı değil.

Özel öğretim kurumlarının 3’te 1’i bir tarikatla bağlantılı. Tarikat okul ve yurtlarındaki öğrenci sayısı 210 bin civarında. Ceza mahkemelerine göre 2013-2020 arasında 143 bin 335 “Çocukların cinsel istismarı” suçu gerçekleşti.
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun verilerine göre 2020 yılında 129 bin 422 olan ailesinin yanında bakımı sağlanamayan çocuk sayısı 2021 yılında 141 bin 275’e yükseldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2020 yılında Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) programına aldığı çocuk sayısı ise 129 bin 422 oldu. Sosyopolitik Saha Araştırmaları Merkezi’nin 2020 Nisan ayında 28 kentte gerçekleştirdiği araştırmaya göre hanelerin yüzde 19,3’ünde çocuklar şiddete maruz kaldı. Bianet’in hazırladığı çeteleye göre ise 34 çocuk öldürüldü MEB’in son açıkladığı verilere göre eğitim çağında olan 1 milyon 124 bin Suriyeli çocuğun yüzde 35’i eğitim görmüyor. Okula gidemeyen Suriyeli çocuk sayısı 393 bin 547.

Eğitim Sen, çocuk işçiliğe neden olan yoksullaşmanın ortadan kaldırılması ve çocuk işçiliğinin yasaklanması için somut adımların atılmasını istedi. Türkiye’de çocuk işçi sorununun temel nedenlerinin başında 4+4+4 düzenlemesi geldiği belirtilen açıklamada, çocukları örgün eğitim dışına iten politikalar ve devletin patronlara yönelik çırak ve stajyer çalıştırmayı kolaylaştıran düzenlemelerin bu sorunu derinleştirdiği ifade edildi.

Çocuk işçiliğin her şeyden önce bir insan hakları ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, çocukların okuldan alıkonulmaması için ekonomik ve sosyal desteklerin sunulması, eğitim çağındaki çocukların çalıştırılmasının yasaklanması, orta ve uzun dönemde ise çocuk işçiliğinin tüm boyutları ile sona ermesi konusunda somut politikaların oluşturulması istendi.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol