Google Play Store
App Store

Mahkeme, Temel Conta patronunun grev kırıcılık yaptığına hükmetti. İşçiler, “Kazanacağız” dedi.

Kaynak: Emek Servisi
Patronun grev kırıcılığı tescillendi: Suç varsa neden ceza verilmedi?

Sendika düşmanı Temel Conta’da direnen emekçiler, mücadelelerinin 449’uncu gününde hukuki bir kazanım elde etti. İşçiler tarafından açılan grev kırıcılığı davasının 5’inci duruşmasında İzmir 4. İş Mahkemesi, işverenin grev kırıcılığı yaptığına hükmetti. Mahkeme kararında, davalı işverenin grev sürecinde grev kırıcılığı kapsamında değerlendirilen uygulamalarda bulunduğunu belirtildi. Ayrıca fazla mesaiye ilişkin taleplerin ise reddedildiği kaydedilirken diğer hususların gerekçeli kararda ayrıntılı olarak açıklanacağı ifade edildi.

Karar sonrası adliye önünde basın açıklaması yapan Temel Conta işyeri temsilcisi Sinem Kaya, “Sendika hakkımızı kullandığımız günden beri işveren bu hakları ayaklar altına aldı. Grevimizi kırdı, iş yerindeki arkadaşlarımızı bize karşı kışkırttı. Grev çadırımıza kamera taktı, bizi gözetledi. Dinlediğimiz müzikten attığımız slogana kadar her davranışımız şikâyet konusu yapıldı. Mahkeme kararıyla grev kırıcılığı belgelendi ancak mücadelemiz bitmedi” dedi.

Öte yandan BirGün’e yaptığı açıklamada, bir yıl geçmesine rağmen işveren hakkında ceza davası açılmadığına dikkat çeken Kaya, “449 gündür grev hakkımız patron tarafından gasp ediliyor, grev kırıcılığı yapılıyor. Sendikalı olarak çalışmayı, insan onuruna yakışır çalışma koşullarımız olmasını istedik” şeklinde konuştu.

“Burada sadece Temel Conta işçisinin mücadelesi yok, işçi sınıfının mücadelesi var” diyen Kaya, şu çağrıyla devam etti: “Grev kırıcılığı artık mahkeme kağıdıyla elimizde. Ancak mücadelemiz burada bitmiyor. Hâlâ işverene sendikal hakkımızı gasp ettiği için, Anayasa’ya aykırı davrandığı için bir ceza uygulanmadı. Madem suç işleniyor, bu suç niye bu kadar cezasız? Biz dinlediğimiz müzikten attığımız slogana kadar ifadeye çağrılırken niye asıl suçu işleyene hiçbir yaptırım yok? Mücadelemiz devam edecek ama bu sesin artık daha gür duyulması lazım. Biz direne direne kazanacağımıza inanıyoruz. Haklı olanın biz olduğunu biliyoruz. O yüzden daha yüksek sesle, daha yüksek sesle bağıracağız: Haklıyız, kazanacağız.”