Google Play Store
App Store
Pınar Selek 4'üncü kez 'beraat' etti, 'umarım süreç tekrarlamaz' dedi

ELÇİN YILDIRAL

Mısır Çarşısı patlamasıyla ilgili Sosyolog Pınar Selek'in yeniden yargılanmaya başladığı davanın üçüncü duruşmasında Pınar Selek için dördüncü kez beraat kararı verildi. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Mahkeme, “Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz” dedi.

'İFADELERDE SAVCI İMZASI YOKTU'
Savcının, bir önceki duruşmada ağırlaştırılmış müebbet istediği mütalaasını tekrar etmesinin ardından, Selek'in avukatları son savunmasını yaptı. Avukatlardan Akın Atalay ilk sözü alarak, 16 yıllık dava sürecini, bu süreçte yaşanan hukuksuzlukları anlatarak, savcılık ifadelerinde savcının imzasının olmadığını, ifadeler alındıktan iki buçuk yıl sonra mahkeme kararıyla imzalatıldığını hatırlattı.

Atalay, Abdülmecit Öztürk hakkında verilen beraat kararının da temyiz başvurusu olmaksızın Yargıtay'ın kendiliğinden inceleyerek bozmaya karar verdiğine vurgu yaptı. Atalay, "Bunu şu yüzden yaptı; ‘patlamayı birlikte gerçekleştirdik’ diyen kişiyi beraat ettirip Selek’i tek başına yargılayamazlardı. Kamu vicdanı bir kere yaralanmıştı. Ancak herkesin gördüğü somut bir ihlal, bir hukuk skandalı olmasına rağmen kimse sesini çıkaramıyor. Çünkü bunu Yargıtay 9. Ceza Dairesi yaratmış ve Yargıtay Genel Kurulu da görmezden gelmiş. Yüksek bir merciden yapıldığı için kimse bir şey yapmaya cesaret edemiyor, korkuyor. Ama hukukçu olmanın sorumluluğu hatayı kim yaparsa yapsın bunun düzeltilmesidir" dedi.

'HAYATINI KARARTTILAR'
Avukat Ayhan Erdoğan ise görüntülü bir sunumla, patlamaya ilişkin delilleri ve bu delillerin nasıl toplandığını anlatarak, usulsüzlüklere dikkat çekti. "Bomba olsaydı 50 cm çukur olurdu. Oysa cumhuriyet savcısının tespitine göre yerde çizik bile yok" diyen Erdoğan, üzerine bomba koyulduğu iddia edilen dolaba hiç zarar gelmediğinin olay yeri fotoğraflarında görüldüğünü söyledi.

Erdoğan, “Bu davayı Pınar Selek üzerinden hesaplaşmaya dönüştüren derin devletin, sürekli delil ürettiğine ve bir insanın hayatını kararttığına şahit olduk” dedi. 

AYDINLATILMAMIŞ İDDİALAR
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi beraate hükmettiği kararında şu ifadelere yer verdi: “Mısır Çarşısı'nda meydana gelen patlamanın bombadan mı yoksa gaz kaçağı veya tüp gaz patlamasından mı kaynaklandığının tam olarak tespitinin yapılamadığı, söz konusu patlamanın ne sebeple gerçekleştiğinin tespit edilememesi durumu karşısında, şüpheden uzak delil elde edilememiştir. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Bu sebeple, sanıklar Pınar Selek ve Abdülmecit Öztürk'ün üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yetecek ölçüde kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüphede sanık lehine yorumlanır ilkesinden hareketle, sanıkların ayrı ayrı beraatlerine oy birliğiyle karar verildi.”

Mahkeme, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 10 Mart 2009 tarihli bozma kararına direndiği için dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilecek.

***

'TÜRKİYE'DE HUKUK DEVLETİ OLDUĞUNU GÖSTERMİYOR'
Kararı değerlendiren Pınar Selek, "Bu karar, Türkiye'de hukuk devleti olduğunu göstermiyor. "Umarım savcı itiraz etmez ve 16 yıllık süreç tekrar devam etmez" dedi.

Bombalama 'eylemini' gerçekleştirmek suçundan yargılanan Selek 16 yılda üç kez beraat etmişti. Yargıtay'ın ise her seferinde 'görüş birliğine varamaması' sonucunda bozduğu dava sürecinde en son 5 Aralık'ta görülen davada savcı herhangi bir delile dayanmadan ve herhangi bir gerekçe de göstermeden Pınar Selek hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebini yinelemişti.